T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/760 Esas
KARAR NO : 2024/396
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili 20.05.2015 tarihinde; “Yemek saatleri ve kişi adedi İDARE tarafından verilmek kaydı ile tahsis edeceği bölümü kullanmak suretiyle yüklenici sezon süresince sabah kahvaltı, öğle yemeği ile otel temizliği, otel işletmesi ve çevre temizlik hizmetleri verilmesi işine” yönelik 20.05.2015-31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak koşuluyla davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile davalı arasında, Sözleşme süre bitiminde 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olmak koşuluyla ikinci bir Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşemeye göre, %8 KDV dahil 20 TL komisyon bedeli uygulanırken, davalı tarafça “Halen işletmekte olduğunuz Vilayetler Hizmet Birliği Ayvalık Eğitim ve Dinlenme Tesisleri için 2017 yılı yaz sezonu boyunca kampa katılacak olan iştirakçilerinden alacağı kişi başı bedel daha önceden yapılmış olan sözleşmenin 4. Maddesi gereğince 20,00TL+KDV olduğu şeklinde yazı müvekkiline tebliğ edildiğini, söz konusu yazının tebliği üzerine müvekkili, sözleşme gereği bugüne kadar %8 KDV dahil 20,00TL komisyon bedeli uygulanırken, 31.05.2017 tarihinde kesilen faturalarda komisyon bedelinin 20,00+kdv (%18) olarak uygulandığı görüldüğünü, bu uygulamanın hatalı olduğu davalıya bildirilerek davalı uygulamasına itiraz edildiğini, ancak davalı tarafça olumlu/olumsuz bir cevap verilmediği gibi hukuksuz ve haksız olarak hatalı faturalar kesilmeye devam edildiğini, faturalar sözleşmeye aykırı kesildiği için müvekkilinin zararının doğduğunu, ayrıca müvekkilince davalıya çekilen ... 67. Noterliğinden Keşide edilen 23.03.2018 tarih ve 4818 yevmiye numaralı ihtarnamede “idarenizce kesilen faturalarda konaklama bedeli +%18 KDV uygulanmaktadır. Konaklama bedeli yürürlükte olan sözleşmede KDV dahil 20,00 TL uygulanırken bu orana üç defa artış (20,00 TL üzerinden 1. Artış uygulanırken KDV bu oran dışında bırakılarak 2. Artış uygulanmış ve 3. Artış olarak KDV yasal sınır dışında %18’e çıkarılmıştır) uygulanması sözleşmeye ve TTK ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, bu oran KDV genel Uygulama Tebliğine aykırılık teşkil ettiği” bildirildiğini, davalı, gecelemede yaklaşık olarak %7.15 artış yapılmış iken (Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ kapsamında 2016 yılında 70TL iken 2017 yılında 75 TL olarak belirlenmiştir.) 2016 da uygulanan geceleme yaklaşık 18.6+%8 KDV(KDV dahil 20TL) iken 2017 de 20+%18 KDV olarak uygulanması MK 2 ve 3 üncü maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, yapılan bu uygulama ekonomik olarak zor durumda bırakılma ve yıldırma amacı taşıdığını, 2015 yılında kişi başı fiyat 65TL iken 2016 yılında 70TL, 2017 yılında 75TL olarak artış yapılmış ancak aynı zamanda KDV oranı %8 den %18 e çıkarılmıştır. Ayrıca yapılan sözleşme gereği 2015, 2016 yılları içinde de geçerli olduğu bu yıllarda KDV oranı %8 olarak uygulandığını, aynı KDV Genel Uygulama tebliğine tabi olunduğu bilindiği bu dönem içerisinde her hangi bir güncelleme olmadığı ve sözleme şartları geçerli olduğu halde bu yıllarda neden %8 uygulandığını, davalı tarafın faturalarda KDV nin %8 uygulanmayacağı öngörülmüş olması halinde, müvekkilince KDV ve geceleme ücreti şeklinde artış yapılması ve müvekkilinin mağdur edilmesi hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, 2015 ve 2016 yılı idare tarafından müvekkile kesilen faturalar incelendiğinde “Konaklama ve Yemek Bedeli [%8 KDV oranı]” olarak düzenlenmiş olduğunun görüldüğünü, 2017 yılı idare tarafından müvekkile kesilen faturalar incelendiğinde, sözleşme içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamamasına rağmen, hukuka ve yasaya aykırı şekilde değişiklik yapılarak “tesis kullanım bedeli” olarak düzenlendiğinin görüldüğünü, müvekkili belirlenen dönemler dışında davalıya bildirilen ve 1 Nisan 2016 tarihli 9045 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yer