T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/230 Esas - 2026/340
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/230
KARAR NO : 2026/340
B
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 15/03/2026
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, davaya konu ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 30665 numarası ile kayıtlı .... ..... .... .... .... .... ... tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin edildiğini, müvekkillerinin maliki olduğu Kayseri İli, ... İlçesi, .... ..... .... parselde kayıtlı tarla niteliğindeki taşınmazın tapu kaydında bu şirket adına muhdesat şerhi bulunduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/11 Esas sayılı dosyasında tapu kaydındaki şerhin terkini davası açtıklarını, anılan davada ihya kararı verilmesi yönünde ara karar tesis edildiğini ileri sürerek, ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP : Davalı vekili, ihyası istenen şirketin 23/01/2014 tarihinde usulüne uygun şekilde terkin edildiğini, ihyası halinde ek tasfiye hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu bulunduğunu, yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacakların savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/11 Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celbedilmiştir.
İhyası istenen şirketin ticaret sicil dosyası örneği getirtilmiştir.
... Defterdarlığı ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirket yetkililerinin açık kimlik bilgileri araştırılmış, şirket tescil tarihi eski olduğundan tespit yapılamamıştır.
GEREKÇE : Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Çekişme, davalı tarafından terkin edilen şirketin ihyası koşullarının olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacıların ihyası istenen şirketin hak sahibi göründüğü taşınmazın kaydıyla ilgili terkin davası açtıkları, bu davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2026/11 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, anılan davada ihyası istenen şirketin ihya edilmesi yönünde davacılara süre verildiği, .... ..... .... ... .... .... .... 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca 23/01/2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu terkin işlemi öncesinde ihyası istenen şirket yöneticisine tebligat çıkarıldığına dair bilgi ve belge sunulmadığı, doğrudan şirkete çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği hususları uyuşmazlık konusu değidir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalı tarafından sicilden terkin edilen limited şirketin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeden sonra veya mevzuatta belirtilen diğer hallerde ticaret sicilinden terkin edileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu terkinin hüküm ve sonuç doğurması için, şirketin veya kooperatifin gerçekten tasfiyesinin tamamlanmış olması veya terkin işleminin mevzuata uygun bulunması gerekmektedir. Koşulları mevcut olduğu takdirde terkin edilen şirketin veya kooperatifin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması mümkündür. 6102 sayılı TTK'nın 547 ile geçici 7. maddelerinde ihyaya ilişkin düzenleme mevcuttur.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacıların, ... İlçesi'nde kain taşınmazla ilgili tapu kaydında terkin davası açtığı, bu taşınmazda ihyası istenen şirketin hak sahibi göründüğü, davacılara mahkemece şirketin ihyası için süre verildiği, anılan şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edildiği sabittir. Davacıların terkin edilen şirketi ilgilendiren dava açmış oldukları anlaşıldığından, işbu davayı açmada hukuki yararlarının bulunduğu kabul edilmiştir. İddia, savunma, ticaret sicil kayıtları, terkine mesnet davalı işlemleri ile davacıların açtıkları asıl dava dosyası kapsamından, işleme esas geçici 7. maddenin 4 fıkrasının "a" bendi ile aynı maddenin 11. bentlerinde açıklandığı şekilde ihyası talep edilen şirkete ve yöneticilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, şirkete tebliğ çıkarılmış ise de bunun adreste tanınmadığından iade edildiği, sermaye artırımı nedeniyle işlem yapılması gereken şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamına alındığı, terkin işleminin mevzuata uygun olmadığı ve usulsüz bulunduğu sonucuna varılmıştır. Kural olarak, usulsüz terkin işleminde tasfiye memuru atanmaksızın ihyaya karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, davacının talebi, ihyası istenen şirket ile arasındaki davaya yönelik olduğundan, başka bir anlatımla, davayla sınırlı ek tasfiye talep edildiğinden ve davacının üçüncü kişi olduğu dikkate alındığından, davayla sınırlı olarak ihyaya karar verilmiş, tasfiye memuru olarak şirket ortağı veya ortakları tespit edilemediğinden, re'sen tasfiye memuru atanmış, terkin mevzuata uygun yapılmadığından davalı yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 30665 sicil numarası ile kayıtlı bulunan .... ..... .... .... .... .... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2026/11 Esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, İhya edilen şirkete re’sen .... ..... .... .... .... .... .... ’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memuruna takdiren 20.000,00 TL ücret takdirine bu ücretin mahkememiz dosyasına davacı tarafça depo edilen tutardan karşılanmasına, bakiyesi için tasfiye işlemlerine mahsus olarak harcama yetkisi verilmesine, Karar kesinleştiğinde ihya kararının ticaret siciline tescili ile ticaret sicil gazetesinde ilanına, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL maktu karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin harç ve 32,90TL posta gideri toplamı 1.496,9 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 29/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy