T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/371 Esas
KARAR NO: 2023/858
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ... (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ... (T.C Kimlik No: ...)
...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 13/02/2020
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Şirket Ortağının Ayni Sermaye Koyması Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI VEKİLİ ... MAHKEMESİNE SUNDUĞU DAVA DİLEKÇESİNDE; Müvekkilin ortağı bulunduğu ... İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti 'e ait olan .... parselde bulunan taşınmaz 12.02.2020 tarihinde davalı ...'a muvazaalı olarak devredilmiş olup söz konusu satışın iptali gerekmektedir. Şöyle ki ;Müvekkil ile Davalı ..., merkezi .... olan ... İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti 'nin %50 - % 50 ortaklarıdır. İlgili şirketin temsilcisi Davalı ... olup şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle şirket müdürlüğünden azli amacıyla ....E sayılı dosyasında tedbir talepli dava açılmış tedbir talebi reddedilmiş davalı ... şirketin tek malvarlığı olan ... parselde bulunan taşınmaz 12.02.2020 tarihinde davalı ...'a muvazaalı olarak yalnızca 140.000TL bedelle satış göstererek devretmiştir. Öncelikli olarak şirketin tek taşınmazı olan ... parselde bulunan taşınmaz 21.725M2'lik bir alana sahip olup taşınmazın üzerine yaklaşık 1000 m2 kapalı alana sahip bir hayvan üretim ve yetiştirme tesisi yapmaya karar vermiştir. İlgili proje hazırlanmış, gerekli gerekli izinler alınmış ve imal aşamasına geçildiğini, zemini ve duvarlarının yapıldığını ilgili imalatın %70 bitirildiğini, İlgili taşınmazın arsa bedeli yaklaşık 400.000TL olduğunu, Davalı .... E sayılı dosyasında vermiş olduğu cevap dilekçesinde söz konusu imalatın 250.000-300.000TL tuttuğunu da kabul etmesine rağmen 140.000TL bedel ile satış göstererek arasındaki organik bağı tam olarak bilmedikleri Davalı ...' a devrettiğini, satışın ... tarafından vekaletname ile ...'a tarafından muvazaalı olarak satış gösterildiğini, şirket yöneticisi davalı ...'ın şirketin tek malvarlığı olan ... parselde bulunan taşınmazı ortaklar genel kurul kararı olmadan devrettiğini muvazaalı olarak gerçekleşen devrin iptali ile ilgili taşınmazın yeniden müvekkilinin ortağı olduğu ... İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti 'ye tescilini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ ... MAHKEMESİNE SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİ İLE; davacının da ortağı bulunduğu ... İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti 'ne ne ait olan ... parselde bulunan taşınmazın 12.02.2020 tarihinde ...’ a muvazaalı olarak devredilmiş olması iddiası ile, söz konusu satışın iptali talebi ile ikame edildiğini, davanın ... İth. İhr. San ve Tic Ltd Şti ’ne karşı ikame edilmesi gerekirken, müvekkilininin davalı gösterilmesinin hatalı olduğunu, Muvazaa iddiasının afaki olduğunu ve muvazaaya konu olacak hiçbir işlem söz konusu olmadığını, Satış bedelinin düşük olduğuna ilişkin iddianın doğru olmadığının da değer tespiti yapılarak saptanabileceğini, şirketin 19.11.2018 tarihinde tescil ve 22 Kasım 2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunan 15.11.2018 tarih ve 1 sayılı Genel Kurulu kararı ile ...'ın müdür olarak seçildiğini, şirket müdürünün kanunla veya şirket sözleşmesiyle genel kurula bırakılmamış bulunan ve işletme konusunu gerçekleştirmeye yönelik yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili olduğunu, uyuşmazlık konusu işlemi gerçekleştirmenin şirket müdürünün yetkisi dahilinde bulunduğunu, şirket sözleşmesinde genel kurula bırakılmış herhangi bir özel yetki bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ ... MAHKEMESİNE SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİ İLE; Öncelikle açılan dava hukuka aykırı olduğunu , davayı kabul etmediklerini, husumet itirazlarının bulunduğunu taşınmaz devir işleminin şirket tarafından yapıldığını, davanın müvekkiline değil üzerinden işlem yapılan şirket olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, limited şirket müdürü tarafından şirketin tek taşınmazının genel kurul kararı olmaksızın satılması nedeniyle tapu kaydının iptali, taşınmazın limited şirket adına tescili istemine ilişkindir.
