T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/83 Esas - 2025/63
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/83 Esas
KARAR NO : 2025/63
...
DAVA : İtirazın İptali (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2021
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/848 ESAS SAYILI DOSYASINDA:
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2021
KARAR TARİHİ : 06/01/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ve Alacak (Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanmasıyla ) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında imzalanan 28.01.2015 tarihli sözleşmenin 14. Maddesi gereğince İşbu Sözleşmeden doğacak taraflar arasındaki bütün uyuşmazlıkların ...mahkeme ve icra daireleri tarafından karara bağlanacağının hüküm altına alındığını bu nedenle davalının icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazının yerinde olmadığı, sözleşmenin 6. maddesi kapsamında müvekkil şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra derhal Ek A’da listesi verilen Ruhsattaki hakların/menfaatlerin tamamını davalı ...’ya devretmeyi ve bu edim karşılığında davalı...’da 500.000 USD devir bedeli ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme uyarınca müvekkil şirketin maden ruhsatını devrettiği ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, buna rağmen davalı borçlu şirketin 500.000 USD devir bedelinin ödemekten kaçındığı sonrasında borçlu şirket yetkilisi ... ile 12 Şubat 2019 tarihli telefon görüşmesi kapsamında 500.000 USD’nin ödenmesi konusunda mutabık kalındığı ve bu mutabakat kapsamında bir ödeme planı (protokol ) imzalandığı , ödeme protokolünde 500.000 USD tutarındaki borcun vadesinin geldiği ve bu borç tutarının Şubat 2019 tarihinden itibaren art arda 20 ay boyunca aylık 25.000 USD tutarındaki ödemeler ile ifa edileceğinin kararlaştırıldığı, bu protokol kapsamında davalı şirket tarafından müvekkil şirkete 75.000 USD ödeme gerçekleştirildiği, daha sonra davalı şirketin ödemeye devam etmediği, bakiye 425.000-USD nin ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu şirkete ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği. 12 Şubat 2019 tarihli ödeme protokolü kapsamında belirlilen ödeme tutarlarının yerine getirilmemesi nedeni ile ihtarnamenin tebliğ alındığı tarihten 8 gün içerisinde 425,000 USD’nin müvekkil şirketin hesabına ödenmesi, aksi taktirde söz konusu tutarın işlemiş faizleri ile birlikte tahsili için hukuki yollara başvurulacağının ihtar edildiği, bu ihtarnameye rağmen ödemenin gerçekleşmediği, ödemenin yapılmaması nedeni ile .... E sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı , davalı- borçlu tarafından 14.11.2020 tarihinde kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiği bildirilerek haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaliyle dava konusu alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davacı arasında imzalanan 28.01.15 tarihli sözleşmenin 6. Maddesi kapsamında Sözleşmede belirtilen ruhsatların müvekkil Şirket'e devri ve bu edim karşılığında 500.000,00USD devir bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, anılan sözleşmenin 2.1. maddesi uyarınca Sözleşme’nin 6. Maddesi ışığında Ek- A’da listesi verilen Ruhsar’daki haklarm/menfaatlerin %100’ü her türlü takyidattan ari olarak davacı tarafından Müvekkil Şirket’e devri konusunda tarafların mutabakat sağladığı, sözleşme’nin 6.1.1. maddesi uyarınca Müvekkil Şirket’in Sözleşme’nin imzası ile Ruhsatlar için Sahalarda en fazla 2 (iki) yıl (Arama Süresi) sürece ve davacı ... tarafından yürütülecek aramalar (“Aramalar”) için 1.500.000 Dolar bütçe (Arama Bütçesi) ayıracağı ve Sözleşme’nin 6.1.2. maddesi uyarınca arama süresi sonunda davacı ...’in en az 50.000 ons ... standartlarında muhtemel veya ölçülmüş altın kaynağı belirlemesi durumunda Müvekkil Şirket’in davacı ... 