T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/85 Esas
KARAR NO : 2024/361
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KA.YAZ.TARİHi : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile " Müvekkilinin kooperatif ortağı olan davalı ... aleyhine 2009-2021 yıllarına ait ödenmeyen aidat borçları hakkında .... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, 14/01/2022 tarihinde davalı tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, takibin durduğunu, bunun üzerine ara buluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının borcunun genel kurul kararlarına dayandığını, davalının kendisine tahsis edilen .... numaralı daireyi sattığını, ortaklık payını devretmediğini, bu nedenle tasfiye sonuna kadar ortaklık sıfatından borçlardan ve tasfiye masraflarından sorumluluğunun halen devam ettiğini, davanın kabulü ile .... esas sayılı dosyası üzerinden takibe yapılan itirazın iptalini, fazlaya dair haklarının saklı tutularak 116.287,43-TL toplam asıl alacak, icra giderleri ve avukatlık ücretinin ödenmesi için takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine '' karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "Davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının süresinde itirazın iptali davasını ikame etmediğini, müvekkilinin .... Noteri tarafından düzenlenen 26/06/2008 tarihli '' Kooperatif Hisse Devir Senedi'' ile kooperatif nezdindeki ortaklık hak ve hissesini .... TC. Kimlik numaralı ...'a tüm hukuki vecibeleri ve tasarruf hakları ile devir ettiğini, davacı kooperatife aynı tarihte aynı noter tarafından düzenlenen ihtarname ile müvekkiline ait bulunan üyelik haklarının devredildiğini bildirdiğini, haksız yapılan takibe istinaden müvekkilinin lehine tazminat takdir edilmesine, davanın reddini, reddolunan miktarın %20 'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine haksız icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına " karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
.... esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlusunun davalımız, takip konusunun 2009-2021 tarihleri arasında ödenmeyen aidat alacağı ve faizinden kaynaklı, toplam 116.287,43 TL sinin tahsili olduğu, davalı itirazı üzerine takibin durdurulduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Davalı ... tarafından davalı kooperatife gönderilen .... Noterliğinin 01/04/2008 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde '' müvekkil ... kooperatifiniz üyesi iken tapusu kendisine ait dairesinin 04/06/2007 tarihinde ...'e satmıştır mevcut satış işlemi tarafınızca bilinmesine rağmen halen kooperatif aidatları müvekkilden talep etmektesiniz satış tarihi olan 04/06/2007 tarihinden itibaren kooperatifiniz aidatlarından dolayı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu olmayıp...'' belirtildiği görülmüştür.
Davalı kooperatif tarafından ihtara verilen .... Noterliğinin 16/04/2008 tarih ... yevmiyeli cevabında kooperatif ortaklığından ayrıldığınız ve payınızı başkasına devrettiğiniz hususunda yazılı bir talebiniz olmadığı gibi payınızı devralan kişinin kim olduğu bilinmediğinden ortaklığın devri konusunda bir karar alma durumu söz konusu olmamıştır. Bu nedenle ortaklık vecibeleriniz devam etmekte olup vecibeleri yerine getirmediğiniz takdirde yasa ve ana sözleşme hükümleri uyarınca hakkınızda ortaklıktan çıkarma kararı alınacak veya borcunuzdan dolayı icra takibi başlatılacaktır...'' belirtildiği görülmüştür.
Davalı ... ve ... tarafından davalı kooperatife gönderilen .... Noterliğinin 26/06/2008 tarih ... yevmiye numaralı ihtarının tetkikinde ... devir eden sıfatıyla ... devir alan sıfatıyla kooperatif nezdindeki ... nolu üyelik haklarının .... Noterliğinin 26/06/2008 tarih ... yevmiye numaralı kooperatif hisse devir senediyle devir edildiğini, devir senedine istinaden üye ...'ın üyeliğinin sağlanmasının talep edildiği, aksi halde yasal yollara başvuracağının..." belirtildiği görülmüştür.
