T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/340 Esas - 2024/435
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/340 Esas
KARAR NO : 2024/435
...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/11/2019
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KAR.YAZ.TAR. : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazmina davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekilinin dava dilekçesi ile : "... “09.08.2019 tarihinde, ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı'na göre; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Kavşaklarda geçiş hakkı" başlıklı 57. Maddesi 1. Fıkrasının a bendinde yazan “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek ¡zorundadırlar. " hükmünü ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın, davalı ...Anonim Şirketi'nden ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ...keti’nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı... Sigorta Anonim Şirketi'ne 23.09.2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu, ödeme yapılabilmesi için tüm evraklar davalı şirkete teslim edildiğini, ancak yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından taleplerini karşılayacak cevap verilmediğini, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydı ile davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan ve belirsiz alacak niteliğinde açılan işbu davada 4.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 23.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği 26/09/2020 tarihli dilekçesi ile'' ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla davalarının maddi tazminat yönünden müddeabihini yükselterek 4.500,00-TL olarak talep ettikleri maddi tazminatın TOPLAM 73.320,18 -TL olarak, talep arttırım dilekçelerinin kabulüne,Dava Konusu tazminat miktarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı üzerinde bırakılmasına...'' karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile " ...Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkil şirkete, 29.05.2019-29.05.2020 tarihleri arasında,... numaralı trafik sigorta poliçesi nezdinde sigortalı olduğunu, mevzubahis poliçeden doğacak sorumluluklarının, taraflarının kusur oranlan göz önünde bulundurulmak şartıyla, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000 -TL ile sınırlı olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelişinde davacı yanın asli ve tam kusurlu olduğunu, dosyanın ... Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, davacı motosiklet sürücüsünün kaza sırasında kaskı bulunmadığım, bu durumda zarar gördüğünü iddia eden motosiklet sürücüsünün müterafik kusuru söz konusu olduğunu ve tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, .... müzekkere yazılarak; davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacımn müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadıklarının sorulması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ancak ve ancak dava tarihinden itibaren faiz işletileceğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep..." talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:Davalı tarafından düzenlenilen sigorta poliçesi ile hasar dosya suretinin getirtildiği ... plakalı kamyonet aracın davalıya ... sigortalı olduğu,davacı tarafça davalı sigortaya 23/09/2019 tarihinde müracaat edildiği ,... ya yazılan müzekkereye verilen cevaptan rücuya tabi bir ödeme bulunmadığının belirtildiği, davacının ekonomik ve sosyal durumunun kolluk aracılığı ile tesbit edildiği , ... Başkanlığının 12/03/2020 tarihli raporunda "davacının bedensel özür oranının %7,8 olduğunun" bildirildiği ,kusur yönünden alınan adli tıp raporunda "...Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, bölünmüş yolda düz seyretmek isteyen sürücünün idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsizce sola dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yapması sonucu aracının sağ ön kısımları ile , söz konusu motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen olayda kusurludur. Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa gelip, trafik nedeniyle duruşa geçerek ,akabinde tekrar hareketlenip kavşağa giriş yaptığı esnada karşı istikametten sola dönüşe geçen otomobilin kendi aracına çarpmasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.Sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,Davacı sürücü ...'nin kusurunun olmadığı kanaatini bildirir müşterek rapordur..." denildiği aktüer raporda kusur ve maluliyet raporu ile orantılı olarak "... Davacı ... lehine 73.320,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,... " belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizin ... K sayılı ilamı ile "...Davalıya ... sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, bölünmüş yolda düz seyretmek isteyen davacı idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsizce sola dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yapması sonucu aracının sağ ön kısımları ile , söz konusu motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunduğu,davacı sürücü ...'nin kazada kusurunun bulunmadığı maluliyeti ve kusur ile orantılı olarak