aldığı ve davalıya bildirildiği üzere Şehit Cengiz Karaca Mah 1059 Cad 47/16 Öveçler/Çankaya/... adresinde ikamet ettiğini, ancak davalı tarafça 05.10.2017 tarihli ihtarname Tebligat Kanununa ve MK 2 ve 3 üncü maddelerine aykırı bir şekilde, müvekkilin belirli dönemlerde bulunduğunu, tebliğ gönderilen adreste bulunmadığı dönemlerde ise davalı tarafça görevlendirilen kişilerin (çalışanım olmayan) bulunduğu adrese tebliğ edildiğini, müvekkilce görevlendirilen görevli personel tarafından tesise giriş çıkış yapan kişilere hizmet bedeline yönelik fatura kesilirken; davalı idarece görevlendirilen kişilerce personellerine müdahale edilerek, konaklama bedeli hukuka aykırı şekilde sözleşmede ve teknik şartnamede belirlenen ücretlerin çok altında bedellerle fatura edildiğini, Konu Genel Müdüre şifai olarak aktarılmasına rağmen olumlu bir dönüş olmadığını, ayrıca 2017 yılı tarafımıza kesilen faturalar ile günlük oda hasılat listesi karşılaştırıldığında durumun anlaşılacağını, müvekkil personellerine sözleşmeye aykırı şekilde müdahale edilerek konaklamak isteyen kişilerden kimlik alınmasına karşı çıkıldığını, bu şekliyle işletmemiz konaklayan kişilerin kurumla ilgisinin olup olmadığını tespit edemediği gibi bu kişilerin yemek hizmeti verilmesi nedeniyle teknik şartnamede belirtilen hizmet sınırlarının aşılmasına ve idarece, işletmenin ağır bir külfet altında da bırakıldığını, imzalanan sözleşme sonrası Tesis, idari şartnamede belirtilen hususlara uygun olarak (tam ve eksiksiz) müvekkile teslim edilmediğini, bu durum ihalesi yapılan alt yapı, üç özel oda yemekhane, depo ve personel yemekhanesinin akan çatısı, su kuyusu trafo ihaleleri incelendiğinde açıkça görüleceğini, hal böyle olunca; davalının bilgisi dâhilinde, (Genel Müdür tarafından tesiste tutulan personel ve Genel Müdürün bizzat bilgisi dahilin de) Tesisin bu haliyle işletilmesinin mümkün olamaması nedeniyle, ağır bir külfet altına girilerek, tesis de zorunlu harcamalar yapılması zarureti doğduğunu, müvekkilinin aldığı malzemeler ile yaptığı harcamalar sözleşmenin 3 yıllık yapılması ve tesisin devamı niteliğinde olması nedeniyle bu süre içerisinde tekrar harcama yapılmasını gerektirmeyecek şekilde yapıldığını, bu husus müvekkilce 29.12.2017 tarihli dilekçe ile de davalıya bildirildiğini, ancak davalı tarafça müvekkile yazılı veya sözlü herhangi bir dönüş yapılmadığını, ayrı ayrı kiraya verilmesi hukuka ve kanunlara aykırı olduğunu, Tesiste müvekkil dışında 2015, 2016 yıllarında bir adet (cafeterya/çay ocağı işletmecisi), 2017 yılında iki adet (cafeterya/çay ocağı işletmecisi ve spor tesisi işletmecisi) bulunduğunu, İdareden ilgili tesislere ait bilgi ve belgeler talep edilmesi gerektiğini, ... 67.Noterliğinden Keşide edilen 30.03.2018 tarih ve 5278 yevmiye numaralı ihtarname ve ... 67.Noterliğinden Keşide edilen 09.04.2018 tarih ve 5767 yevmiye numaralı ihtarnamede de bahsedilmiş ve idare tarafından her hangi bir cevap verilmediğini, davalı İdare yetkilileri, kendi ve yakınlarından ücret almayarak görevi kötüye kullanarak başkalarına ve kendilerine çıkar sağladığını, özel odaları tamamen kapatarak, boş kalmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili ve aynı zamanda da kurumu zarara uğrattığını, yine davalı idare yetkililerince; bazı kişilerin özel odalarda konaklamasına müsaade edilerek, bu kişilerden yasal koşulları olmamasına rağmen hukuka aykırı şekilde konaklama ücreti olarak herhangi bir bedel alınmadığını, bu husus 2015-2, 2016-3, 2017-3 sayılı Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ’ ine aykırılık teşkil ettiğini, 2017 yılı faturaları ve günlük oda hasılatları incelendiğinde görüleceğini, 2017-3 sayılı Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ’ inde “Görevi ve unvanı ne olursa olsun hiçbir kişi ve personel, tesislerden ve bu Tebliğde belirtilen hizmetlerden bedelini ödemeden yararlandırılamaz” hükmünde açıkça belirtildiği üzere tesis de konaklayan kişilerin görevi ve unvanına bakılmaksızın belirlenen ücretler çerçevesinde bedel ödenmesi gerektiği açıkça belirtildiğini, Vilayetler Tur ve Tic A.