Davalı kooperatif tarafından ... ve ...'a hitaben gönderilen .... Noterliğinin 07/07/2008 tarih ... yevmiye numaralı cevabında ''... .... Noterliğinden tarafınızca keşide edilen 01/04/2008 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile kura ile çıkan bölümün tapusunu 04/06/2007 tarihinde ...'e satılması karşısında kura çekiminden sonra ortaklık payının bu sefer ...'a devri imkansız olacaktır keşide ettiğimiz ihtar ile ... ile birlikte ortaklık devri konusunda yazılı talepte bulunulması istenilmiş ...'e ortaklık devredilemeyeceği şeklinde bir iddia öne sürülmemiştir hal böyle olmasına rağmen başka bir kimseye hisse devri yapılarak ihtar çekilmesi doğru bulunmadığı gibi kooperatifi zarara uğratmak isteyen... Şirketi ortaklarından olan bir kişiye hisse devri yapılmasındaki asıl amacın kooperatife olan borcun ödenmemesi gibi kötü niyet taşıdığı intiba yaratmıştır... '' belirtildiği görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda "...Dava kooperatif ile ortak arasındaki uyuşmazlıktan doğan itirazın iptali davasıdır. Davalı borcun doğduğu dönemlerde kooperatif ortağı olmadığını, kooperatifle herhangi bir ekonomik ve sosyal bağı bulunmadığını bu nedenle talep edilen borcun muhatabı olamayacağını iddia etmektedir. Buna delil olarak kooperatifçe üretilip adına tapu tescili yapılan konutu 2006 yılında sattığını, keza ortaklık hissesini de 2008 yılında Noter Devir sözleşmesi ile ...'a devredip, devir işlemini yine Noter ihtarnamesi ile kooperatife bildirdiğini, bu nedenle 2008 yılı temmuz ayı itibarıyla kooperatif ile her türlü ilişkisinin kesildiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamındaki belgelere göre davacı kooperatif, davacının konutunu ortaklık hissesi devir işleminden önce bir başka kişiye satmış olduğunu, hisse devri ile devir alana verilecek bir konut bulunmadığından devir işleminin iyi niyetli olmadığını ileri sürmüş ve devir işleminin kabulüne ilişkin bir yönetim kurulu kararı almamıştır. Uyuşmazlığın temelini de davalının kooperatif ortağı olup olmadığı konusu oluşturmaktadır. Kooperatif 03.03.2007 tarihinde yapılan genel kurulda tasfiye kararı almış ve tasfiye halinde kooperatif haline gelmiştir. Davacı konutunu 04.06.2006 tarihinde ...'e satmıştır. Ortaklık hissesini 26.06.2008 tarihinde ...'a devredip devir sözleşmesini noter aracılığı 26.06.2008 tarihinde davacı kooperatife bildirmiştir. Kooperatifin bu ihtarnameyi aldığına dair bir alındı belgesi bulunmamaktadır. Ancak Kooperatifin davalıya ve hisseyi devir alan ...'a keşide ettiği 07.07.2008 tarihli noter ihtarnamesinde, devir protokolünü ve buna ilişkin ihtarnameyi aldığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamındaki hisse devir sözleşmesine bakıldığında devralan ... devir işleminden önce ve sonraki devredene ait tüm yükümleri kayıtsız şartsız kabul etmiştir. Davacı, cevabi ihtarnamede, devralanın kooperatif ile nizalı ... Şirketinin ortaklarından olduğu için hisse devrinin iyi niyetli olmadığını gerekçe göstererek devir işlemini reddetmiştir. Ancak devir işleminin kötü niyetli olduğunu doğrulayacak somut bir gerekçe veya delil de sunmamıştır. Yapı kooperatiflerinde ortaklık hakkı ile taşınmaz sahipliği, ortaklarda aynı anda bulunma zorunluluğu olan bir şart değildir. Kooperatifin yaptırdığı konutu ortaktan satın alan bir kimse kooperatife ortak olmak zorunda olmadığı gibi kooperatifin kendisine verdiği konutu başka birisine satan ortak, eş zamanlı olarak ortaklık hakkını devretmek zorunda değildir. Yapı kooperatiflerinde, konut mülkiyetinden bağımsız olan ortaklık hakkı, kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde her zaman bir başkasına devredilebilir. Nitekim 1163 sayılı yasanın 14. Maddesi hükmü; “Madde 14 - (...) Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder.” Şeklinde olup aynı paralelde kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesi de “Madde 17- Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10 uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Yasal bir sebep olmaksızın devralanın ortaklığını kabul etmeyen yönetim kurulu üyeleri devreden ve devralanın uğrayacakları zararlara karşı müteselsil sorumludurlar. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca ödemelerde bulunmaları istenemez.” Hükmünü içermektedir. Somut olayda, 2006 yılında kooperatiften aldığı konutu satan davalı bu defa sahibi olduğu ortaklık hissesini bütün hak ve borçları ile 26.06.2008 tarihinde ...'a devretmiştir. Devir işlemi noter aracılığı ile davacı kooperatife bildirilmiştir. Davacı kooperatifin davalıya gönderdiği cevabi ihtarnameden devir protokolünün davacı kooperatif tarafından alındığını ortaya koymaktadır. Bu tespitler çerçevesinde davalının davalı kooperatif ortaklığından devir suretiyle en geç 07.07.2008 tarihinde ayrıldığı, ortaklığa ilişkin bütün hak ve borçların devralan ...'a geçtiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmektedir. Davalının 07.07.2008 tarihinde ortaklık sıfatının devir suretiyle sona erdiği bir durumda 2009 yılı nisan ayından sonra kooperatif ortaklık hissesi adına tahakkuk ettirilen borçların muhatabı olmaması gerekir. Ortaklık hissesi adına tahakkuk eden tüm borçların hisseyi devralan ...'dan talep edilmesi gerekmektedir. Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak tutarı 156.801,41 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak talep ile bağlılık ilkesi gereği davacının takipte talep ettiği tutarın 116.287,43 TL olması nedeniyle talep edilebilir alacağın talep miktarı ile sınırlı olduğunun değerlendirilmesi sayın Mahkemenin takdirindedir...." denildiği Alınan ek raporda "...Takip tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem esas alındığında davacının talep edebileceği alacak tutarı: 24.100 TL aidat asıl alacağı, 14.695,35 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 38.795,35 TL olarak hesaplanmıştır...." denildiği görülmüştür.
... sayılı ilamında "...Dava, kooperatif ortaklığından kaynaklanan aidat alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle başlatılan icra takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 818 sayılı BK'nın 101/2. (6098 sayılı TBK'nın 117. ) maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur.Bu durumda mahkemece, takip konusu alacağın bir kısmının yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra istendiği ve BK'nın 131. maddesi uyarınca asıl alacak zamanaşımına uğradığı takdirde fer'ilerinin de zamanaşımına uğrayacağı gözönünde bulundurulup, bilirkişiden zamanaşımına uğramayan asıl alacak ve işlemiş gecikme faizi tutarının hesaplanması yönünden ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı def'i konusunda ara kararla esas ile birlikte değerlendirme yapılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin talep konusu dönemin tamamı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır...." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça kooperatif üyelik aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali,davalı tarafça davacının kooperatiften edinilen taşınmazın 3.kişiye satıldığı, kooperatif hissesinin ise bir başka kişiye devredildiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiş olup:
Davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatifin şahsileştirilmesi üzerine tahsis edilen konutunu 04.06.2006 tarihinde ...'e sattığı, satışın kooperatife bildirildiği, davalının kooperatifteki ortaklık hissesini 26.06.2008 tarihinde ...'a devretmek için sözleşme yaptığı, devir işlemini .... Noterliğinin 26/06/2008 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı davalı kooperatife bildirildiği, davalı kooperatif yönetim kurulunca üyelik devrinin tastik edilmediği,ortaklık payı devrinin kooperatif yönünden ancak yönetim kurulu kararı ile hüküm ifade edeceği, davalı tarafça devrin tastik edilmediğinin bildirilmesine rağmen devrin tespitine yönelik dava açıldığının iddia ve ispat edilemediği, bu kapsamda davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiği, davalının zaman aşımı savunması karşısında kooperatif alacaklarında TBK nun 147/4 m gereği 5 yıllık zamanaşamının uygulanması gerektiği, zamanaşamı uygulanması halinde davacının icra takip tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreç için 24.100,00-TL aidat alacağı 14.695,35-TL gecikme faiz alacağı olmak üzere 38.795,35-TL alacağını talep edebileceği , zaman aşımı savunması nedeniyle davalının 5 yıl öncesine dayalı borçlardan sorumlulu tutulamayacağı bilirkişi raporu, yargıtay ilamı ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının .... esas dosyasındaki itirazının kısmen iptaline takibin 24.100,00-TL aidat alacağı 14.695,35-TL gecikme faiz alacağı olmak üzere 38.795,35-TL üzerinden asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte devamına bakiye talebinin reddine,
Alacak tutarı 38.795,35 TL üzerinden % 20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine,
Alınması gerekli 2.650,11 TL harçtan peşin alınan 1.404,46 TL harcın mahsubu ile kalan 1.245,65TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
Davacı tarafından yapılan 179,90 başvuru harcı, 4.500,00- TL bilirkişi ücreti, 118,00 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.797,90 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.670,00TL'sinin ve 1.404,46TL başvurma harcı olmak üzere 3.074,46 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre 1.040,90TL'sinin davalıdan kalan 2.079,10TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024
Katip ...
¸ E-İmzalıdır
Hakim ...
¸ E-İmzalıdır