davacının 73.320,18 TL 'e daimi iş gücü kaybı tazminatına alacağının hesaplandığı , ancak davacının motosikleti kasksız ve güvenlik tedbiri almadan kullanması nedeniyle oluşan sonucun ağırlaşmasına etkisi nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği bu halde davacının 58.656,14-TL daimi iş gücü kaybı tazminatına hak kazandığı bilirkişi raporu, maluliyet raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile, müterafik kusur indiriminin mahkeme takdirinde bulunması yargılama giderleri yönünden gözetilerek ... Davacının davasının kısmen kabulüne, 58.656,14-TL'sini temerrüt tarihi olan 05/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine," karar verildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin istinafı, davacı vekilinin katılma yolu ile %20 müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiği yönündeki istinafı üzerine dosyamızın ... K sayılı ilamı ile "...Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında 09.08.2019 günü saat 17:45 sıralarında ... AŞ’ne ZMMS poliçesi ile sigortalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben şehir merkezi istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa gelip, sola manevra ile ...sokak istikametine dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yaptığı esnada aracının sağ ön kısımları ile; karşı istikametten ... istikametine düz seyreden ve olay mahalli kavşağa gelip trafik nedeniyle duruşa geçerek, akabinde tekrar hareketlenen, ...'ın yolcu olarak bulunduğu, davacı ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen trafik kazasında davacı Sercan İsmail’in kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamış olması nedeni ile 2918 sayılı KTK'nun 52. maddesi gereğince tali kusurlu; ... poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'in kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı için 2918 sayılı KTK’nun 57/1-a maddesi gereğince asli kusurlu olduğu belirlenmiş olmasına rağmen hükme esas 02.07.2020 tarihli ... raporunda kaza tespit tutanağında olay mahallinde yolun; 7 m genişliğinde, iki şeritli, bölünmüş yol, kavşak, düz, eğimsiz, zeminin asfalt, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, görüşün açık, kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/s, vaktin gündüz, mahallin meskun olduğu, dur levhasının kaza noktasına uzaklığının 12 metre olduğu, motosiklet sürücüsü davacı sürücü ... ve yolcu ...'ın kask durumlarının tespit edilemediği, tüm dosya kapsamı iddianame, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, dava dilekçesi, tüm beyanlar incelendiğinde, araçların darbeyi aldığı kısımlar, araçların son konumları, dikkate alındığında sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, bölünmüş yolda düz seyretmek isteyen sürücünün idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsizce sola dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yapması sonucu aracının sağ ön kısımları ile, söz konusu motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen olayda asli ve %100 kusurlu olduğu; davacı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa gelip, trafik nedeniyle duruşa geçerek, akabinde tekrar hareketlenip kavşağa giriş yaptığı esnada karşı istikametten sola dönüşe geçen otomobilin kendi aracına çarpmasıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı belirlenmiş olup mahkemece raporlar arası çelişki giderilmeden davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece davalının itirazları da değerlendirilmek suretiyle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından... öğretim görevlilerden veya ... heyetinden oluşan bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının itirazları değerlendirilmeden ve ... raporunun neden kabul edildiği de açıklanmadan hüküm kurulması doğru görülmediğinden davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. Davacının maluliyetine ilişkin ... 28.01.2020 tarihli Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğinde yapılan muayenesinde; Ağustos 2019'da motor kazası sonrası sol ayak bileğinde yaralanması olduğu belirten hastanın, fizik muayenede sol ayak bileği anteriorda 8 cm skar dokusu olduğu, ayak dorsalinda duyu kaybı tarifleyen hastanın çekilen ... sonucunda; sol peronealis kommunis, posterior tibial, superfisyal peroneal ve sural sinir motor ve duyu iletimlerinin normal olduğu, sol alt ekstremitede peroneal nörapatiye işaret eden elektrofizyolojik bulgu bulunmadığı, yapılan muayenelerde ve tıbbi belgelerin tetkiklerinde elde edilen bulgulara göre 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e ekli cetveller kullanılarak 18.03.1992 doğumlu ...'nin arızaları değerlendirildiğinde; (Ayak başparmağı kas güçsüzlüğü) Kas-iskelet sistemi: Tablo 3.7- Alt ekstremite kas kuvvetinde kayba bağlı özürlülük yüzdeleri, Ayak Başparmağı, Fleksiyon, Derece 4 için tüm vücut engellilik oranı %3( yüzde üç) olduğu, (Skar dokusu) deri, hipertrofik skar ve keloid, hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan), kişinin kaza sonrası yüzünde meydana gelen skar dokuları için tüm vücut engellilik oranının%5 olduğu ,birden fazla arıza (%3 ve %5) için Balthazard formülü uygulandığında tüm vücut engellilik oranının %7,8 olduğu sonuç olarak 18.03.1992 doğumlu ...'nin 09.08.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen arızalarının; belirtilen tarihte geçirmiş olduğu trafik kazası ile aralarında illiyet bağı bulunduğu, şahısta tüm vücutta engellilik ölçütüne göre oluşturduğu sürekli işgöremezlik engellilik oranının %7,8 olduğu belirtilmiş olup anılan rapor gereğince 24.08.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının TRH 2010 Yaşam tablosuna göre vergilendirilmiş geliri üzerinden yapılan hesaplama sonucu 73.320,18 sürekli iş göremezlik zararı olduğu belirlenmiş mahkemece davacının motosikleti kasksız ve güvenlik tedbiri almadan kullanması nedeniyle oluşan sonucun ağırlaşmasına etkisi nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 58.656,14-TL daimi iş gücü kaybının tahsiline karar verilmiştir. ... Somut olayda davacıya ait ... yapılan muayene evraklarında davacının dava konusu kaza nedeniyle sol ayak bileği anteriorda 8 cm skar dokusu olduğu ,ayak dorsalinda duyu kaybı tarifleyen hastanın ... sonucunda: Sol peronealis kommunis, posterior tibial, superfisyal peroneal ve sural sinir motor ve duyu iletimlerinin normal olduğu sol alt ekstremitede peroneal nörapatiye işaret eden elektrofizyolojik bulgusunun bulunmadığı belirlenmiş olmasına rağmen hükme esas alınan .. Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesince düzenlenen 12.03.2020 tarihli raporda “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e ekli cetveller kullanılarak 18.03.1992 doğumlu ...'nin arızaları değerlendirildiğinde; (Ayak başparmağı kas güçsüzlüğü) kas-iskelet sistemi: Tablo 3.7- Alt ekstremite kas kuvvetinde kayba bağlı özürlülük yüzdeleri, Ayak Başparmağı, Fleksiyon, Derece 4 için tüm vücut engellilik oranı %3 (yüzde üç) olduğu, (Skar dokusu) deri, Hipertrofik skar ve keloid, Hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan), kişinin kaza sonrası yüzünde meydana gelen skar dokuları için tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, birden fazla arıza (%3 ve %5) için Balthazard formülü uygulandığında tüm vücut engellilik oranının %7,8 olduğu belirlenmiş ise de davacının dava konusu kaza nedeniyle hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtildiği gibi yüzünde meydana gelen skar izi (doku kaybı) bulunduğuna dair belirleme yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece bu konudaki çelişkinin giderilmesi için ve ayrıca davacının yaralanması ile kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması arasındaki uygun illiyet bağı yönünden ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davacı ve davalı vekillerinin anılan yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin kabul gerekmiştir.Bu durumda mahkemece, öncelikle kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir kusur raporu alınması (...’den), akabinde davacının (yüzünde mi yoksa sol ayak bileğinde mi skar izi (doku kaybı) bulunduğu, skar izinin bulunduğu yere göre davacının yaralanması ile kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması arasındaki uygun illiyet bağı açısından ) maluliyet oranının belirlenmesi, bu belirlemelerden sonra gerektiğinde aktüer bilirkişiden maddi tazminat talepleri yönünden denetime elverişli (usulü kazanılmış haklarda gözetilerek) ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden, davacı ve davalı sigorta şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine," karar verildiği görülmüştür.
Kusur yönün Kayolları Fen Heyetinden alınan raporda "...Dosya kapsamında kamera kaydı veya tutanağı bulunmamaktadır. Davacı sürücü ..., olay sonrası ifadesinde, yönetimindeki motosiklette arka koltukta oturan arkadaşı ... ile birlikte ... üzerinden ... Alışveriş Merkezi istikametine doğru seyri sırasında, ara sokaktan cadde üzerine çıkan araçlara yol vermek için önündeki araçların durduğunu, çok geçmeden önündeki araç sol ara sokağa dönüş yapınca, yoluna devam etmek için hareket ettiğini, ancak yukarı istikametten gelip kendine göre sol ara sokağa dönmek isteyen bir aracın birden patinaj çekip dönmek isteyince motosiklete sol yan taraftan çarptığını, sol ayağının motor ve araç arasına sıkıştığını, hastaneye sevk edildiğini,... Beyan etmiştir. Davalı şirkete sigortalı otomobilin dava dışı sürücüsü ..., olay sonrası verdiği ifadede, yönetimindeki otomobil ile 1 No.lu İmar Sokaktan (Adliye tarafı) seyir halinde iken İmar Sokak kavşağına geldiğinde sola sinyal vererek, ... gelen motosikletin aracının sol ön çamurluk kısmına çarptığını, sürücünün arkasında bulunan yolcu ile birlikte yere düştüklerini, ambulans ile hastaneye gönderdiğini,.. Beyan etmiştir. Tanık ..., olay sonrasındaki ifadesinde özetle, arkadaşı ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile ... üzerinden... Alışveriş Merkezi tarafına seyir halinde olduklarını, cadde üzerinde iken bir ara sokaktan çıkan araçların geçmesi için durduklarını, araçlar geçtikten sonra önlerinde bulunan araç ilerledikten sonra, yukarı istikametten gelmekte olan beyaz hususi bir aracın kendine doğru sola, (tanık yönünde sağa) ara sokağa birden dönüş yapmak isteyince