T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/343 Esas - 2024/414
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/343 Esas
KARAR NO : 2024/414
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle, müvekkili şirket ... Güvenlik Hizmetleri A.ş'nin ...Çağında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 09/12/2019 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili şirkete portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 11/01/2021 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 09/12/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi akdedildiğini, davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple ... ... Noterliği 18276 yevmiye numaralı 29/12/2021 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, davalının keşide edilen ihtarnameye rağmen ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu minvalde davalı hakkında işbu davanın açılması gerektiğin, dava konusu uyuşmazlığın, davalını ile müvekkili şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına ilişkin olarak düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranması nedeni ile davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili ile ilgili olduğunu, ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak tamamlandığını, davanın kabulüne, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranması sebebi ile işbu sözleşmenin 5. Maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00-TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle, müvekkilinin tacir veya kamu tüzel kişisi olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesi işçi-işveren ilişkisi kapsamında düzenlenmiş olduğunu, geçerli bir yetki sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin ... ilinde ikamet ettiğini, ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davacının herhangi bir alacağı olmamakla birlikte kabul anlamına gelmemek üzere alacağı olsa bile talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını, öncelikle haksız olarak açılan işbu davaya zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi müvekkilinin hiç bir zaman dava dışı Kale Güvenlik Sistemleri A.ş'de çalışmadığını, dava dilekçesinde davacının ve müvekkilinin çalıştığı iddia edilen dava dışı Kale Güvenlik Sistemleri A.Ş'nin aynı iş kolunda faaliyet yürüttüğünü belirttiğini, müvekkilinin iş akdinin sonlanmasından itibaren 2 yıl boyunca İstanbul ilinin coğrafi sınırları içerisinde çalışmadığını, müvekkilinin davacı şirketin sırlarını ve diğer bilgilerini kullanmadığını, davacının müşteri kaybına, zarara uğramasına yol açmadığını, davacı tarafından da ihtimal olarak belirtilmiş olup, davacının somut bir zararının bulunmadığını, müvekkilinin satış danışmanı olarak görev yaptığını, şirketin ticari sırlarını bilebilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığı kabul edilecek olsa bile sözleşmede yer alan cezai şartın geçersiz olduğunu, cezai şartın geçerli olabilmesi gereken şartları taşımadığını ve fahiş olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava; rekabet yasağının ihlali nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinden kaynaklanmakta olup iş akdinin sona ermesinden sonraki dönemi kapsamaktadır.
İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olup bu durum Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinde belirtilen "aksine durum" ibaresi kapsamında kalmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/3076 Esas 2021/9789 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir.
İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir.
Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır.
Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır." İş mahkemeleri, Ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olmakla, mevcut dosyada uyuşmazlığın kaynağının iş sözleşmesi olduğu, Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevli olduğu, mahkemenin görevinin kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği birlikte değerlendirildiğinde davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya İş Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.