500.000 Dolar devir bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığı ve ruhsatların 19.08.2016 tarihinde Müvekkil Şirket’e devredildiği, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmeye konu edilen ruhsal kapsamında müvekkil Şirket tarafından proje sahasında faaliyet gösterilebilmesi için ... OLUMLU kararı alınması gerektiği ... OLUMLU kararı alınmaksızın devredilen ruhsata konu herhangi bir iş ve işlem yapılamadığından 2015-2019 yılları arasında tarafların mutabakatları doğrultusunda ruhsat devir bedelinin ödenmesini askıya alındığı, davacının 2015 yılından 2019 yılına dek ruhsat devir bedelinin ödenmesini talep etmediği, taraflar arasında bu konuda herhangi bir uyuşmazlığın olmamasınında zımni anlaşmanın varlığını açıkça ortaya koyduğu, müvekkili Şirket tarafından yapılan başvuru kapsamında Bakanlık nezdinde ... sürecinin olumlu yönde ilerlemesi sonucunda taraflar arasında Şubat 2019 tarihli protokol imzalandığı, bu protokolde devir bedeline ilişkin borç yenilenerek 500.000,00 USD’nin 2019 yılı şubat ayından itibaren 20 taksitle ödenmesi konusunda mutabakata varıldığı, Projeye ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 08.05.2019 tarih ve 5508 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'’ kararı verilmesi üzerine imzalanan protokol kapsamında 6 Mart 2019, 25 Nisan 2019 ve 16 Temmuz 2019 tarihlerinde toplam 75.000,00USD ödeme gerçekleştirildiği, ödemeler yapılmaya devam ederken 08.05.2019 tarih ve 5508 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararına karşı olarak aşağıda bilgileri verilen iptal davaları açılması ve davaların müvekkil Şirket’e ihbar edilmesi üzerine şirketin 2019 yılı temmuz ayında bunu öğrendiği, mahkemece davaların kabulüne karar verildiği ve ... OLUMLU kararının iptal edildiği bu nedenle müvekkil Şirkel’e devredilen ruhsat kapsamında herhangi bir iş ve işlem yapılamayacağı, müvekkil Şirket tarafından ruhsat devri ile Sözleşme’den beklenen menfaat hukuki imkânsızlıklar sebebi ile henüz gerçekleşemediği, bu imkânsızlığın geçici nitelikte olup geçici hukukî imkânsızlığın söz konusu olduğu durumlarda hukukî engelin var olduğundan bu süre içinde aynen ifa borcu ertelenmiş olup sözleşme ifa imkansızlığı/hukuki engel giderilene kadar askıda kaldığı, geçici hukukî imkânsızlık ortadan kalkıp, ifa mümkün hale geldikten sonra ancak borç muaccel hale geleceği ve davacının ancak o zaman borcun aynen ifasını talep edebileceği, kaldı ki imkansızlığın geçici nitelikte olması taraflarca da kabul edilmiş olup taraflar bu imkansızlığın ortadan kalkacağına inanarak 14.08.2020 tarihli Rödövans Devir Sözleşmesi ile davacını rödövans haklarını Müvekkil Şirket’e devrettiği, geçici imkansızlığını ... olumlu belgesinin ve orman tahsis kararının idari yargı yerince iptal edilmesinden kaynaklandığı, imkânsızlığın aynen ifa yükümü üzerindeki sona erdirici etkisinin söz konusu olabilmesi için, borcun ifasını engelleyen olgunun sürekli nitelikte olması gerektiği, hukukî imkânsızlık, tanımı gereği, doğa kanunlarına göre mümkün fakat hukukî bir engel nedeniyle yerine getirilemeyen edimler için kullanılan bir kavram olup ifayı engelleyen hukukî olgunun ortadan kalkma ihtimali her zaman mevcut olduğu bu nedenle borcun ifasının önündeki hukuki nitelikteki engeller çoğunlukla geçici imkânsızlığa neden olduğu, geçici imkansızlık bulunduğundan alacağın muaccel hale gelmediği davacının talep ettiği faizin fahiş olduğu bildirerek davanın reddine, davacı haksız şekilde müvekkili Şirket aleyhine icra takibine girişmiş olduğundan , davacı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
BİRLEŞEN ... esas sayılı dosyasında ;
DAVACININ TALEBİ: davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dışı ....E sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, ihtiyati haciz talebimiz mahkeme tarafından kabul edilmesi üzerine borçlu şirkete karşı ihtiyati haciz kararının uygulanması cihetine gidildiği ancak borçlu şirket adına kayıtlı bir taşınmaz ve araç bulunmadığı, bankalarda herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının, borçlu şirkete ait adreste yapılan fiziki hacizde aynı adreste davalı şirketlerin bulunduğu tespit edildiği ve haczedilen menkul mallar üzerinde davalı şirketlerin istihkak iddiaları ile müvekkil şirket aleyhine dava açtıkları ( ... arasında organik bağ bulunduğu , borçlu şirketin borca yeter mal varlığının bulunmadığı ve dava müvekkil şirket lehine sonuçlansa dahi müvekkil şirketin borçlu şirketten alacağını tahsil edemeyeceği, bu nedenle tüzel kişilik perdesinin aralanmasıyla müvekkil şirket alacağının ödenmesinden borçlu şirketle birlikte davalıların da sorumlu olduklarının tespiti ve şimdilik 1.000 USD alacağımızın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep edilmiştir.
DAVALILARIN CEVABI: Birleşen dosyada davalılara tebligat yapılmamış, mahkememizin 08.02.2022 tarihli birleşen dosya yönünden tensip kararı ile dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davalılar vekili tarafından 14.02.2022 tarihinde cevap süresinin uzatılması talep edilmiş; davalılar vekili süresinden sonra verdiği 29.03.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması müessesesinin temelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine dayandığını, bu kapsamda, tüzel kişilik perdesinin varlığının açıkça kötüye kullanılması nedeniyle, başkalarının ciddi ölçüde zarara uğraması veya zarara uğrama tehlikesi ile karsı karşıya kalınması halinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının söz konusu olabileceğini, somut olayda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle Davacı'nın ... bir alacağının olması, ... da işbu borcunu kötü niyetli olarak ödemiyor olması, ... ve aralarında organik bağ olduğu iddia olunan müvekkil Şirketler'in de tüzel kişilik ve malvarlığı ayrılığını suiistimal ediyor olmaları gerektiği ancak böyle bir durumun olmadığı, davacının var olduğunu iddia etmekte olduğu alacağın Mahkemenin ... E. sayılı dosyasında uyuşmazlık konusu olduğunu, ... hukuka aykırı olarak davacı'ya ödemediği bir borcu bulunmadığını, davacı'nın alacağının muaccel olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, tüzel kişiler bakımından kabul edilen ayrılık ilkesinin istisnasını teşkil ettiğini, "İstisnalar dar yorumlanır" ilkesi çerçevesinde, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının da dar yorumlanması gerektiğini, bu kapsamda Şirketler arasındaki pay sahipliği ilişkisi nedeniyle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hukuken mümkün olmadığını, aksi yöndeki iddiaların ve taleplerin kabul edilmesi halinde TTK madde 195 ve devamında düzenlenen şirketler topluluğu hükümleri bertaraf edilmiş olacağını, TTK'da hakim şirket ve bağlı şirket kavramları ile söz konusu şirketlerin birbirlerinden farklı tüzel kişiliklere haiz olduğunun belirlendiğini dolayısıyla tek başına hissedarlık durumunun hakim şirket açısından sorumluluk doğurması TTK'ya uygun olmayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, Ana dosyada ... sayılı takip dosyasında davalı tarafın takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı istemine , birleşen dosyada ana dosyanın davalısı ... ... .....A.Ş ile davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin aralanması ile ... .....A.Ş 'den olan alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 28/01/2015 tarihinde maden sahasının ruhsat devrine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 6.1.2. Maddesine göre arama Süresi sonunda, ... 'in en az 50.000 ons Jorc standartlarında, muhtemel (indicated) veya ölçülmüş (measured) altın kaynağı belirlemesi durumunda , ...'e 500.000 USD devir bedeli ödeyeceğini ve 12.02.2019 tarihinde tarafların 28/01/2015 tarihi sözleşmenin 6.1.2. Maddesine uyarınca vadesi gelen 500.000 USD 'nun Şubat 2019 tarihinden itibaren davalı ... ... .....A.Ş'nin 20 ay boyunca 25.000,00USD ödemeler halinde borcu ifa edeceği , borcun dolar üzerinden ödeneceği ve faiz işletilmeyeceği hususlarında protokol imzaladıkları , davalının 3 taksit halinde toplam 75.000,00USD ödediği ihtilaf konusu değildir.
... E sayılı dosyası getirtilmiş ; davacı ... Madencilik ...Ltd. Şti , tarafından davalı ... ......A.Ş aleyhine 28/01/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı maden devir bedeli açıklaması ile 425.000 USD asıl alacak ve 13.500USD ve 22.481,35USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 460.981,35USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı sonucu takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti. tarafından Anadolu ....... A.Ş.'ye gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde özetle; taraflar arasındaki protokol gereğince 500.00 USD 'nin ödenmesi konusunda mutabık kalındığı, bu mutabakat kapsamında bir ödeme planı imzalandığı, ödeme protokolünde 500.000 USD tutarındaki borcun vadesinin geldiği ve bu borç tutarının Şubat 2019 tarihinden itibaren art arda 20 ay boyunca aylık 25.000 USD tutarındaki ödemeler ile ifa edileceği, protokol kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete 75.000 USD ödeme gerçekleştirildiği ancak 75.000 USD ödenmiş olmasına rağmen bakiye 425.000-USD nin ödenmediği bildirilerek batiye bedelin ihtarnamenin tebliğ alındığı tarihten 8 gün içerisinde şirket hesabına ödenmesi aksi halde hukuki yollara başvurulacağı bildirilmiş, ihtarname 05/09/2019 tarihinde davalı Anadolu.... A.Ş.'ye tebliğ edilmiştir.
