T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/73 Esas - 2025/240
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/73
KARAR NO : 2025/240
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/05/2025
... 34 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2024 tarih, 2023/468 Esas - 2024/345 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılarak, yapılan yargılama sonunda dosya incelendi;
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkiline ait .... .... .... adresinde kurulu olan taşınmazda, sokaktan geçen davalıya ait genel kanalizasyon borularının sızıntısı sonucu kanalizasyon sisteminin taşarak müvekkilinin taşınmazına zarar verdiğini, kanalizasyon sistemindeki arıza ve sızıntı sebebiyle müvekkilinin taşınmazı neredeyse kullanılamaz hale geldiğini ve büyük zararın oluştuğunu, taşınmazın tamamında atık su ve kanalizasyon kokusu olduğunu, müvekkilince yapılan incelemelerde patlayan su borusunun müvekkiline ait taşınmazın su tesisatına ait olmadığı, davalıya ait kanalizasyon sisteminin arızalı olduğu, tüm akıntı ve sızıntının ve müvekkiline ait taşınmaza aktığı ve taşınmazına zarar verdiğinin tespit edildiğini, işbu zararın tespiti amacıyla ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/237 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yapıldığını, bu dosyada alınan raporda müvekkilinin elektrik işlerine dair zararları hariç olmak üzere 529.350,00 TL hasarının bulunduğu tespit edildiğini, zararın nedeninin davalının sorumluluğunda bulunan kanalizasyon sisteminden kaynaklandığının da açıkça belirtildiğini belirterek şimdilik 20.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, yetki, derdestlik ve husumet yönünden itirazlarını sunmuş, esasa ilişkin olarak ise öncelikle hasarın varlığından ziyade, bu hasarın müvekkilinin eylemi veya eylemsizliği neticesinde meydana geldiğinin ispat edilmesi, hasar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağının kurulması gerektiğini, kurum içi yapılan incelemeler neticesinde, 25/07/2023 tarihinde dava konusu adreste bina parselinde ve çevresinde herhangi bir altyapı çalışmasının yapılmadığının belirlendiğini, aynı zamanda dava dilekçesinde her ne kadar pis su borusundan gelen sızma neticesinde taşınmazda hasar meydana geldiği belirtilmiş ise de söz konusu hasarın parsel içerisinde meydana gelmiş olduğundan oluşan zarardan doğan sorumluluğun da bina yönetimine ait olacağını, hasarın, binanın ortak pis su tesisat bağlantısında meydana geldiği belirtilmiş olduğundan meydana gelen hasardan da bina yönetiminin sorumlu olacağını, ASKİ Deşarj Yönetmeliği gereği ana kanalların bakım ve sorumluluğu her ne kadar idareye ait ise de kanal baca bağlantısından pis suyun geri tepmesini önleyici tedbirleri almanın konut sahibi ve kullanıcıya ait olduğunu, baca bağlantı çıkışına çekvalf denilen geri tepmeyi önleyici bir aletin takılmasının kullanıcılara ait olduğunu, söz konusu aletin takılı olup olmadığı, çalışır durumda olup olmadığının uyuşmazlığın çözümünde ve kusurun belirlenmesinde önemli rol oynayacağını, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, bu denli hasar meydana gelmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Görevsizlik kararı öncesi ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/237 Değişik iş sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Görevsizlik kararı sonrası ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan ava konusu hasara uğrayan taşınmaza ait iskan izni ve mimari proje örneği getirtilmiş, incelenmiştir.
Görevsizlik kararı sonrası ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nden dava konusu Barbaros Mah. Buğday Sok. No: 6/1 Çankaya/... adresindeki taşınmazdaki çalışma yapılıp yapılmadığı sorulmuş, bölgede herhangi bir altyapı çalışması yapılmadığı bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasıdır.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari dava olup davacının talep sonucu dikkate alınarak zorunlu ara buluculuğun işbu davada dava şartı olduğu muhakakktır. Netice olarak yukarıda anılan hükümlere göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurmadığı duruşmada alınan davacı vekili beyanından anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 341,55 TL mahsubu ile noksan olan 273,85 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 21/04/2025 tarihinde karar verildi.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.