Ş yetkililerince konaklama ücreti alınmayan özel odalara yönelik müvekkile 20,00TL+%18 fatura kesilerek bu odalardan komisyon ücreti alındığını, söz konusu uygulama ile müvekkili kazanç kaybına uğradığı gibi haksız kazanç elde etmeye matuf olacak faturalar göndererek bedellerini müvekkilden talep etmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığını, bu husus MK 2. m “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” Hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle Sözleşme konusu tesise ilişkin müvekkilce yapılan ve ekte detaylarını sunduğumuz harcamaların tespitine ve yasal faizi ile birlikte şimdilik 100-TL'sinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, müvekkilinin, davalı idare tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ortaya çıkan müspet ve menfi zararının yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, sözleşmeye aykırılık nedeniyle şimdilik 100-TL nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini, tüm alacaklara sözleşmenin feshi tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davain daha önce ... 7.Ticaret Mahkemesinin 2018/406 E. Numarası ile görüldüğünü ve mahkeme davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verdiğini, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/80 E.numarası ile görüldüğünü ve mahkeme davanın reddine karar verdiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, davacının dilekçesine konu ettiği sözleşme bir kira sözleşmesi olduğundan huzurdaki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirken Ticaret Mahkemesinde açılması nedeniyle davanın esasa girilmeksizin görevsizlik nedeniyle usulden reddini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davacı 20/05/2015 tarihinde ' sabah kahvaltı , öğle yemeği, otel temizliği ve otel işletmesi ve çevre temizlik hizmeti verilmesine ilişkin 20/05/2015- 31/12/2015 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı ile hizmet sözleşmesi imzalandığını, yine sözleşme süresi bitiminde 31/12/2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere ikinci bir hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı tarafça sözleşmeye aykırı faturalar kesildiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini belirterek sözleşme konu tesise ilişkin yapılan harcamaların tespitini, tahsilini, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğradığı müspet ve menfi zararlarının tahsilini, sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğradığı zararı talep etmektedir.
Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi için; dosyada bulunan yemek ve otel hizmet sözleşmesinin incelenmesinde; Davacı ve davalı arasında imzalandığı, kiracı olan ...'nın yemek hizmetlerini ve otel hizmetlerini üstlendiği, sözleşmenin 4 maddesinde, kahvaltı öğle akşam yemeğinden tahsil edilen paranın karşılıklı teyit edildikten sonra her dönem ay sonunda kiracının verdiği ve kiralayan tarafından kabul edilen fiyat 3 öğün yemek ve konaklama için kiralanın hesabına kiracı tarafından yatırılacağının belirtildiği, yine tesiste yapılacak organizasyonlar için %25 oranında kiracının kiralayana hak ediş ödeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki yemek ve otel hizmet sözleşmesi hükümleri değerlendirldiğinde; taraflar arasında hizmet alımına yönelik bir sözleşme olmadığı, söz konusu taşınmazın iktisadi bir faaliyetinin kiracı olan davacının kullanımına bırakıldığı, karşılığında da hasılat kirasının kiracı tarafından kiralayana ödenmesinin kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın BK 270 ve devamı maddelerinde düzenlenene hasılat kirası hükümlerinin uygulanması gerekmekle, 6100 sayılı HMK'nın 4-1-a maddesinde kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakma görevi sulh hukuk mahkemesine ait olduğundan aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Sulh Hukuk Mahkemesi Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*