T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/845 Esas - 2025/169
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/845 Esas
KARAR NO : 2025/169
DAVA : Alacak (Kambiyo senedinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARARN YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı ...'nın babası dava dışı ...'nın, boşanmadan ve şirket yetkilerini devretmeden önce yetkilisi olduğu dava dışı şirketler; ... .... ... ... ... ... tarafından imzalanan çeklerin müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin bahsi geçen şirketlerden kambiyo senetlerine dayalı alacağının bulunduğunu, söz konusu şirketler grup şirketler olup hissedarları da aynı aileden olduğunu, ticari ilişkiden doğan borçların ödenmemesine binaen taraflarınca ilgili çeklere ilişkin icra takipleri başlatıldığını, ismi belirtilen dava dışı şirketlerin konkordato taleplerine ilişkin yargılamanın yapıldığı ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/382 E. sayılı dosyasına sunulan 21.09.2023 tarihli dilekçede davalı ...'nın, konkordato talep edenlere finansman sağlamak için şahsına ait bir gayrimenkul satacağı ve... .... ... A.Ş.'ye olan 18.000.000,00-TL'lik borcu kapatacağı beyanı yer almakta olup ...'nın işbu taahhütnamesinin sunulduğunu, bunun yanı sıra, dava dışı ismi anılan şirketlerin konkordato taleplerine ilişkin yargılamanın yapıldığı ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/86 E. Sayılı dosyasında davalıya ait konkordato ön projesinde mal varlığına ait bilgilere yer verildiğini, dosyaya sunulan konkordato ön projesi kapsamında davalıya ait işbu taşınmazların tahmini piyasa bedeli toplamda 7.900.000,00-TL olarak beyan edilmişse de, söz konusu tahmini piyasa bedelleri gerçeği yansıtmadığını, nitekim işbu taşınmazlar için kıymet takdiri yapıldığında taşınmazların değerinin beyan edilenden çok daha fazla olduğu ortaya çıkacağını, davalı ...'nın henüz mesleğinin başında olan bir diş hekimi olduğunu, taahhüt ettiği üzere kendisine ait bir taşınmazı satarak 18 milyonluk bir borcu kapatabilmesinin, mesleğinin icrasıyla elde edeceği gelirle mümkün olmayacağı objektif aklın gerekleri içerisinde kolayca anlaşılabileceği gibi hayatın doğal akışına da uygun düşmeyeceğini,bu durumun, müvekkilinin alacağından mahrum kalması kastıyla hareket edilerek dava dışı şirketlerin içlerinin boşaltıldığı ve bunun dava dışı ... ... ... 'nın davalı kızı üzerinden taşınmaz devri şeklinde gerçekleştirildiğini açık şekilde ortada olduğunu, davalı ve dava dışı şirketler, sınırlı sorumluluk ilkesini müvekkili şirketin menfaatine zarar verecek şekilde ve dürüstlük kuralına aykırı davranarak kötüye kullandıklarını, neredeyse aynı ay içerisinde üç defa konkordato talebinde bulunulmasının suiniyetli hareket edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, dava dışı ... ve ...'nın, muvazaalı şekilde boşandıklarını, konkordatoya başvuran davalı ... A.Ş., konkordatoya başvuran diğer dava dışı şirketlere taşınmazlarını muvazaalı ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde kiraladığını, bu nedenlerle müvekkili şirket yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına, müvekkilinin alacaklısı olduğu 7. İcra Müdürlüğü’nün 2023/17280 E., 2023/16327 E., 2023/15704 E., 2023/15691 E., 2023/15727 E., 2023/15953 E. sayılı dosyaları borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000-TL alacağın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Mühendislik .. San. Tic. A. Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle, tüzel kişilik perdesi genel olarak, şirketin sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten ortakların da sorumlu olması yahut ortakların sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten şirketin de sorumlu olması amacının olduğunu, burada, şirketin taraf olduğu hukuki ilişkinin kapsamına ortakları da dahil edildiğini, ortakların taraf olduğu hukuki ilişki kapsamına şirket de dahil edildiğini, diğer davalı ..., bahsi geçen şirketlerin ortağı ve yetkilisi olmadığını, müvekkili şirketin ve dava dışı şirketlerin tek yetkilisi Ümit Günay AKINCA olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması müessesi istisnai bir kurum olup şirket ve şirket ortağı arasında uygulanabilecek bir işlem olduğunu, bununla birlikte, davacı yan dava dilekçesinde, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektirecek ne tür bir muvazaalı veyahut dürüstlük kuralına aykırı işlem gerçekleştirildiğini açıklamamış, altı dolu olmayan iddialarla mesnetsiz bir dava ikame ettiğini, mahkemenizce 15/12/2023 tarihli tensip zaptında 12 nolu ara kararda, davacının diğer davalı ...'ya yönelik davanın hangi eylem ve sebebe bağlı açıldığını açıklaması istenmişse de davacı yan 22/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde bahsi geçen hususları somut gerekçelerle açıklayamadan genel geçer ifadelerle dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ettiğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında huzurda görülen yargılamaya gerekçe oluşturabilecek ne tür bir ilişki olduğu hala izaha muhtaç olduğunu, davacının, müvekkili şirketin sınırlı sorumluluk ilkesinin arkasına sığındığı iddiası mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket ve dava dışı şirketler ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/382 E. Sayılı dosyasından konkordato talebinde bulunmuşlardır. Konkordato projesi kapsamında tüm borçlarının ödeme gayretine giren müvekkili şirketin nasıl alacaklılardan mal kaçırma amacıyla hareket edebileceği izaha muhtaç bir konu olduğunu, bilindiği üzere konkordato ile borçluların malî durumlarının iyileşebilmesi amacıyla alacaklılarıyla ödeme zamanı veya şartları hususunda bir anlaşmaya varılabilmesi için bir süreç yaratılması, iflâsa tâbi borçlunun muhtemel iflâstan kurtulması amaçlandığını, öte yandan konkordato, alacaklıların da menfaatlerini koruma amacını taşıdığını, müvekkilinin borçlarını belli bir proje ve sistematik içerisinde ödemeyi arzuladığı konkordato sürecinin mal kaçırmaya elverişli bir süreç olmadığının açık olduğunu, zira konkordato içerisinde borçlunun malvarlığı üzerinde mutlak tasarruf yetkisi bulunmadığını, müvekkilinin konkordato sürecinde tüm malları üzerinde tedbir bulunduğunu, böyle bir durum içerisinde müvekkilin alacaklılarından mal kaçırabilmesi söz konusu dahi olamayacağını, müvekkilinin konkordato talebinde bulunmasındaki amaç, konkordato süreci içerisinde alacaklılarıyla ödeme zamanı veya şartları hususunda bir anlaşmaya varmak suretiyle mahkeme denetiminde ve konkordato komiserlerinin desteğiyle borçlarını ödemesini sağladığını, konkordato sürecinin alacaklının alacağını tahsilini imkansız kılması mümkün olmadığı gibi alacağın tahsilini kolaylaştırdığı izahtan vareste olduğunu, ancak önemle belirtmek isteriz ki; davacı yan, müvekkilinin konkordato davası sürecinde sürekli olarak konkordatonun reddini talep ettiğini, bu hususta mahkemeye dilekçeler sunarak müvekkilinin iyi niyetle ödeme gayretlerini boşa çıkarttığını, kaldı ki, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/382 E. Sayılı dosyasında, dava dışı ...'nın gayrimenkulleri satılarak, satışlarından elde edilecek gelirin borç ödeme kaynağı olarak kullanılacağı taahhüt edildiğini, bununla beraber dosyanız kapsamında diğer davalı ..., konkordato talep edenlere finansman sağlamak için şahsına ait gayrimenkulu satacağını ve borç ödeme kaynağı olarak kullanılacağını taahhüt ettiğini, neticeten davacının, müvekkili şirketten olan alacağının tahsili imkansız olmadığı gibi tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirecek işlemler somut olayda mevcut olmadığını, kaldı ki, müvekkili şirket hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/382 E. sayılı dosyasından konkordato talebinin reddine karar verildiğini, davacı da akabinde müvekkili şirkete karşı takip ve haciz işlemlerini yürüterek, birçok icra dosyası kapsamında satış aşamasına geldiğini, yani, davacının alacağına ulaşamaması gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu nedenlerle huzurda görülen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davada davacı Alacaklısı olduğunu iddia etmiş olduğu şirketler üzerinden müvekkili aleyhine tüzel kişilik perdesinin aralanması ve şirket borçlarından müvekkilin sorumlu olması talepli davası açmış ve bu davada bir kısım gerekçeler ileri sürdüğünü, bu gerekçelerin tamamı zorlama yoruma dayalı ve gerçek dışı iddialar olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, şöyle ki; öncelikle alacak miktarların İcra dosyaları ile belli olması nedeni ile kısmı talepli dava açılamayacağını, bu sebeple icra dosyalarında yazan miktar üzerinden harcın ikmal edilmesi için davacıya muhtıra çıkarılmasını ve verilen sürede harcın ikmal edilmemesi halinde davanın reddini talep ettiklerini, davacı taraf dilekçesinde diğer davalı ... A.Ş ile yapmış olduğu ticaret nedeni ile alacaklı olduğunu ve bu şirketteki varlıkların alacaklının zararına olacak şekilde azaltıldığını iddia ettiğini, fakat müvekkilinin hangi şirket mallarını ne şekilde alacaklının zararına olacak şekilde edindiğini belirtmediğini, müvekkili bu şirkete hiçbir zaman hissedar olmadığını, şirket üzerindeki mallar müvekkile geçmediğini, dava dilekçesindeki mallar ile şirket arasında herhangi bir ilişki olmadığını, bu gayrimenkulleri müvekkili kendisi aldığını, aksine ileri sürülen iddialar gerçek dışı olduğunu, bu sebeple tüzel kişilik perdesinin aralanması için gerekli olan şartlar bu davada oluşmadığını, davalı ... Şirketini hangi mallarının yada varlıklarının müvekkile geçirildiğini açıkça ortaya koymadığını, bu yönü ile davacı dilekçesini somutlaştırmak zorunda olduğunu, müvekkili ... Kızılay'da işyeri sahibi bir diş hekimi olduğunu, işe başladığı tarihten sonra Banka kredisi ile aldığı gayrimenkuller ile davalı ... Şirketinin bir alakası olmadığını, aksini davacının ispatlaması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davalı diğer şirket ile bir bağı olmadığını, bu sebeple asılsız iddialara dayanan davanın reddi karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 7. İcra Müdürlüğünün 2023/17280 Esas, 2023/16327 Esas, 2023/15704 Esas, 2023/15691 Esas, 2023/15727 Esas, 2023/15953 Esas sayılı takip dosyaları istenilerek incelenmiş ve suretleri dosyaya kazandırılmıştır.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/86 Esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/382 Esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
İlgili Tapu Müdürlüklerinden ... .... ... ... ... ... ... ya devrine ilişkin sözleşme suretleri ve tapu kayıtları istenilerek dosyaya kazandırılmıştır.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/86 esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Davacı ... ... .... ... ... ... ... ... E. sayılı dosyaları borcundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000-TL alacağın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile birden fazla icra dosyasından davalılarında müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti ile her bir icra dosyası kapsamında alacak hükmü kurulmasını talep etmektedir.
6100 sayılı HMK 119 maddesi gereği dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun yer alması gerekmektedir. Dosya kapsamında her bir icra dosyası için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, her icra dosyası için ayrı alacak miktarı belirlenerek hüküm kurulması gerekmekte olup, davacı davasını kısmen açmış olup, hangi icra dosyası için ne miktar talepte bulunduğunu açıklaması gerekmektedir. Davacıya hangi icra dosyasından ne miktar talepte bulunduğunu, talep sonucunu açıklaması için kesin süre verilmiş ise de davacının 20.000 TL alacağın ne kadarlık kısmının hangi dosya için istediği hususunda açıklama yapmamış olup, davasını ıslah edeceğini beyan etmesine rağmen ıslah dilekçesi de dosyaya sunulmamıştır. Talep sonucunun dava dilekçesinde açık olmadığı, verilen kesin süre içerisinde eksikliğinde tamamlanmadığı anlaşıldığından HMK 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.-6100 sayılı yasanın 119/2 maddesi gereği DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.366,20 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin alınan 341,55 TL mahsubu ile noksan olan 1.024,65 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar yararına hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
5.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davalıların yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.