T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/189 Esas
KARAR NO : 2024/259
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2013
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki 30/03/2013 tarihinde sözleşme ile 1 adet dik milli, 900'lük kırıcı, 1 adet 1000x17.000 bant konveyörü, 1 adet 1000x18.000 bant konveyörü, 800'lük 15.000 bant konveyörünün 24/04/2013 tarihinde teslimi konusunda anlaştıklarını, günlük 500 TL gecikme cezası kararlaştırıldığını, sözleşmede yazılı makine ve aksamlarının bedelinin 160.000 TL+KDV olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşme bedelinin bir miktarını peşin, bir kısmını ise çek ve senetlerle ödediğini, en son ....nolu 30/11/2013 tarihli 11.000 TL çek kaldığını, 24/04/2013 tarihinde teslim edilmesi gereken makine ve aksamlarının 09/06/2013 tarihinde teslim edildiğini, 14/06/2013 tarihinde kurulum için davalı şirketin eleman gönderdiğini fakat kurulum yapılamadığını, bu gün itibariyle halen kurulumun yapılmadığını, ödenen makine bedeli, makinelerin zamanında teslim edilmediğinden dolayı yoksun kalınan karın, günlük 500 TL gecikme cezasının ödemesi için davalıya Tatvan Noterliğinden ihtar da çekildiğini belirterek, ödenen paraların iadesi, günlük gecikme cezası ve yoksun kalınan kar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000 TL'nin teslim tarihi olan 24/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 23/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki, fazla ödeme taleplerini 14.538,99TL'ye, gecikme cezası taleplerini 23.000,00 TL'ye, yoksun kalınan kar kaybı taleplerini 589.950,00 TL'ye yükseltmiş ve toplam 627.488,99Tl 'nin 24.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların 30.03.2013 tarihinde akdettikleri sözleşme konusu makinelerin yapımı bittikten sonra davacının sözleşmede kararlaştırılan 28.800,00TL'lik KDV'yi ödemediğini, makinelerin kurulum amacıyla ... ilçesine gönderilmek üzere kiralanan tıra yüklenmiş iken müvekkilinin verilen çekleri araştırdığında çekleri keşide eden şirketin, keşide ettiği çekleri ödemeyen bir şirket olduğunu fark ettiğinden müvekkilinin makineleri Kayseri'den geri çevirdiğini ve ...e çeklerin karşılıksız çıktığını söylediğini, bu şekilde müvekkilinin ifa yükümlülüğünün ortadan kalktığını, peşinat olarak gönderilen çeklerin karşılığının çıkmadığını, müvekkilinden kurulum için talep edilen personelin gönderildiğini, Sözleşmenin 3. Maddesi gereği eleman masraflarının davacı alıcı şirkete ait olmasına rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, makinelerin kurulumundan sonra kurulum yerinde elektrik olmaması sebebi ile dönmek isteyen personelin tehditle bekletildiğini, iki gün süresinde elektrik gelmemesi üzerine ... kaçarak terminale ve oradan Ankara'ya ulaştığını, 10 gün sonra tekrar personel talep edildiğini, ... gönderildiğini, yapılacak işin evvelden kurulmuş makinaların çalıştırılmasından ibaret olmasına rağmen personelin bir hafta boyunca alıkonulduğunu, kendi işi dışındaki işlerinde tehditle yaptırıldığını, haberleşmenin engellendiğini, daha önceden davacı yanca yanlış çalıştırarak bozulan makinanın Alatdin Kasurga'nın tarafından çalıştırılıp teslim edildiğini ve işleyişinin oradaki çalışanlara anlatıldığını, tehditle iradesi ifsat edilerek tutanak imzalatıldığını, davacı iddialarında yer alan 14.06.2013 tarihli olduğu iddia edilmesine rağmen tarih ihtiva etmeyen ve müvekkilinin kurulumu yapmadığının yazdığı tutanağın gerçek dışı olduğunu, uyarılara uyulmadığından makinenin tekrar arızalandığını,...'ın arızanın giderilerek çalışmasını davacı şirket yetkililerine anlatıldığını, Makinenin yeniden yanlış kullanımı sonucu ...ın gönderildiğini, ancak kötü ve usulsüz kullanım sonucu makinenin tamir kabul etmez bir hal aldığını, davacının yeni makine verilmemesi halinde 2 kişiyi öldüreceğini söylemesi üzerine müvekkilinin yeni makine teslim etmek zorunda kaldığını, davacı şirketin yaklaşık bir buçuk ay sonra makinenin rotorunu dağıtıp makineyi bozduğunu, hakaret ve tehditlerle iadesini talep ettiğini, iadenin kabul edilmemesi üzerine davacının huzurdaki iş bu davayı açtığını belirtmiş, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava; makine satım ve montaj sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle, yoksun kalınan kar kaybı, ödenen bedelin iadesi ve geç teslim nedeniyle cezai şart alacağı istemlerine ilişkindir.
