T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/573 Esas - 2025/96
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/573
KARAR NO : 2025/96
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2025
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı genel müdürlüğün hizmet personeli alımı 2014 ve 2023 yılları arasında imzalanan sözleşmeler ile davalılar tarafından üstlenildiği, söz konusu yıllarda davalı şirketlerin işçisi olarak çalışan ... tarafından davacı genel müdürlüğe verilen dilekçe ile kıdem tazminatı ödenmesi talebinde bulunduğu, bu nedenle dava dışı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı miktarı olan 90.449,849 TL kıdem tazminatından yasal kesintiler yapıldıktan sonra 89.763,33 TL'sinin dava dışı işçiye 29.05.2023 tarihinde ödendiğini, 89.763,33 TL kıdem tazminatının bir kısmının dava dışı şirketler tarafından ödendiğini, bu miktarların huzurdaki davaya konu edilmediğini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, anlaşma sağlanamadığını, ödemelerden sonra kalan kıdem tazminatının 49.146,85 TL olduğunu, Davacı Genel Müdürlük tarafından dava dışı çalışana 6552 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda kıdem tazminatı ödenmiş olmasının davalı şirketlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, Yükleniciler ile davacı idare arasında imzalanan idari ve teknik şartnamelerin, işin yapılmasına ilişkin genel ve teknik hususları içerdiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeler ve şartnameler incelendiğinde, kıdem tazminatı ödemesinden firmaların sorumlu olduğunun görüleceği belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçi ...'a ödenen bakiye kıdem tazminatı miktarı 49.146,85 TL'nin ödeme tarihi olan 29.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Nakliyat Temizlik İnşaat Tarım Hayvancılık Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, davacı asıl işverenin kendi personeline ödediği işçilik alacaklarının tümünü davalılardan rücuen tahsilini talep ettiğinin görüldüğünü ancak bu talebin bu haliyle hukuka uygun olmadığını, davacının yaptığı ödemenin yasal anlamda yapması gereken bir borcu ifa etmesi olduğunu ve bunu rücuen kimseden talep edemeyeceğini, asıl işveren olan emir ve talimata yetkili olan davacı kurum tüm işçilik alacaklarından sorumlu olması gerektiğini, yukarıdaki itirazlarımızdan vazgeçmek anlamına gelmemekle birlikte davacının dava dilekçesinde belirtilen dava dışı kişinin müvekkili şirkete bağlı olarak çalışma süresi belirli olduğunu, resmi kayıtlarca da sabit olduğunu, davacı kurumun ancak müvekkili şirketin sorumlu olduğu süreye isabet eden tutarı talep edebileceğini ve ödediği miktarı tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde dayandığı "Hizmet Alımına Ait Sözleşmesi"nde işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi halinde ödenecek işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm içermediğini, müvekkili şirketin iş bu davada sorumluluğu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte alt işveren müvekkil şirketin kendi çalışma dönemiyle sınırlı olmak üzere kendi ücret seviyesine göre belirlenecek tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini, sonuç olarak, tarafların fesih konusunda irade açıklamaları veya fesih işlemi yerine geçecek işlemleri olmadığı sürece, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait iş yerinde ara vermeden çalışması halinde iş yeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesinin yerinde olacağını, bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıların usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden dava işçi ...'ın (TC: 35479103372) SGK hizmet dökümü ve işyeri unvan listesi getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişisinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle, Davalı şirketlerin ihale dönemlerine göre sorumluluk miktarlarının aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olabileceği,
¸
Ödeme tarihinin 29.05.2023 tarihi olduğu, dava dışı işçiye yapılan ödemenin 9.352,31 TL'sinden... ... ... ... ... ... Temizlik Hizmetleri İnşaat Tekstil Taşımacılık Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, dosyada, dava tarihinden önce davalı şirketlerin temerrüde düşürüldüğüne dair belge bulunmadığı yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; Davacı Tarafından Davalılardan Hizmet Alımı Şeklinde Gerçekleştirilen İşlerde Çalışan Dava Dışı ...'a Emekli Olması Sebebiyle 29/05/2023 Tarihinde Yapılan Toplam 89.763,33 TL Kıdem Tazminatı Ödemesinin Fazlaya İlişkin Haklar Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 49.146,85 TL sinin Davalılardan Tahsili İstemine İlişkin Rücu Davasıdır.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacı ile davalılar arasında hizmet alımını konu alan sözleşme ilişkisi olup olmadığı, her bir davalıda geçen çalışmanın ne kadar olduğu, davalıların yapılan ödemeden sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler her bir davalının sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet alıma sözleşmesine dayandığından bu sözleşme için zamanaşımı süresine ilişkin ayrık bir hüküm bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK 146. Maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı ödeme tarihinden itibaren dolmadığından zamanaşımı definin reddine, (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 20.02.2017 tarih 2016/8129 E ve 2017/479 K sayılı ilamı) karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalılar arasında akdedilen sözleşmelerde işverenin işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Yargıtayın güncel kararlarındaki ilkelere göre: rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, sözleşmede asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı durumlarda işverenin ödediği bedeli ve ferilerin tamamını işçiyi çalıştıran yüklenicilerden talep edebileceği (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 17.02.2020 Tarih, 2019/502 E., 2020/1033 Ki; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/502 E-2020/1033 K.; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15 09 2020 Tarih 2017/2497 Esas, 2020/ 2808 Sayılı Kararı), sözleşmelerin 10.,6. ve Teknik Şartnamenin 36.,2.12. Maddelerinde bunlardan yüklenicinin sorumlu olacağı düzenlenmiş olup bu halde kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olacağı olacağı kabul edilmiş bu kriterler esas alınarak hazırlanan hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalıların sorumlu olduğu miktar tespit edilmiş olup bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davanın tarafları tacir olduğu için davacı tarafından yapılan ödemelerin avans faizi uygulanarak davalılardan talep edilmesinin mümkün olduğu, hizmet alım sözleşmelerinde yer alan hükümler nedeni ile ödemenin davacı tarafından yapıldığı tarihte davalının davacı aleyhine zenginleştiği için davacının alacağını ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren faiz uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre
-Davanın KABULÜ ile;
Davalı ... .... .... San. Ltd. Şti'nin 516,22 TL'den sorumlu tutulmalarına)Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, Miktar İtibariyle Kesin olmak üzere 24/02/2025 tarihinde karar verildi.