motosikletin sol tarafından çarptığını, yaralandıkların,... Beyan etmiştir. ... İhtisas Dairesinin Mahkemeye sunmuş olduğu 02.07.2020 tarihli raporunda, otomobil sürücüsü ...'in bölünmüş yolda düz seyreden motosiklete ilk geçiş hakkını vermemekle %100 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'nin ise olay mahalli kavşakta trafik nedeniyle duruşa geçerek akabinde tekrar hareketlenerek kavşağa girdiği sırada meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir. Yukarıda özetlenen tespit ve ifadelerle dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelere göre; olayın, bölünmüş yol üzerinden seyirle gelerek dörtlü kavşakta solundaki kavşak koluna dönüş yapan otomobil sürücüsünün karşı yönden seyirle gelerek trafik nedeniyle kavşak girişinde durarak trafik hareketlendiğinde kavşak orta alanına giren motosikletin geçişini beklemeyip ön kısımları ile motosikletin sol yan kısmına çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Buna göre; Davalı şirkete sigortalı otomobilin dava dışı sürücüsü ..., kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak dikkatli davranması, kavşağa geldiğinde durarak karşı yönden kavşağa girerek düz seyreden motosikletin geçişini tamamlamasını beklemesi gerekirken, aksine davranışla sebebiyet verdiği olayda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/a (Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar.), 53/b-5 (Dönüş sırasında, karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye zorunludurlar.) ve 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,) maddelerini ihlâlle olayda tamamen kusurlu bulunmaktadır. Davacı sürücü ... ise, kavşağa yaklaştığında trafik nedeniyle yavaşladığı, öndeki araçların manevralarını tamamlamalarını bekleyerek kavşağa giriş yaptığı anlaşılmış olup, kavşağa yaklaşırken aracın hızının yüksek olmasından bahsedilemeyeceği değerlendirilerek, karışmış olduğu olayda kural ihlali görülmediğinden kusursuz bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Dairesinin düzenlemiş olduğu 02.07.2020 tarihli rapordaki görüş ve kanaate heyetimizce de iştirak edilmiştir. Ancak, motosiklet sürücüsünün kavşağa girdiğinde hızının yüksek olduğu yönünde herhangi bir tespit ve bulgu bulunmadığından tutanağı düzenleyen görevlilerin görüş ve kanaatine heyetimizce iştirak edilememiştir." denildiği görülmüştür.
İstanbul Adli Tıptan aldırılan raporda "...18/03/1992 doğumlu, ... oğlu ...’nin 09/08/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması ile ilgili olarak; Olay tarihli tıbbi kayıtlar ve kurulumuzda yapılan muayenesindeki bulgulara göre skar izinin sol ayak bileğinde oluştuğu Motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu, kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça 09/08/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle, daimi iş gücü kaybı tazminatı talep edilmiş, davalıca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup;
Davalıya ZMMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in olay yeri kavşağa gelip sola dönüş yapmak istediğinde; dikkatli olması, kavşağı etkin bir şekilde kontrol etmesi ve kural gereği, bölünmüş yolda düz seyretmek isteyen davacı idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsizce sola dönüş yapmak üzere kavşağa giriş yapması sonucu aracının sağ ön kısımları ile , davacı idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarına çarpması neticesi meydana gelen kazada %100 kusurlu bulunduğu,davacı sürücü ...'nin kazada kusurunun bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle sol ayak bileğinde skar izi oluşacak, vücut engellilik oranı %7,8 olacak şekilde malul kaldığı, davacının maluliyeti ve kusur ile orantılı olarak 73.320,18 TL 'e daimi iş gücü kaybı tazminatına hak kazandığı, davacının koruyucu tertibat kullanmaması ile gerçekleşen maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunun ispat edilemediği, bu kapsamda müterafik kusur indirimi yapılmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporları, adli tıp raporu, maluliyet raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla mahkememizin önceki ilamının davalı tarafça istinaf kanun yoluna götürülmesi, davacı tarafça %20 müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik kabulün hatalı olduğu, bu oranın indirilmemesi gerektiğine ilişkin istinafının katılma yolu ile gerçekleştirilmesi karşısında bu durumun davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu da gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne, 73.320,18-TL'nın temerrüt tarihi olan 05/10/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.008,50-TL harçtan, dava açılışında alınan 44,40-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 270,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 314,40-TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 4.694,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40-TL peşin harç, 270,00-TL ıslah harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 137,00-TL tebligat ücreti, 5.250,00-TL bilirkişi ücreti, 796,35-TL diğer giderler olmak üzere toplam 6.542,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
...