T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/393 Esas - 2025/484
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/393
KARAR NO : 2025/484
BAŞKAN : .....
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP : ......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. .......
DAVALI : ... .-
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/05/2025
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi ve ortağı olduğu..... Limited Şirketi’nin sicilden terkin edildiğini, ancak bu şirket adına kayıtlı..... plakalı sayılı aracın bulunduğunu, aracın satılması gerektiğini ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, ihyası istenen şirketin 6100 sayılı TTK'nun geçici 10. maddesi kapsamında şirket sermayesini arttırmadığı için geçici 7. maddeye göre resen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun gerçekleştirildiğini, şirketin ihyası halinde ek tasfiye hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR: İhyası talep edilen şirketin ticaret sicil kaydı sunulmuş, şirketin TTK'nun geçici 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca terkin edildiği ve davacının şirket müdürü ve ortağı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Sicil Müdürlüğü, terkin işlemlerine esas bilgi ve belgeleri ibraz etmiştir.
Uyap Entegrasyon ekranından alınan trafik kaydına göre, .... otomobilin halen ihyası istenen .... Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen şirketin TTK'nun geçici 7.maddesine göre terkin edildiği, davacının son şirket müdürü olduğu, şirket adına kayıtlı .... plakalı sayılı aracın bulunduğu hususları uyuşmazlık konusu değidir.
Taraflar arasındaki çekişme, sicilden terkin edilen şirketin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeden sonra veya mevzuatta belirtilen diğer hallerde ticaret sicilinden terkin edileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu terkinin hüküm ve sonuç doğurması için şirketin veya kooperatifin gerçekten tasfiyesinin tamamlanmış olması veya terkin işleminin mevzuata uygun bulunması gerekmektedir. Koşulları mevcut olduğu takdirde terkin edilen şirketin veya kooperatifin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması mümkündür. 6102 sayılı TTK'nın 547 ile geçici 7. maddelerinde ihyaya ilişkin düzenleme mevcuttur.
6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere....Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ..... yayınlandığı, temsilcisine de tebliğ edildiği, ancak şirket tüzel kişiliğine son adresi dikkate alınarak tebligat çıkarılmadığı, bu yönüyle usule aykırı olarak terkin işlemi yapıldığı, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, terkin edilen şirket adına tescilli aracın bulunduğu da sabittir. Şirketin tam olarak tasfiye edildiğini de kabul etmek mümkün değildir. Araç maliki, halen terkin edilen şirket görünmektedir. Bu taşınır üzerinde tasarruf yapılabilmesi için, şirketin ihyasını istemede müdür ortağın hukuki yararı var kabul edilmiştir. Terkin edilen şirketin yeniden tüzel kişilik kazanması için yasal hasım konumundaki ticaret sicil memuru hasım gösterilerek, işbu ihya davası doğru şekilde ikame edilmiştir. Şirket adına kayıtlı araç varken şirketin tasfiyesi yapılmıştır. O halde, gerçek anlamda tasfiye tamamlanmamıştır.
Bu durum karşısında, davacının davasının sabit olduğu, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım konumunda bulunduğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, davacının sorumlu olduğu, usulsüz terkin mevcut olması nedeniyle tam ihya kararı verilmesi gerektiği, ancak taleple bağlı kalındığı, şirket adına tescilli araçla sınırlı olarak ihyaya karar verilmesi gerektiği, ek tasfiye işlemlerini yapması için tasfiye memuru yahut memurlarının da atanmasının zorunlu bulunduğu, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne,
... .... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... İşletmeciliği Limited Şirketi’nin adına kayıtlı .... plakalı araç ile ilgili tasarrufta bulunmakla sınırlı olmak üzere ihyasına,
İhya edilen şirkete davacı ortağın ve temsilcisinin tasfiye memuru olarak atanmasına,
Tasfiye memuruna takdiren ücret tayin edilmesine yer olmadığına,
İhya kararının ticaret siciline tesciline ve ticaret sicil gazetesinde ilanına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 09/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ....
✎ e-imzalıdır
Üye ......
✎ e-imzalıdır
Üye .....
✎ e-imzalıdır
Katip .....
✎ e-imzalıdır