Davalılar vekili 13.11.2024 tarihli beyan dilekçesinde davacı tarafa .... Noterliğinden keşide edilen 12.11.2024 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü sözleşme ilişkisinin ortadan kalktığını , davacı tarafından her hangi bir hak ve alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını bildirmiş ve ihtarname örneğini dosyaya ibraz etmiştir.
Davacı vekili verdiği beyan dilekçelerinde özetle; Dönme ihtarının 12.11.2024 tarihinde UETS sisteminden gönderildiğini ve 14.11.2024 tarihinde okunduğunu , davanın açıldığı tarihte mevcut koşullara göre karara bağlanması gerektiğini, dava tarihinde geçerli bir sözleşmenin mevcut olduğunu davalının sözleşmeden dönme beyanının huzurdaki davada dikkate alınamayacağını, davanın açıldığı andaki haklılık durumu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti. gönderilen Üsküdar 17. Noterliğinin 12/11/2024 tarih 43217 yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle; taraflar arasında 28/01/2015 tarihinde ruhsat devri sözleşmesinin imzalandığı, Projeye ilişkin ... olumlu kararı olmadığı/alınamadığı için ruhsata konu sahada 2015-2019 yılları arasında herhangi bir iş ve işlem yapılamadığı, ... de Müvekkil Şirketen bu dönemde herhangi bir ruhsat devir bedel ödemesi talep etmediği ve taraflar varmış oldukları mutabakat doğrultusunda ruhsat devir bedelinin ödenmesini askıya alındığı, 2019 yılında nihayet Bakanlık nezdinde ... sürecinin olumlu yönde ilerlemesi ile ve taraflarca yapılan mutabakat doğrultusunda 6 Mart 2019, 25 Nisan 2019 ve 16 Temmuz 2019 tarihlerinde toplam 75.000,00 USD ödeme gerçekleştirildiği, Temmuz 20I9’da ... olumlu kararının iptaline ilişkin idari davaların ikame edildiği ve Aralık 2019’da da Ruhsat Sahasına ilişkin ... olumlu kararının iptaline karar verildiği, söz konusu kararlara karşı kanun yollarına başvurulmuş ancak ... olumlu kararının iptali kararının onandığı ve sürecin kesinleştiği, Bunun üzerine Müvekkil Şirket tarafından ... olumlu kararı alınmak üzere Bakanlığa tekrar başvuru yapıldığı, Bakanlık tarafından 17.10.2023 tarihinde proje hakkında ... olumsuz kararı verildiği, bu karar karşı ... kararın iptali için dava açıldığı ve mahkemenin 10.10.2024 tarihli, ... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 9,5 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen ... olumlu kararının alınamamış olduğundan 22.01.2015 tarihli Devir Sözleşmesinden, 14.08.2020 tarihli Rödovans Devir Sözleşmesi’nden dönüldüğü ve Sözleşme ilişkisi kapsamında ödenmiş olan 75.000,00-USD’nin ve bugüne dek Hazırlık Geliştirme Gideri ve sair hususlar için yapılan 3.800.000,00 USD tutarındaki masrafların ödenmesi talep edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 26. Maddesi ve Anayasanın 48 maddesinde tarafların kanuna aykırı olmadıkça özgürce sözleşme yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Sözleşme serbestisi ilkesi; kişilerin dilediği konuda, dilediği içerikte ve şekilde sözleşme yapma hakkı olarak tanımlanabilir. Bu özgürlüğün sınırları ise kanunun emredici hükümleri, ahlak, kamu düzeni, kişilik hakları veya imkânsızlıktır. Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini, hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu’nda öngörülen sözleşme özgürlüğü (akit serbestliği) ilkesinin bir sonucudur ve bu hak irade özerkliği (sözleşme hürriyeti) prensibi ile Anayasa (m.48) tarafından teminat altına alınmıştır. Bu sözleşme özgürlüğü çerçevesinde kişiler kanun tarafından düzenlenmiş olan sözleşme tiplerinden ayrı karma veya nev’i şahsına münhasır (kendine özgü) sözleşmeler yapmak ve bunların koşullarını diledikleri gibi tespit etmek, buyurucu ve yasak koyan kurallara, ahlak ve adaba aykırı olmamak şartıyla Kanun tarafından düzenlenmiş olan sözleşme fizyonomisini (tipini) değiştirmek ve konusunu yasal sınırlar içinde tayin etmek hakkına haizdirler. Dolayısıyla bu özgürlük, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmeyi ortadan kaldırma ve nihayet sözleşmenin tabi olacağı şekli belirlemeyi de kapsar. Bu genel açıklamalara göre Türk-İsviçre hukukunda kural, sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşme özgürlüğü kuralı, sözleşmeyi kurma ve değiştirme özgürlüğü kadar sözleşme ile bağlı kalmama özgürlüğünü de içerir.
Davalı ... .....A.Ş. tarafından sözleşmeden davacıya gönderilen .... Noterliğinin 12/11/2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile dönüldüğü bu şekilde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdiği ve davanın yargılama sırasında sözleşmeden dönülmesi nedeniyle konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davalar nedeniyle karar verilmesine yer olmadığın karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporları değerlendirildiğinde; ana dosya yönünden davacının takip tarihi ve dava tarihi itibarıyla protokolde karar bağlanan faiz işletilmeyeceğine ilişkin hükümde dikkate alınarak ihtardan önce alacağa faiz işletilemeyeceği kabul edilmiş ve davacının ihtardan sonra işlemiş olan faiz ile birlikte davalı Anadolu ..A.Ş 'den 425.000 USD asıl alacak ve 13.500,00USD işlemiş faiz alacağı olduğu, birleşen dosya yönünden de tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin şartların oluştuğu anlaşıldığından ve davalı ... ..A.Ş tarafların yargılama sırasında sözleşmeden dönüldüğünden haklılık durumuna göre davacı tarafların yapılan yargılama giderlerinin bir kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve tara vekilleri lehine vekalet ücreti vekalet ücreti taktirine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Ana dosyada ve birleşen dosyada dava konusuz kaldığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Ana dosyada
A) Alınması gereken 615,40TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 36.769,94TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 36.154,54TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine ,
B) Tarafların haklılık durumuna göre davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 230,20-TL posta masrafı, 17.000,00TL bilirkişi masrafı, 419,50TL E tebligat masrafı ve 6,00TL dosya kapağı olmak üzere toplam 17.665,70 TL 'nin 16.794,70TL lik kısmı ile 615,40TL harç olmak üzere toplam 17.410,10TL nin davalı ... ....A.Ş'den tahsili ile davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti. 'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
C) Tarafların haklılık durumuna göre davalı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 3.821,20TL yargılama giderinin 186,40TL lik kısmının davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti. den alınarak davalı ... 'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
D) 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.043,84TL lik kısmının davalı ... ....A.Ş'den, 156,16TL lik kısmının davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti. den alınarak hazineye gelir kaydına,
E) Tarafların haklılık durumuna göre davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan (438.500 USD nin takip tarihindeki kur olan 7,09TL üzerinden 3.108.965TL ) karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 392.717,20TL vekalet ücretinin davalı .... ....A.Ş'den tahsili ile davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti'ye verilmesine,
F)Tarafların haklılık durumuna göre davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan (22.481,35USD nin takip tarihindeki kur olan 7,09TL üzerinden 159.392,77TL) karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti'den tahsili ile davalı ... ... ....A.Ş' ye verilmesine,
3-Birleşen dosyada
A) Alınması gereken 615,40TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 200,15TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 415,25TL'nin davalılar .... 'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
B) Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 34,00-TL posta masrafı ve 200,15TL harç olmak üzere toplam 234,15TL' nin davalılar ... 'den tahsili ile davacı davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti' ye verilmesine,
C) 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre davalılar ... 'den alınarak hazineye gelir kaydına,
D) Tarafların haklılık durumuna göre davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan (1.000 USD nin takip tarihindeki kur olan 11,72TL üzerinden 11,720,00TL) karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesi gereğince taktir edilen 11.720,00TL vekalet ücretinin davalılar ... 'den tahsili ile davacı ... Madencilik ....... Ltd. Şti' ye verilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025
...