Mahkememizin " Davanın Kısmen Kabulü ile 23.000,00 TL gecikme cezasının dava tarihi olan 26/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin Reddine" dair verdiği 28.01.2021 tarihli karar taraf vekillerinin istinaf talebi üzerine ... sayılı kararı ile " Taraflar arasında imzalanan 30/03/2013 tarihli sözleşme ile eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, iş bedeli toplam 160.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığının anlaşıldığı, kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edildiği, bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebileceği, sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerektiği , davacı vekilince, davalı tarafın 23/01/2019 tarihli ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğu halde mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazı hakkında süresinde olup olmadığı; ıslah konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği ve bilirkişi raporunun hüküm kurlaya yeterli olmadığı bu nedenle HMK 266 ve devamı maddelerine göre oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli, tarafların iddia ve itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınarak; gerekirse davacının iadesini talep ettiği paranın hangi seçimlik hakka dayalı olarak istendiği konusunda açıklama da yaptırılarak zarar taleplerinin niteliğinin belirlenmesi; TBK'nın 97. Maddesi kapsamında davacının teslim tarihi itibariyle ödemesi gereken iş bedelini ödeyip ödemediğinin ve bu durumun davalı tarafın temerrüt durumuna ve gecikme cezasına etkisinin tartışılması; sözleşme hükümlerine göre montaj masrafının davacıya ait olması karşısında sonuca etkisinin tartışılması; sözleşme kapsamında birden fazla makinenin bulunması karşısında bilirkişi raporunda değerlendirme yapılırken hangi makine yönünden ne şekilde değerlendirme yapıldığının karışıklığa mahal vermeyecek şekilde gösterilmesi; bu şekilde zamanaşımı itirazı da değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği " gereğine değinilerek kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce davanın reddine dair verilen 22.09.2022 tarih ... sayılı karar davacı vekillinin istinaf talebi üzerine ... sayılı kararı ile " Dairenin 23.11.2021 tarihli kararında kararın kaldırma gerekçeleri ve yapılacaklar anlatılmış olmasına rağmen içerisinde makine mühendisi bulunmayan mali müşavir ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, son bilirkişi heyetine dava konusu makineler konusunda uzman 3 makine mühendisi bilirkişi eklenerek rapor alınması gerektiği " gereğine değinilerek kaldırılmıştır. 3. Maddesinde
Taraflar arasındaki ihtilaf; makinenin kurulumunun kimin tarafından yapıldığı, ifanın ayıplı olup olmadığı, davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise fazla ödemenin ne kadar olduğu , geç teslim olup olmadığı ve cezai şart alacağı bulunup bulunmadığı varsa ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Tarafların kabulünde olan 30.03.2013 tarihli sözleşmede; davacı şirketin alıcı firma ve davalı şirketin satıcı firma olarak tanımlandığı, davacı şirketin davalı imalatçı firmadan; 1 adet dik milli 900'lük kırıcı, 1 adet 1000 x 17.000 bant konveyörü, 1 adet 1000 x 18.000 bant konveyörü, 800'lük 15.000 bant konveyörü temininin istendiği, malzemenin teslim süresinin 24.04.2013 olarak kararlaştırıldığı, toplam fiyatın 160.000,00 TL+ KDV olarak belirlendiği, DMK 1 65.000,00TL karşılığında alındığı ayrıca 3 adet 16.000,00 bedelli çeklerin peşinat olarak alındığı, geri kalan bakiyenin 24.04.2013 tarihinde malzeme tesliminde 1 adet 16.000,00TL çek, 1 adet 16.000,00TL çek, 1 adet 15.000,00TL bedelli çek olarak ödeme yapılacağının, Makina parçalarının teslim yerinin Ostim atölye olduğu, nakliyenin alıcıya ait olduğu, kurulum için atölye elemanlarının gideceği, eleman masraflarının alıcı firmaya ait olduğu, zamanında teslim edilmeyen malzemeler için günlük 500,00TL para cezası uygulanacağının kararlaştırılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların arasındaki sözleşme Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşmeye göre davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici olup davalının edimi, sözleşme konusu makine gurubunun imalatını yapmak, makine sisteminin kurulumu yaparak çalışır vaziyette davacı yana teslim etmek, davalının edimi ise nakliye gerçekleştirmek ve sözleşmede kararlaştırılan bedeli yükleniciye ödemektir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle; 30.03.2013 tarihli sözleşme gereğince 24.04.2013 tarihine kadar teslim edilmesi ve kurulumunun yapılması gereken malzemenin teslim edilmediği, bu nedenle davacının zarara uğradığı, yapması gereken taş üretimini yapamadığı, zamanında teslim edilmeyen malzemeler için günlük 500,00TL ceza bedelinin ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş ayrıca 30.07.2013 tarih 502730 numaralı fatura ve fatura içeriğine itiraz edilerek faturanın kırma makinesi onarım bedeli olarak düzenlendiği, herhangi bir onarım yapılmadığı gibi kırma makinesinin teslim edilip kurulumunun gerçekleşmediğinden makinenin henüz kullanılamadığı bildirilmiştir.
30.07.2013 tarihli 502730 numaralı fatura 1.180,00TL bedelli olup kırma makinesi bakım onarım bedeli açıklaması ile düzenlenmiştir.
Dosyada mevcut tarihi belli olmayan ve davacı şirket adına..., davalı şirket adına personel ... tarafından imzalanan tutanakta özetle; 900 'lük dikeli taş kırma makinesinin teslim ve kurulumunun 24.04.2013 tarihinde yapılması gerekirken yapılmadığı, 04.06.2013 tarihinde teslim edilen makinenin 14.06.2013 tarihinde davacı tarafından kurulumunun yapıldığı, davalının 05.07.2013 tarihinde personeli olan ...'yu gönderdiği, ancak kurulum yapıldığı için davalı personeli tarafından kurulumun gerçekleştirilmediği, bu tutanağın satıcı tarafından teslimde ve kurulumda gecikildiğini ve kurulumun sağlanmadığını ispatlamak üzere hazırlandığı yazılmıştır.
23.11.2021 tarihli kaldırma kararından önce mahkememizin talimat yazısı üzerin mahallinde yapılan keşif sırasında davalı şirket temsilcisi Mehmet İşler alınan beyanında dava konusu makinenin yaklaşık 3 yıl önce davalı şirketten satın alındığını ve makinenin kurulumunun davalı şirket tarafından yapıldığını, makine çalışmadığı için başka bir makine aldıklarını ve çalışmayan makineyi yeni makineyi kurmaya gelen ekibin kaldırarak bulunuğu yere koyduğunu bildirmiş ve 12.07.2016 havale tarihli Bilirkişi Heyeti Raporundan özetle: makinenin atıl vaziyette şantiye sahasında bekletildiği, makinenin çalışıp çalışmadığının tespitinin yapılamadığı, makine kurulu ve çalışır vaziyete alınamadığından dolayı ayıplı olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, davacıya ait ticari defterlere göre; davalı şirketin 185.161,01TL bedelli fatura kestiği, davacı şirketin ise 76.700,00TL bedelli fatura kestiği ve 123.000,00TL çek ile ödeme yapıldığı, çeklerin tamamının tahsil edildiğinin görüldüğü, davacı şirketin davalı taraftan 14.538,99TL'lik alacaklı olduğu bildirilmiş ve rapora makinenin fotoğrafları eklenmiştir.
Ayni şekilde... Talimat sayılı dosyası ile aynı bilirkişi heyeti ve tarafların katılımı ile yerinde yapılan 21.04.2017 tarihli keşif neticesi alınan 16.06.2017 havale tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda özetle; Yapılan keşifte makinenin kurulu bir vaziyette olduğunun gözlemlendiği, mahkeme heyeti huzurunda malzeme kırma ve eleme makinesine malzeme verilerek çalıştırıldığı, yapılan incelemede kırıcı kısmının diğer kırıcı makinalara göre daha titreşimli ve gürültülü çalıştığının gözlemlendiği, kırıcı makinaya hareket veren dinamoya bağlı olan kayışların kırıcı makinasının titreşimli ve kasnağın yalpa yapmasından dolayı kırıcıyı döndüren kasnağa bağlı olan kayışları üzerinden attığının gözlemlendiği, makinenin bu şekilde çalışmasının makinenin istenilen standartlarda çalışmadığı sonucunu doğurduğunu, makinenin dönen parçası olan rotor kısmının bağlı olduğu rotor şaftında gözle görülür bir şekilde eğrilik ve balanssızlık olduğunun tespit edildiği, oluşan bu eğriliğin imal edilirken oluşması sonucu veya kırıcı kısmının kapasitesinden daha büyük bir malzemeye maruz bırakılması yani kullanım şartlarına uyulmayarak aşırı zorlama sonucu oluşabileceğinin düşünüldüğü, keşif günü yapılan tespitte kırıcı akşamının balanssızlığından gürültülü ve titreşimli çalışarak tehlike arz ettiği, malzeme üretmeye uygun olmadığı, uyuşmazlığa konu olayda TBK 112. Madde çerçevesinde edimin gereği gibi yerine getirilmediği, ifanın kötü ifa olarak değerlendirildiği bildirilmiştir.
02.11.2018 havale tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; alınan taş kırma makinası ve modelinin DMK 1 olduğunun gözlemlendiği, bu tür makinaların saatte 70 ile 120 ton aralığında malzeme ürettiği ve kırdığının tespit edildiği, günlük çalışma süresine bağlı olarak malzeme üretiminin değiştiğini, ortalama 8 saatlik şantiye çalışma süresi düşünüldüğünde bu tür makinaların 560 ile 960 ton aralığında üretim gerçekleştireceğinin hesaplandığını, kırılan malzemenin yoğunluğuna göre değişmek üzere 1 m3 malzemenin takribi 1.6 ton olarak kabul edildiğinde 2018 birim fiyatına göre takribi malzeme m3 fiyatının ortalama 276 olarak alınırsa ortalama kapasite kapasitede çalıştırıldığı düşünüldüğünde (95 ton/gün) günlük kırılan malzeme değerinin takribi 12.825,00TL olarak hesaplandığı, 46X12.825,006= 589.950,00TL kar kaybı olduğu, sözleşmeye göre 24.04.2013 tarihinde teslim edilmesi gereken makinenin 09.06.2013 tarihinde 46 gün geç teslim nedeniyle oluşan gecikme cezasının ise 46X5006 =23.000TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce 23.11.2021 tarihli kaldırma kararından sonra 21.07.2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi Hasan Danışman , Mali müşavir bilirkişi...ve Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi kurul raporunda özetle, davalı tarafın sözleşme konusu makinaları sözleşmede belirtilen 24.04.2013 tarihinde davacı şirkete teslim etmediği gibi - hazır hale getirdiğine ilişkin resmi geçerli bir belgenin de dosya içinde yer almadığı, davalı şirket personelinin davacı şirkette bulunan makine için kurulum, bakım, onarım hizmetleri için gitmiş olmasına rağmen tutulan bir servis kaydı olmaması - (elektrik olmadığından çalışmanın tamamlanamadığının belirtilmemesi vs.) makinanın hatalı kullanım sonucu arızaya geçtiğinin beyan edilmemiş olması personelin zor şartlar altında çalıştırıldığına/ makinenin kullanımını anlatıp imza alarak eğitim verebileceği bir muhatap bulamadığına işaret edebileceği, Makine üzerinde inceleme yapan bilirkişi heyetince ilk etapta atıl vaziyette tespit edilen makinenin, davalı şirket vekilinin beyanları sonrasında yeniden yapılan incelemesinde makinenin çalıştığı ancak standart verilere uygun çalışmadığının belirlendiği, çalışmasındaki balanssızlık - dengesizlik nedenlerinden birinin ayıplı imalat nedeniyle olabileceği gibi bir diğer nedeninin de hatalı kullanımdan kaynaklandığının rapor edildiği, davalı