T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/157
KARAR NO : 2024/362
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C....) ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ... ....
DAVALI : ... - (T.C....) ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 28/11/2014
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6945 takip sayılı dosyasında 250.000 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlattığını, davacının isminin senede "kefil" olarak ilave edilmek suretiyle müvekkiline borçlu sıfatının kazandırıldığını, dava konusu senedin teminat amaçlı verildiğini, alacaklının senedin teminat senedi olduğunu bildiğini, bu nedenle senedi ciro yoluyla devralırken kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, söz konusu senetten dolayı borcunun bulunmadığının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının işbu icra takibine ... 6. İcra Mahkemesi'nin 2014/270 Esas sayılı dosyasında itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, bu senedin davacı tarafından düzenlendiğini, teminat senedi olduğu yönündeki iddianın usulüne uygun delillerle ıspat edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen sözleşmedeki senedin bu senet olduğu iddia edilmiş ise de senet tutarı dışında herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını, sözleşmeye göre de imza anında bir senet verildiğinin yazılı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR: Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce 19/02/2020 Tarih, 2019/640 Esas- 2020/127 Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, anılan kararı davalı vekili temyiz etmiş, tesis edilen bu karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2023 Tarih, 2022/7462 Esas-2023/789 Karar sayılı karar ile avalist olan davacının, dava konusu senedin teminat olarak verildiği ve sözleşmenin hükümlerinin yerine getirilmemesi sebebiyle senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasının asıl borçluya ait şahsi def'i niteliğinde olduğu, bedelsizliğe yönelik bu def'iyi hamil olan davalıya karşı ileri süremeyeceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozmuştur.
Davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2023 Tarih, 2022/7462 Esas-2023/789 sayılı sayılı kararına uyulmuştur.
Kaldırma kararı sonrası bir araştırma ve inceleme yapmaya gerek duyulmamıştır.
GEREKÇE: Dava, takibe konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda davalı tarafından davacı ve diğer kişiler aleyhine icra takibine konulan bonoda davacının avalist konumunda olduğu, anılan senetin teminat senedi niteliğinde bulunduğunun ve bedelsiz kaldığının ileri sürüldüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davacı avalistin, davacı hamile karşı senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek işbu senetten ve takipten dolayı borçlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İddia, savunma, toplanan kanıtlar, önceki tesis edilen kararlar ile bozma ilamı içeriği ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacının, senette aval veren konumunda olduğu, aval veren kişinin teminat aldığı borç, şekil unsurları dışında başka bir nedenden dolayı batıl olsa bile, aval verenin taahhüdünün geçerli bulunduğu, bedelsizlik def'inin asıl borçluya ait kişisel def'i olduğu, davacı tarafından hamile karşı ileri sürülemeyeceği, bunun dışında davacının kendisi veya asıl borçlu tarafından borcun ödendiğini, ibra edildiğini veya istemin zamanaşımına uğradığını ileri sürüp kanıtlamadığı, davacının davasının subuta ermediği, her ne kadar yargılama sırasında İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmiş ise de teminat yatırılarak kararın infaz edilmediği, davacı lehine tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Tedbir infaz edilmediğinden İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 5.598,75 TL'den mahsubu ile arta kalan 5.171,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 51.176,11 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan 587,90 TL toplam temyiz yoluna başvuru harcı ile 311,30 TL posta gideri toplamı 899,20 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır