T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/176
KARAR NO : 2024/241
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması
DAVA TARİHİ : 08/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan kooperatifin genel kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Kooperatifin ortağı bulunduğunu, 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmesinin hükümleri uyarınca müvekkili dahil 8 ortak tarafından davalı yönetimine olağanüstü genel kurula çağrı için başvuru yapıldığını, işlem yapılmadığını, TTK'nın 410/2 maddesinde de bu yönde düzenleme olduğunu ileri sürerek, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağrıya izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
KANITLAR : Davalı Kooperatif ana sözleşmesi örneği sunulmuştur.
Davacı dahil 8 ortağın 12/07/2023 tarihinde gündem maddeleri de belirleyerek davalı yönetimine genel kurul yapılmasına dair başvurularına dair dilekçe örneği ibraz edilmiştir.
Davalının... Ticaret Sicil Müdürlüğü ile... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden tüm kayıtları celbedilmiştir.
Davalının son olarak 30/04/2023 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığı yönetim ve denetim kurulu seçimi dahil bir takım kararlar aldığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava, yapı kooperatifini olağanüstü genel kurula çağrıya izin istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı Kooperatifin ortağı olduğu, son olarak 30/04/2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığı, davacı dahil 8 ortağın 12/07/2023 tarihinde noter kanalıyla davalı yönetimine başvurarak açıkladıkları gündem maddesiyle olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için başvurduğu ve bu davanın tek başına davacı tarafından açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Esasen, bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir.
Davacı taraf, aynı zamanda TTK'nın 410/2. maddesi hükmüne de dayanmıştır. Ancak, olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme ise hakime aittir. Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunundan kaynaklanmaktadır. Anılan Kanunun 99. maddesi uyarınca bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanabilecektir. 1163 sayılı Kanunun 44. maddesi ile Konut Yapı Kooperatifler Tip Anasözleşmesinin 27. maddesinde ortakların hangi koşullarda genel kurulu toplantıya çağıracakları hususu ayrıca ve açıkça düzenlenmiştir. Nitekim davalı Kooperatifin anasözleşmesinin 27. maddesinde de ortakların genel kurulu çağrısı hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla, 6102 sayılı TTK'nın 410/2. maddesinin somut olayda uygulanması yeri yoktur.
1163 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca 4 ortaktan az olmamak kaydıyla ortak sayısının en az onda birinin (1/10) isteği üzerine genel kurul toplantıya çağrılır. Yönetim kurulu bu isteği on gün içinde yerine getirmez ise, istek sahiplerinin başvurusu üzerine veya doğrudan doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan Bakanlığı tarafından genel kurula çağrılır. Çağrılmadığı takdirde, istek sahiplerinin mahkemeye başvurarak bizzat çağrıya izin alabilirler. Tip anasözleşmede de yönetim kurulundan sonra, sırasıyla denetim kuruluna, üst birliğe ve Bakanlığa başvurabileceği düzenlenmiştir Her ne kadar tip anasözleşme hükmü, ortağın başvurusuyla ilgili ek yükümlülük getirmekte ise de bu düzenleme, kanun belirlediği hakkın kullanılmasını daralttığından, kanuna aykırı kısımları dikkate alınmayacaktır.
Dava konusu olayda iddia, ticaret sicil kayıtları, genel kurul tutanakları, yönetim kuruluna başvuru dilekçesi ve tüm kanıtlardan, davacı dahil 8 ortağın salt yönetime başvurusunun olduğu, sonradan Bakanlığa başvuru aşamasının bulunmadığı ve esasen davanın da 8 ortak tarafından değil, salt davacı tarafından açıldığı, 1163 sayılı Kanun 44. maddesi ile ile anasözleşmenin 27. maddesinde hükme bağlanan genel kurulu olağanüstü toplantıya çağrı şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varılmış ve davacının davasının reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır