T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/206 Esas
KARAR NO : 2024/497
...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2017
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı tarafça, müvekkiline karşı .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takip dosyasının dayanağı 03/12/2014 tanzim ve 16/05/2016 vade tarihli 1.000.000,00-USD bedelli bono altında kefil sıfatıyla imzası bulunmakta ise de müvekkilinin davalı tarafa hiç bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin takip dayanağı senedi imzaladığı tarihte evli olduğunu, eşinden izin alınmadığından müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu, söz konusu bononun kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı amaçlarla düzenlenmiş olduğundan kesin olarak hükümsüz olduğunu, asıl borçlu ..., davalı ...’ dan, ... un sahibi olduğu ...’ nin yaptığı bir takım sözleşmelerdeki yükümlülükleri yerine getirmek için 500.000,00-USD borç para aldığını ve bu borç ilişkisini düzenleyen 14/11/2014 tarihli bir sözleşme de imzalandığını, bu sözleşmede; davalının, diğer borçlu ...a 750.000,00-USD borç para vermesi, bu para karşılığında ...’ un davalıya 1.200.000,00-USD+l5.000.000,00- USD tutarında senet ve maddi teminat ve bu senedin de ödenmemesi durumda ise senet teminatı olarak 30.000.000,00-USD + 2.400.000,00-USD bedelli başkaca bir senet de vermesi kararlaştırıldığını, dava konusu icra takibi ve takip dayanağı senedin asıl borçlusu ... ile davalı arasında kurulan sözleşmenin tefeciliğin delili niteliğinde olduğunu, asıl borçlu ... ile davalı ...'ın, aralarında yaptıkları anlaşmanın ...un ticari faaliyetlerindeki aksilik nedeniyle yerine getirilemediğini, davalı tarafın verdiği 500.000,00-USD karşılığında,... 1.000.000,00-USD karşılığı başkaca bir senet imzalattığını, davalının bu senedi ...u tehdit ederek, korkutarak zorla imzalattığını, senet miktarının ...’ un davalıdan aldığı meblağın iki katı olduğunu, bu hususta diğer borçlu ...'un, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu soruşturmanın ... Sor. sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, takip konusu senedin asıl borçlusu olarak gözükmekte olan ...ile müvekkili ...'un turizm, enerji, finans ve ulaşım sektörlerinde danışmanlık başta olmak üzere ticari faaliyette bulunmak üzere 16/07/2014 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurduklarını, bu ortaklıktan haberdar olan davalının müvekkilinin üzerinde de baskı kurarak, tehdit etmek suretiyle korkutarak müvekkilini dava konusu takip dayanağı olan senede kefil olmaya zorladığını, asıl borçlu ...un davalıdan aldığı borcun müvekkili ile ...arasındaki ortaklık ile ilgisi bulunmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, tefecilik suçu ile ilgili soruşturmanın ... Soruşturma sayılı dosyası ile birleştirildiğini, icra takip dosyasının dayanağı 03/12/2014 tanzim ve 16/05/2016 vade tarihli 1.000.000,00- USD bedelli bononun, gerek tefecilik amacıyla düzenlenmiş olması, gerekse müvekkilinin tehdit edilmek suretiyle korkutularak kefil olması nedeniyle hükümsüz olduğunu, müvekkilinin söz konusu icra takibi ve takip dayanağı senet nedeniyle borçlu olmadığını belirterek, öncelikle icra takibinin yargılama sonuna dek durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin davalıya ... sayılı dosyası ve takip dayanağı bono nedeniyle borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip miktarının % 20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senedi tanzim etmek ticari iş niteliğinde olduğundan davacının kefilliği için eşinin rızasının alınmasına gerek olmadığını, müvekkili ...'ın, davacı ...’un ortağı olan dava dışı ...birlikte yapacakları ticari bir iş amacıyla farklı tarihlerde, bir kısmı elden ve büyük kısmı banka aracılığıyla olmak üzere yüksek meblağlar gönderdiğini, banka dekontlarını dilekçe ekinde sunduklarını, ...un aldığı paralara karşılık müvekkili lehine 1.000.000,00 USD’lik senet keşide ettiğini, bu senedin imzalanması sırasında ...'un aldığı paraların garantisi olarak davacının avalini/kefaletini temin ettiğini, davacının hiçbir baskı altında kalmadan senede kefil olduğunu, davacı tarafın iddialarının aksine bilerek ve isteyerek, hiçbir zorlama altında olmadan ortağı ...a dolayısıyla icra takibine konu senede kefil olduğunu, ... ile müvekkili arasında gerçekleşmesi planlanan ticari işin, müvekkilinin hiçbir dahli ve kusuru olmaksızın başarısız olduğunu, müvekkilinin, hem davacı ile hem de ortağı ile defalarca iletişime geçtiğini ve ödediği paraların iadesini talep ettiğini, davacı ve ortağının borcu ödeyeceklerini söyleyerek bir yıl boyunca müvekkilini oyaladıklarını, müvekkilinin, bir yılın sonunda da herhangi bir ödeme alamayınca yasal yollara başvurduğunu, ayrıca senet borcunun ödenmesi için 02.05.2016 tarihinde hem davacı ...'a hem de ...'a ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, her ikisinden de "Bizim borcumuz yok..." gibi bir itiraz gelmediğini, sonrasında ... yevmiye numaralı ve 18.05.2016 tarihli protesto belgesi düzenlenlendiğini Ancak her ikisinden de "Bizim borcumuz yok..." gibi bir itiraz gelmediğini, ödeme ricası, ihtar ve protesto süresince herhangi bir itirazda bulunmayan, dava açmayan akabinde "Ödeme yapacağız" diye sözler veren davacının, icra dosyasından taşınmazın satışına başlandığında işbu davayı açmasının manidar olduğunu, ... Karar sayılı ilamı ile itirazın reddedildiğini, ortada ne tefecilik suçu ne de yağma suçu mevcut olmadığını davacının bilerek ve isteyerek ticari bir iş yapma maksadıyla senede kefil olduğunu, davacının işbu davaları açmadaki niyetinin icra dosyasında yapılan/yapılacak işlemleri geciktirmek olduğunu savunmuş, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, icra takibine konu yapılan senet ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık senet ve takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizin davanın reddine dair verdiği tarar ...sayılı kararı ile " davacının, senet ve takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, taraflar arasında dava konusu senedin yağma suretiyle alındığı iddiasına dayalı olarak açılan ceza dosyasında verilen beraat kararının henüz kesinleşmediği, Yargıtay'da temyiz aşamasında olduğu, 6098 sayılı BK'nın 74. maddesi uyarınca ceza yargılamasında sübuta eren maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı, bir başka deyişle ceza davasında sübuta eren maddi vakıaların hukuk davasında nazara alınması gerekeceği dikkate alındığında ceza davasının sonucunun beklenmesi ve yine tefecilik suçundan verilen takipsizlik kararının kanun yararına bozulduğu anlaşıldığından sonucu araştırılarak değerlendirilmesi gerektiği" gereğine değinilerek kaldırılmıştır.
Taraf vekillerinin bildirmiş olduğu deliller toplanmış, ... takipsizlik kararları mahkememizce getirtilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde ... ile davacı arasındaki adi ortaklık sözleşmesini ve 14/11/2014 tarihli '' sözleşmedir'' başlıklı belge fotokopilerini sunmuştur.
... sayılı dosyasında, alacaklı ... vekili tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 03.12.2014 tanzim tarihli 16/05/2016 vade tarihli 1.000.000,00USD bedelli bonoya dayalı olarak 2.919.900,00 TL asıl alacak, 23.519,19 TL işlenmiş faiz, 367,19 TL protesto masrafı olmak üzere toplam 2.943.786,38 TL alacağın işleyecek %10,50 avans faiziyle birlikte tahsil için kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 15/04/2019 tarihli ara karar ile davacı tarafın icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir isteminin teminat ile kabulüne karar verilmiştir.
... 'ın dava konusu senet nedeni ile tefecilik sucundan şikayet edildiği, ...savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunmalar , dava dosyaları ve savcılık kararları birlikte değerlendirildirildiğinde ; dava konusu bono ön yüzünde davacı tarafın kefil olarak imzasının bulunduğu, bono ön yüzünde konulan "kefil" ibaresinin aval niteliğinde olduğu, aval verenin bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen senet borcundan senet hamiline karşı sorumlu olduğu, ...'nda özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 584. ve 603. maddelerinin uygulanamayacağı, davacı tarafın eşinin izni alınmadığı için kefaletinin geçersiz olduğuna dair iddiasının yerinde olmadığı, senedin tefecilik işlemleri nedeniyle düzenlendiğine, senedin senet borçlusuna zorla imzalatıldığına, senede zorla kefil olarak imzasının alındığına, senedin kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı amaçlarla düzenlenmiş olduğuna ilişkin iddialarını davacı tarafın sunmuş olduğu delillerle ispatlayamadığı, davalının ... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davacı tarafın takip dayanağı senet borcundan senet lehdarı olan takip alacaklısı davalıya karşı asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, bu senede dayalı olarak yapılan icra takibinden senet lehdarı olan takip alacaklısı davalıya karşı asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine, mahkememizce verilen tedbir kararının infaz edildiği anlaşıldığından, ihtiyati tedbir nedeniyle davalının alacağına geç kavuşması nedeniyle İİK.72/4.maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanan 588.757,27 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıda yazılı karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir nedeniyle davalının alacağına geç kavuşması nedeniyle İİK.72/4.maddesi uyarınca %20 oranında hesaplanan 588.757,27 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Alınması gereken 427,60TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 50.272,52TL'nin mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 49.844,92TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan tazminat istemine yönelik olarak red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 285.189,32TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024
...