... Mahkemesinin ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) davanın kabulü ile ... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adın olan tapu kaydının iptali ile ... İnş. ... San. Ltd. Şti adına tesciline dair verdiği karar davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine ... Dairesinin 09.03.2021 tarih ... sayılı kararı ile " dava konusu taşınmazın eski maliki olan ve adına tescili talep edilen ... İth. İhr. San ve Tic Ltd. Şti.'nin sicil adresinin ... olduğu, davacı ve davalı ...'ın ... İth. İhr. San ve Tic Ltd. Şti.'nin hissedarları olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta uyuşmazlık, taşınmazın aynına ilişkin olsa da uyuşmazlığın bir özel hukuk tüzel kişisi ortakları arasında bulunması nedeniyle HMK'nun 14/2. maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, ... İth. İhr. San ve Tic Ltd. Şti.'nin şirket merkezinin ... Mahkemesinin yargı alanında bulunduğu, kesin yetkinin dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği gözetilerek kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği " gereğine değinilerek kaldırılmış ve dosya kesin yetkili ... Mahkemesine tevzi edilmek üzere ... Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık şirket ortağı ve şirket müdürü olan davalı ... 'ın şirket adına kayıtlı dava konusu taşınmazı genel kurul kararı olmadan satıp satamayacağı, satışın muvazaalı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davacı ve davalı ... 'ın ... İnş. ... San. Ltd. Şti. 'nin hissedarı olduğu, ... 'ın şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu ve şirket adına kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazın 12.02.2020 tarihinde Şirket müdürü ... tarafından 140.000,00TL bedelle davalı ... 'a satıldığı anlaşılmıştır.
... mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle: taşınmazın köy yerleşim alanına yakın ancak yerleşim alanı dışında tarla vasfında oluğu, keşif tarihi itibarıyla üzerinde ağıl yapısına ait olduğu düşünülen temel ve duvar kalıntılarının bulunduğu, taşınmazın satım tarihi olan 12.02.2020 tarihi itibarıyla değerinin 195.531,21TL olduğu bildirilmiştir.
Şirketin ana sözleşmesinde “Amaç ve Konu" başlığını taşıyan kısmında, her türlü emlak alım satım işi şirketin faaliyetleri arasında sayılmıştır.
TTK 'nun 625. Maddesi gereğince " Müdürler, kanunların ve Şirket Sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidir." Şirket ana sözleşmesinde şirketin faaliyet alanı içinde her türlü emlak alım satımı sayılmış olup satışa konu taşınmazın şirket ana merkezinde bulunmadığı gibi şirket tarafından da bizzat kullanılmayan tarla vasfında taşınmaz olup davalı şirket müdürünün ana sözleşmede belirlenen faaliyet konuları ile ilgili olarak işlem yapması mümkün olduğundan genel kurul kararı olmaksızın taşınmazı satabileceği bu nedenle yetkilerini aşmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin muvazaa iddiasına gelince ; Bilindiği üzere muvazaa, pozitif hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18.) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınacağı, şeklinde düzenlenmiştir.
Düzenlemeye göre muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları, şeklinde tanımlanabilecektir.
Muvazaa daha çok sözleşmenin yorumuyla ilgili olduğundan, öğreti ve uygulamada kapsamlı olarak incelenerek ve belirli kurallara bağlandığı, gerek öğretide ve gerekse uygulamada muvazaa, mutlak ve nispi muvazaa olarak iki gruba ayrıldığı; mutlak muvazaada, taraflar herhangi bir hukukî işlem yapmayı (oluşturmayı) istemeyecekleri, yalnız görünüşte bir hukukî işlem için gerekli irade açıklamasında bulunacakları; nispi muvazaada ise, tarafların gerçekten belli bir hukukî işlem yapmak isteyecekleri, ancak onu saklamak amacıyla, bir başka hukukî işlemin kurulduğu görüşünü yaratmak üzere irade açıklamasında bulunacaklardır.
Buna göre tarafların ister yalnız bir görünüş yaratmayı, ister ikinci bir gizli işlem yapmayı arzu etmiş olsunlar, görünüşteki (zahiri) işlem tarafların gerçek iradelerine uymadığından, ilke olarak herhangi bir sonuç doğurmayacağı, muvazaada görünüşteki işlemin her türlü hukuki sonuçtan yoksun olmasının, tarafların ortak iradelerinin bu yolda olmasından kaynaklanmaktadır. Somut olayda ise taşınmaz davalı şirket müdürü tarafından davalı ... 'a 140.000,00TL bedelle satılmıştır. Satış tarihi itibarıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmazın değerinin 195.531,21TL olduğu bildirilmiştir. Bu durumda taşınmaz değerinin çok altında bir fiyatla satılmadığı gibi ,satış işleminin muvazaalı olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 54,40TL ile yargılama sırasında yatırılan 3.285,00TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 3.069,55TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar tarafına verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ..., Davalı ... vekili Av ... ve davalı ... vekili Av ... ...'nın yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023
Katip ...
E İmza
Hakim ...
E İmza