şirketçe makine üzerinde yapılacak ikinci bilirkişi incelemesi için ne kadar süre makineyi kurulum için çaba sarf ettiği, makinenin yerinin ve bağlantılarının tam olarak standartlara uygun hale getirilip getirilmediğinin belirsiz olduğu, bu aşamada makinenin imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu yönünde bir tespit yapılabilmesinin mümkün olmadığı, sözleşme konusu makine gurubunun davalı şirkete iadesi koşularının gerçekleşmediği, davacı şirket tarafından davalı şirket personeli ... imzaladığı tutanakta bizzat kurulumun.... çalışanlarınca yapıldığı, bu tip bir makinanın imalatçı / üreticisi tarafından kurulumunun sağlanarak, zemin makine gurubu bağlantısı ve tüm bağlantı ile kontrol elemanlarının montajının kontrol ve test edilerek standartlara uygun bir şekilde çalıştığından emin olunduktan sonra kullanıcıya gerekli eğitim verildikten sonra devreye alınarak çalıştırılmaya başlanması gerektiği, davacı şirketin bahse konu tipteki makine için kurulumunu gerçekleştirerek kullanıma açması sonrası yaşanan tüm arıza ve hatalardan dolayı kusurlu ve sorumlu olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye konu tüm malzemeyi 05.06.2013 tarihinde teslim ettiği, 12.06.2013 tarihli davacı şirket adına kaşe ve imza bulunan yazı ile; DMK 1 kodlu malzemenin gönderildiği hiçbir alacak verecek kalmadığı belirtildiğinden 65.0006 TL (DMK 1 malzeme bedeli) yanı sıra 15.06.2013 - 02.12.2013 tarihleri arasında 8 ayrı çek ile toplam 123.000,00TL ödeme gerçekleştirdiğinden toplam yapılan ödeme tutarının 65.000,00TL+123.000,00TL =188.000,00TL olduğu, Makine parçalarının 05.06.2013 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyesi ele alındığında makinenin montajı dahil 09.06.2013 tarihinde 24.04.2013- 09.06.2013 tarihi arasında 46 gün geç teslim edildiği, 46 gün x 500,00TL = 23.000,00TL gecikme cezası hesaplandığı, davacı şirketin makineyi geç teslim aldığı söz konusu 24.04.2013 -09.06.2013 tarihi arasında gelirinde / hasılatta eksilmeye düştüğüne, üretim miktarının azaldığına ilişkin ticari defterler üzerinde inceleme yapma olanağı bulan bilirkişi heyetince bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın sadece makinenin günlük üretim miktarı üzerinden yola çıkılarak 2018 yılı birim fiyatı üzerinden net kâra bakılmaksızın ortalama kırılması gereken malzeme fiyatından yola çıkılarak 589.950,006 kâr kaybı oluştuğu yönünde hesaplama yapılmış ise de tarafımdan teknik açıdan incelenen dosya için, bir önceki yılın aynı dönemine denk gelen 46 günlük süreç kıyaslanarak bir üretim kaybının söz konusu olup olmadığı, 2013 yılı için işçilik giderleri, işe giriş yapan / işten ayrılan personel bilgisi, tüm masraflar çıkarıldıktan sonraki net kâr, yanı sıra dava konusu süreçte alınan bir işin geri çevrilerek bir cezai ödeme yapılıp yapılmadığı vs net kâr kaybını ortaya çıkarabilmek adına gerekli belgeler sunulmaksızın bu aşama da kâr kaybı yönünde bir görüş beyan edilemiyeceği, Mahkemece davalı şirketin geç teslimden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığında davalı şirketin ödemesi gereken gecikme cezasının 23.000TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce 21.02.2023 tarihli kaldırma kararı sonrasında alınan ve makine mühendisi bilirkişiler Dr.... Danışman, Prof. ... tarafından düzenlenen bilirkişi kurul raporunda özetle; Taraflar arasında götürü bedelli bir sözleşme bulunduğu, sözleşme bedeli KDV dahil 188.800 TL olduğu; davacının 161.900 TL ödemiş olduğu ayrıca kırıcının iadesine ilişkin 76.700 TL bedelli iade faturası düzenlediği, davacının iadesini talep ettiği kırıcının 12.06.2013 tarihinde teslim alındığı ve mahalinde keşif yapan bilirkişilerce de mahalinde kırıcının görüldüğünün belirtildiği, bu durumda sözleşme konusu tüm ürünlerin teslim edilmiş olduğu ve kırıcı halen davacı uhdesinde bulunduğundan iade faturası ödeme hesabında nazara alınmadığı ve 188.800 TL sözleşme bedeline nazaran yapılan ödeme 161.900 TL olduğunun davacı tarafından eksik yapılan ödeme 188.800-161.900 = 26.900 TL olduğunun tespit edildiği,
Dava konusu ekipmanların toplam imalat bedeli 160.000 TL +KDV olarak kararlaştırıldığı , dosya kapsamı itibarıyla makine imalatlarının tamamlanarak davacı taraf adresine nakliyesinin gerçekleştirildiği ancak kurulumun tamamlanmadığına dair tutanak düzenlendiğinin tespit edildiği, kök raporumuzda da belirtildiği üzere sözleşmede kurulumun kimin tarafından yapılacağı belirlenmemiş olmakla birlikte böyle bir makinenin kurulumunun profesyonel bir ekip olmadan davacı tarafça yapılması davalının sorumluluğunu sona erdireceği , Makinenin randımanlı çalışmamasında kurulum hatası mı imalat hatası mı, ehil bir ekip tarafından kullanılıp kullanılmadığının tesbiti mümkün olmayacağı, bu nedenle davacının teslim aldığı kırıcı için davalıdan kurulum talebinde bulunmamakla (bu hususa ilişkin belge bilgi talep yazısı sunulmadığı ) ve çalışması hususunda davalıdan bilgi almadan makineyi faaliyete geçirmesi nedeniyle davalıdan bu makine için talepte bulunma hakkını yitirmiş olduğunun düşünüldüğü, .dava konusu ekipmanların ağır çalışma şartlarına maruz makinalar olarak değerlendirilmesi ile dava konusu ekipmanların yerinde kurulumu sırasında birbiri ile çalışma düzenini sağlamak üzere terazili şekilde kurulması ve harici etkilerden zarar görmesinin engellenmesine yönelik emniyet sistemlerinin aktif halde test edildikten sonra davacı tarafa imza karşılığı teslim edilmesi gerektiği, davalı taraf yüklenicinin işi tamamlaması ve imalat bedelinin tamamını haketmesi için makinaların yerinde kurulumu ve emniyet sistemlerinin ayarları tamamlanarak kontrol edildikten sonra teslimi için gerekli bedelin, toplam imalat bedelinin takdiren %25 oranına tekabül ettiği kanaatine varıldığı bu durumda toplam sözleşme bedelinin %25 'inin 47.200 TL olduğu , davacının davalıya bu bedel dikkate alındığında %75 tamamlama oranına göre 141.600 TL ödemesi gerektiği , davacı tarafından 161.900,00 TL ödendiği ,
Taraflar arasında 30.03.2013 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafından üstlenilen ekipmanların tümünün 12.06.2018 tarihinde teslim edilmiş olduğu, ancak kurulumunun önce davacı tarafından yapılmak istendiği ve akabinde davalı elemanları birkaç kez geldiği istenilen randımanın alınmadığı, kurulumun davalı tarafından yapılmaması nedeniyle davacının ayıp iddiası ve kurulum eksikliği iddiasının nazara alınamayacağı düşünülürse kök rapordaki gibi sadece sözleşme bedeline nazaran yapılan ödeme mahsubu yapılmak suretiyle (188.800-161.900=26.900) davacının bakiye alacağı olmadığı , ancak tüm ekipmanlar davacıya teslim edilmiş olmakla birlikte kurulum yapılmaması nedeniyle davalının üstlendiği işin( fiziki gerçekleşme oranı) kurulum hariç bedelini hakedeceği kanısına varılması halinde kurulum için sözleşme bedelinden %25i düşülerek davalının hakettiği bedelin 141.600 TL olarak hesaplanacağı ve bu durumda davacının (161.900-141600= 20.300 TL bakiye alacağı olduğu ,Kar kaybı ve cezai şarta ilişkin kök raporumuzdaki görüşlerimizde bir değişiklik olmadığı , bu hususların mahkemenin taktirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve dosyada mevcut tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde: taraflar arasında 30/03/2013 tarihli sözleşme ile dava konusu 1 adet Dik Milli 900'lük taş kırma makinesi dahil 1 adet 1000x17.000 bant konveyörü, 1 adet 1000x18.000 bant konveyörü ve 1 adet 800'lük 15.000 bant konveyörü 'nün satışı konusunda 160.000TL+KDV olmak üzere toplam 188.800TL bedel üzerinden götürü bedelli anlaşma yapıldığı, dava dilekçesinin 3. Maddesinde davacı vekili tarafından makinelerin 24.04.2013 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 09.06.2013 tarihinde teslim edildiğinin ve 14.06.2013 tarihinde davacı şirketin kurulum elamanlarının geldiğinin kabul edildiği ancak kurulumun yapılmadığı bildirilmiştir.
Sözleşmede makine gurubunun teslim süresinin 24.04.2013 olarak kararlaştırıldığı teslim yeri olarak ... atölyesinin belirlendiği ve nakliyenin alıcıya ait olduğunun yazıldığı ayrıca kurulum için atölye elamanlarının gideceği ve elamanların masraflarının alıcı firmaya ait olacağının yazıldığı görülmüştür. Davacı tarafından tüm sözleşme bedeli ödenmediğinden ve çekler karşılıksız çıktığından makinelerin bu tarihte davacı şirkete teslim edilmediği, davacı tarafından bir kısım ödeme yapıldıktan sonra 05.06.2013 tarihinde düzenlenen sevk irsaliyesi ile davacı şirket yetkilisi Mehmet İşler'e malzeme olarak teslim edildiği, davacı şirket yanı sıra davalı şirket personeli ... imzasının bulunduğu tarihsiz tutanak ile 09.06.2013 tarihinde davacı şirkete teslim edilen makinanın 14.06.2013 tarihinde davacı şirketçe kurulumunun yapıldığı, makinelerin kurulumu için 05.07.2013 tarihinde davalı şirket çalışanı ...'nın gönderildiğinin ancak davacı tarafından kurulum yapıldığından satıcı ... ...Ltd. Şti. tarafından kurulumun gerçekleştirilmediğinin tutanak altına alındığı tutanağın davacı şirket yetkilisi... tarafından imzalandığı, ancak davacı şirket yetkilisinin mahallinde yapılan 06.06.2016 tarihli keşifte makinenin bulunduğu alana kendileri tarafından getirildiğini ve kurulumun davacı şirket tarafından yapıldığını bildirerek çelişkili beyanda bulunduğu, ... sonrasında...'ın da davacı şirkete giderek montaj / bakım onarım hizmeti verdiği, Makinenin yeniden arızalanması üzerine de...'ın ve ardından yaşanan arıza içinde ...'ın davacı şirkete giderek onarım konusunda hizmet verdiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin tarihsiz tutanakta kurulumun kendileri tarafından yapıldığını kabul ettiği ve bu tarihten önce makineni kurulumunun yapılması için davalı şirketten talepte bulunduğuna ve sözleşme gereğince kurulum için gidecek elamanın masraflarını ödediğine dair bir belge ibraz etmediği, davacı tarafından makinenin kurulumu için gerekli şartları hazır hale getirdiğine ve buna rağmen davalı imalatçı yanca kurulumun yapılmadığına ispata elverişli bir belgenin davacı tarafından sunulmadığı anlaşıldığından ve dava konusu makinenin yapısı, tipi ve kullanım amacı da göz önüne alındığında imalatçı firma tarafından kurulum ve tanıtımı yapılmaksızın davacı şirketçe kurulumu yapılarak çalıştırıldığı bu nedenle makinede baş gösterecek arızalardan, olumsuz çalıştırma koşullarından davalı şirketin sorumlu ve kusurlu tutulamayacağı, ikinci keşif sırasında bilirkişi heyetince belirlenen ayıpların imalattan mı kullanım hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak belirlenmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğu, bu sözleşme ile davacının bedel ödeme , davalının ise makineleri davacıya teslim etme borcu altına girdiği BK 'nun 96. maddesi gereğince karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borcun ifasını isteyen tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre borcu daha sonra ifa etme hakkı bulunmadıkça kendi borcunu ifa etmiş olması gerektiğinden, davacı tarafından bedel ödeme borcu tam olarak ifa edilmeden sözleşme konusu makinelerin teslimi talep edilemeyeceği, bu durumda geç teslimde söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın esastan reddine karar gerekmiş, bu nedenle davalının ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı defi incelenmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin yatırılan ve ıslahla alınan 10.716,05 TL harçtan mahsubu ile 10.288,45 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 54,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-davalı davada kendisini vekille temsil etmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Ücret tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden taktir edilen 93.848,46 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ...gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır