T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/621 Esas - 2024/733
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/621
KARAR NO : 2024/733
DAVA : Hisse devrinin iptali- tazminat.
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan hisse devrinin iptali ve tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketi davalı gerçek kişi ve yine dava dışı başka bir gerçek kişi ile kurduklarını, davalı şirketin ana faaliyet konusunun yelkenli bir tekne satın alınarak kiralanması ve gelir elde edilmesine ilişkin olduğunu, şirketin bu kapsamda tekne satın aldığını, davalı gerçek kişinin aynı zamanda şirketin tek başına temsil ve ilzama yetkilisi bulunduğunu, kendisine şirketin zarar ettiği yönünde bilgiler verildiğini, bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine hisselerinin tamamını bu davalıya devir ettiğini, sonradan şirketin zarar etmediğinin, kiralanan teknenin gelir getirecek şekilde kullanıldığının, elde edilen gelirin davalı gerçek kişi hesabına aktarıldığının öğrendiğini, suç duyurusunda bulunduğunu, hisse devri konusunda müvekkilinin aldatıldığını, davalı gerçek kişinin, diğer davalının tek mal varlığı tekneyi satışa çıkardığını ileri sürerek, müvekkili ile davalı gerçek kişi arasında yapılan hisse devrinin iptaline, pay defterinin buna göre düzeltilmesine ve şirketin uğradığı zararların şirkete tazminine, bunun mümkün olmaması halinde müvekkilinin alacaklarının ve uğradığı zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, müvekkili şirketin iş bu davada pasif dava ehliyeti bulunmadığını, davalı .... .... .... yönünden de davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hisse devrinin bir buçuk yıl önce geçerli şekilde yapıldığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Davalı Şirketin ticaret sicil dosyası örneği getirtilmiştir.
Davalı şirketin vergi beyannameleri celbedilmiştir.
Arabulucuk anlaşamama tutanağı sunulmuştur.
Davacının 18/07/2023 tarihli ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları belirterek davalı gerçek kişiye keşide ettiği ihtarname ile anılan davalının 24/07/2023 tarihli cevabi ihtar örneği sunulmuştur.
Davacının 18/07/2023 tarihli suç duyurusu sonucu başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... ... ... soruşturma sayılı dosyası celbedilmiştir.
02/02/2023 tarihinde geçerli şekilde davacının, davalı şirketteki paylarını diğer davalı gerçek kişiye Yenimahalle Noterliği kanalıyla devir ettiği, devrin kabul edildiği ve davalı gerçek kişinin devir bedelini ödediği tespit edilmiştir.
GEREKÇE: Dava, limited şirket pay devir sözleşmesinin iptali, dolaylı zararın şirkete ödenmesi ile tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davalı şirketin, davacı, davalı gerçek kişi ve yine dava dışı gerçek kişi tarafından kurularak tüzel kişilik kazandığı, anılan şirketin faaliyet alanının tekne kiralama olduğu, davacının, davalı limited şirketteki paylarını geçerli şekilde 02/02/2023 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile davalı gerçek kişiye devrettiği, devrin kabul edildiği, şirket kayıtlarına geçtiği, davalı gerçek kişinin, diğer davalının temsil ve ilzama yetkilisi olduğu, davacının, daha sonra şirketin faaliyetleriyle ilgili olarak kendisinin yanıltıldığını ileri sürerek ve dava dilekçesindeki vakıaları açıklayarak davalıya devrin iptali ile şirket paylarını geri vermesi yönünde 18/07/2023 tarihinde ihtarname keşide ettiği, aynı gün suç duyurusunda da bulunduğu, davalı gerçek kişinin 24/07/2023 ihtarla cevap verdiği, savcılıkça takipsizlik kararı tesis edildiği ve davacının işbu davasını 09/09/2024 tarihinde ikame ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, limited şirket pay devrinin hata ve/veya hileye dayalı olarak iptali koşullarının olup olmadığı, davalı yöneticinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, gerek davacının gerekse şirketin tazminat talep etme koşullarının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
İddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı içeriğinden, limited şirket pay devri sözleşmesi davacı ile davalı gerçek kişi arasında akdedilmiş olup, davalı şirket de bu sözleşmeye taraf olmadığı gibi böyle bir davada mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığından, iptal davası bakımından davalı şirkete pasif husumet düşmeyeceğinden bu taleple ilgili olarak davacının davalı şirket hakkındaki davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı, davalı gerçek kişi ile olan limited şirket pay devir sözleşmesinin, kendisinin şirketin teknesinin kiraya verilmesi ve gelir getirmesi konularında aldatılması, başka bir ifadeyle hataya düşürülmesi nedeniyle iptalini talep etmiştir. TBK'nın 36. maddesi ve devamı hükümlerine dayanmıştır. Davacı, sözleşme ile bağlı olmadığını TBK'nın 39. maddesi uyarınca davalı gerçek kişiye süresinde bildirmiştir. Ancak, davalı şirketin kuruluş tarihi, davacının, şirketi temsil ve ilzama yetkilisi davalı gerçek kişi kadar şirkette pay sahibi bulunması, satın alınan teknenin kiralanmasıyla ilgili olarak kendisinin de faal şekilde işlemlere dahil olması, pay sahibinin her zaman şirketin işleyişi hakkında bilgi alma ile defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırma hakkının bulunması, davalı şirketin tek tekne dışında ticari faaliyetinin olmaması, ayrıca davacı ile davalı gerçek kişinin başka şirkette de ortaklıklarının bulunması, yoğun ticari ilişkilerinin olması, sunulan 03/01/2023 tarihli davalı gerçek kişi ile davacı arasında düzenlenen 'ortaklık sona erme ve hisse devir protokolü', sonrasında davacının serbest iradesiyle noter huzurunda yapılan payını devir etmesi, yaklaşık 5 ay sonra davacının ihtarname keşide edip suç duyurusunda bulunması, takipsizlik kararı, çekilen ihtar ve suç duyurusundan yaklaşık bir yılı aşkın süre sonra işbu davanın açılması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sözleşmede hata ve yanıltma iddiasının yerinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. O halde, davacının, davalı gerçek kişi hakkında açtığı limited şirket pay devrinin iptali ile tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Limited şirket pay devri ile paya bağlı hak, yetki ve sorumluluk, devir edene geçmiştir. Davacı, dava tarihi itibariyle davalı şirketin ortağı sıfatına sahip değildir. Şirketin doğrudan zararı, ortaklarının dolaylı zararı anlamındadır. Dolaylı zarar durumunda ortak, bu sıfatına bağlı olarak yöneticinin şirkete verdiği zararın tazmin edilerek şirkete verilmek üzere davasını açar. O halde, şirketin uğradığı zararın şirkete verilmesi yönünden davacının davasının dava tarihi itibariyle ortak sıfatı olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının limitet şirket hisse devrinin iptali davasının davalı şirket bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davacının davalı ... hakkındaki limitet şirket hisse devrinin iptali davasının reddine,
3-Davacının dolaylı zararın tazmini davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 6.318,68 TL'den mahsubu ile arta kalan 5.891,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 59.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.