T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/124 Esas
KARAR NO: 2024/299
HAKİM: ... ...
KATİP:... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ...
... ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ....
Av. ... - ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/06/2016
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
KAR.YAZ.TAR. : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi davalı ... şirketince düzenlenmiş olan ... plakalı otobüsün, 09/01/2016 dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeyken karıştığı tek taraflı trafik kazasında söz konusu otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin malül kalacak şekilde yaralandığını belirterek, şimdilik müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminatı için 1.000-TL, geçici iş göremezlik maddi tazminatı için 500-TL’nin davalı tarafa başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini...." talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA :
Davalı adına usulüne uygun tebligat çıkarılmış ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı Davalı vekilinin 18/07/2018 tarihli dilekçesi ile " söz konusu araç ticari yolcu nakli amaçlı kullanılan otobüs olduğundan ve kaza şehirler arası taşıma sırasında gerçekleştiğinden, öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini" istediği görülmüştür.
DELİLLER:
Davalı ... şirketinden hasar dosyası ve poliçe suretinin getirtildiği davalı ... şirketi tarafından ... plakalı araç için 16/07/2015 başlangıç, 16/07/2016 bitiş tarihli Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin düzenlendiği, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu davalı ... şirketinin dava öncesinde davacı vekiline verdiği 01/06/2016 tarihli cevabi yazıda "trafik sigortalı aracın, şehirlerarası taşımacılık yapması nedeniyle, öncelikle bu aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesinin devreye gireceği, bu nedenle talebin ilgili poliçenin olduğu şirkete yapılması gerektiği, zorunlu taşımacılık limitlerinin aşılması durumunda trafik poliçesinin devreye gireceğinin" belirtildiği görülmüştür.
....'nın 05/05/2017 tarihli raporunda, davacının iyileşme süresinin 180 güne kadar uzayabileceği, sürekli iş göremezlik oranının %45 olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce aktüer hesap bilirkişisi ...'dan alınan 06/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin düzenleyen şirketten talepte bulunması gerektiği, bu nedenle Zorunlu Mali Mesuliyet ( Trafik ) Sigorta Poliçesi kapsamında davalı şirketten talep şartlarının bulunmadığı, davacının maddi zararının 219.363,41-TL olduğu belirtildiği görülmüştür.
Davacı vekilin 20/11/2017 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 219.363,41-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizin .... sayılı ilamı ile "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda olay (kaza) tarihi 09/01/2016 olup, bu tarihte yürürlükte bulunan 4925 sayılı yasanın 19/3 maddesi ''Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanamayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına müracaat edilir'' şeklinde olduğundan, anılan yasa maddesi uyarınca davanın reddine" karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyamızın .... sayılı ilamı ile "... Kaza tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre, Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta kapsamına almaktadır. Aynı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.(...) Somut olayda, dosya arasında davaya konu kazayı yapan otobüsün zorunlu karayolu taşımacılık sigortasının bulunduğuna dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Mahkemece, kaza yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu sigortanın bulunması halinde dava konusu taşıma işleminin bu sigortanın kapsamında kalan bir taşıma olup olmadığı da tartışılarak, Karayolları Zorunlu Taşımacılık Kanunu kapsamında taşımacılık olsa dahi aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunmadığı durumlarda genel şartlar gereğince ZMMS sigortacısına karşı dava açılabileceği de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası bulunup bulunmadığı olgusu netleştirilmeden söz konusu kararın verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinafının bu yönden kabul edilmesi gerekmiştir." denilerek mahkememize iade edildiği görülmüştür.
.... yazılan müzekkereye verilen 01/03/2023 tarihli müzekkere cevabında ... plakalı araca ait Zorunlu Karayolu taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçe bilgisinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Aktüer bilirkişiden alınan ek raporda "Bu hesaplamaya göre; Davacı ... ...'nın % 45 maluliyetine ve 180 gün süre ile geçici iş göremezlik halinde kalmış olmasına göre uğramış olduğu Geçici iş görmezlik zararı =7.805,94 TL, Maluliyet zararı=1.580.337,98 TL olmak üzere toplam 1.588.143,92 TL dir" denildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 20/06/2024 tarihli dilekçesi ile daimi iş göremezlik zararını 302.194,06-TLı na yükselttiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça trafik kazasına dayalı olarak daimi ve geçici iş gücü kaybı tazminatı, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu,... plakalı aracın 09/01/2016 tarihte tek taraflı kaza yaptığı, kazada davacının % 45 daimi, 180 gün geçici geçici iş gücü kaybına uğrayacak derecede malül kaldığı,... plakalı aracın kaza tarihi olan 09/01/2016 tarihini kapsayacak şekilde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin bulunmadığı, sadece davalı şirket nezdinde ZMMS sigortasının bulunduğu ve poliçe limitinin 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacının maluliyeti ile orantılı olarak geçici iş görmezlik zararının 7.805,94 TL, daimi maluliyet zararının ise 1.580.337,98 TL olduğu, davalı sigortanın sorumluluğunun ise poliçe limiti ile sınırlı olduğu, davalı ... şirketi ile dava dışı sigorta arasında akdedilen sigorta poliçesinin amacının TTK'nun 1404 maddesinde düzenlenen sigorta ettirenin veya sigortalının, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacını taşımaması, ZMMS genel şartlar A.6. Maddesinde sayılan teminat dışı sayılan hallerden olmadığı gözetildiğinde gerçekleşen kaza ve maluliyetin poliçe kapsamında kaldığı ve davalı şirketin limit ile sorumlu olduğu poliçe, hasar dosyası, maluliyet raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne, 7.805,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 302.194,06-TL daimi iş göremezlik tazminatının 08/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.176,10 TL harçtan, dava açılışında alınan 29,20 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 744,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 773,45 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 20.402,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 29,20 TL peşin harç, 744,25 TL ıslah harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 300,00 TL tebligat ücreti, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 56,60 TL posta gideri, 262,65 TL diğer giderler olmak üzere toplam 2.421,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.150,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.