T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/161 Esas - 2025/162
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/161
KARAR NO : 2025/162
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca tarafımızca ... .... .... esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesap alacağına dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun, işbu icra takibine borçlu olmadığını iddia ederek itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, davalı tarafın işbu itirazları sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yurt çapında, kargo taşımacılığı yapan ve alanında haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalının da kargo taşımacılığı hizmeti aldığını ancak ödemediği hizmet bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin alacağı oluştuğunu, edimini ifa etmeyen davalının bilinçli olarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığı ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, alacağın likit olduğu iddia edilerek ikame edilen huzurdaki 'belirsiz alacak davası' hmk m.114/1-h gereğince usulden redde müstahak olduğunu, huzurdaki dava her ne kadar mukaddim olan usulden redde müstahak olsa dahi işbu haksız ve mesnetsiz davanın esastan da reddinin gerekeceği noktasında şüphe olmadığını, daha evvelce bahse konu ilamsız icra takibine taraflarınca ibraz edilen itirazda da belirtildiği üzere davalı müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu doğrultuda tarafımızdan bir şeyin olmadığına dair ispat beklemek gerek mantığa gerekse de usule göre kabil olmadığını, ispat yükünü düzenleyen HMK M.190 gereğince, davacının iddia ettiği üzere davalı müvekkilden 11.928,76 TL meblağındaki alacağının olduğu vakıasına bağlanan hukuki sonuçtan davacının menfaat elde edeceği tartışmasız olduğundan ispat külfeti de davacı üzerinde olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle HMK M.114/1-H gereğince usulden reddine, eğer bu kabil olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... .... ... Esas sayılı dosyası UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmiştir.
Tarafların bağlı olduğu vergi dairelerinden 2023 yılına ait BA-BS formları getirtilmiş, incelenmiştir.
Talimat Mahkemesi Kanalıyla Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mali Müşavir Bilirkişisinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı detfer ve kayıtlarının TTK ilgili hükümlerine göre uygun tutulduğu 2022-2023 döneminde e-defter mükellefi olduğu, zorunlu defter beratlarının yasal süresi içinde alındığı, Davacı ile davalı arasındaki tüm işlemlerin davacı tarafından cari ekstrede tutulduğu, defter kayıtlarının Gelir İdaresinin açıkladığı usul ve esasalar uygun olmadığı, işlemlerin yasal defterlere açık ve sarih olarak kaydedilmediği, davacının dosya kapsamında ve incelemede sunulan ekstresinde borcunun 11.872,26TL olduğu, 11.928,76TL olarak yasal takip başlatıldığı, alacak tutarının yasal defterler ile teyit edilemediği, Mahkemenin davacının 11.928,76 TL takip başlattığı cari hesap alacak tutarının 11.872,26TL olduğu, 11.872,26TL faizi ile talep edebileceği kabul edildiği takdirde 27/09/2023 ile 03/04/2024 tarihleri arasında hesaplanan ticari temerrüt faiz tutarının 1.840,28 TL olduğu, huzurdaki davanın neticesine göre dosyanın infazında icra müdürlüğünce güncel kapak hesabının yapılması gerektiği yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, Davacı Tarafından Davalıya Karşı Başlatılan İcra Takibine Davalı Tarafından İtiraz Edilmesi Üzerine Açılan İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının dava konusu faturalar ve Cari hesaba ilişkin takip konusu miktar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, alacağın muaccel olup olmadığı, faizin türü ve miktarının ne olduğu , alacağın likit olup olmadığı, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilip edilemeyeceği, hak düşürücü süre itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı tarafa defter ve kayıtlarını sunmak ve inceleme esas bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içinde sunulmaz veya incelemeye esas bulunduğu yer bildirilmez ise defter sunmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve dosya kapsamı ile hüküm kurulacağının 7251 sayılı yasa ile değişik HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca kesin süre de taraflardan birinin ticari defter ve kayıtlarının ibraz etmeyerek bu kayıt ve defterlerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirmemesi durumunda diğer tarafın ticari defter ve kayıtları içeriğinin kabul edilmiş sayılacağının ihtarının yapıldığı, davalı tarafın herhangi bir defter ibrazında bulunmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile HMK 222. Madde değiştirilmiş "Diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" cümlesi 3. Fıkraya eklenmiştir. Yasa koyucunun HMK 222. Madde de bahsedilen değişikliği yapmasındaki amacın defter ibrazından kaçınan tarafın aleyhine hüküm oluşturulabilmesi için artık defter ibraz edenin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olmasının yeterli sayılması olduğu, usulüne uygun tutulan defter sahibinin ayrıca teslim belgesi ile mal veya hizmeti verdiğini ispatlamasının gerekli olmadığı, defterlerin usulüne uygun tutulmasından kastın ise 213 sayılı vergi usul kanunu uyarınca uyarlanmış olan "Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği" ve 19/12/2012 tarih ve 28502 sayılı resmi gazetede yayımlanan "ticari defterlere ilişkin tebliğ" uygun olmasından ibaret olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalı tarafın ihtarlı tebliğe rağmen defter ve belge ibrazından kaçınmış olması nedeniyle mahkememizce davacının açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış usulüne uygun tutulmuş defterlerinde yapılan incelemede takip ve dava tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 11.872,26 TL alacaklı olduğu, davalının ödemeye ilişkin dosyaya delil sunmadığı görülmüştür.
Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 11.872,26 TL cari hesap ve dava dilekçesi ekinde sunduğu 56,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.928,76 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davanın kabulüne, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2023/22280 Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktar üzerinden %20'si olan 2.385,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın Kabulü ile;
... .... .... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
Alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen miktar üzerinden %20'si olan 2.385,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 814,85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile noksan olan 387,25 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 11.928,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.600,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplamı 855,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 4.164,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda Miktar İtibariyle Kesin olmak üzere 17/03/2025 tarihinde karar verildi.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.