T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/516 Esas - 2025/631
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/516 Esas
KARAR NO : 2025/631
...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine,.... sayılı dosyası başlatılan icra takibinin davalılar vekilinin itiraz etmesi üzerine durduğunu, davalıların takibe itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların ikametgahları... da olduğundan yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların, müvekkili şirketin halen ortağı olduklarını, 2019 yılına kadar da müdür sıfatı ile şirketi yönettiklerini, işbu davaya konu edilen alacak talebinin de, ilgililerin müdür iken vermiş oldukları zararlara yönelik olduğunu, şirketin 14.12.2019 tarihinde yapılan Genel Kurulunda şirketin geçmiş dönem hesaplarının... veya bağımsız bir denetim şirketine incelettirilmesi için Müdürler Kuruluna yetki veriliğini, Müdürler Kurulu tarafından şirketin hesaplarının ...’ne incelettirildiğini ve hazırlanan raporun 2021 yılı Eylül ayında yapılan Genel Kurula sunulduğunu, raporun genel kurulda tüm oybirliğiyle kabul edildiğini, bu rapor ile zarar ve amillerinin tespit edildiğini, 2.9.2021 tarihli genel kurulda gereğinin yapılması hususunda müdürlerin yetkilendirildiğini, davalıların şirketten usulsüz şekilde para aldıkları, aldıkları bu paraları şirkete iade etmedikleri ve bu surette şirketin zararına zenginleştiklerinin tespit edildiğini, her ne kadar şirket kayıtlarında sadece davalı ... borçlu gibi kayıt atılmış ise de buna göz yuman, dönemin müdürü olan davalı ... da aynı borçtan sorumlu olduğunu, davalıların (kendi dönemlerinde tuttukları) muavin defter kayıtları ile sabit olan borçlarını müvekkili şirkete halen ödemediklerini, alacağın likit olduğunu, alacaklarının güvence altına alınması için şirket hisselerinin devrini önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/04/2024 tarihli dilekçesinde takibe konu alacağın cari hesap alacağı olduğunu ve borcun dayandığı dönemlerde şirket müdürü olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın temelinin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayandığını, sorumluluk davası açabilmesi için genel kurulda buna ilişkin bir karar alınmış olmasının zorunlu olduğunu, ancak davacının dayandığı genel kurulda bu konuda bir karar alınmadığını, müvekkillerin tam anlamıyla ısmarlama bir şekilde ve talimatla hazırlanan tam tasdik raporunu ve özel amaçlı denetim raporunu kabul etmesinin söz konusu olmadığını, bilirkişi tarafından ticari defterlerin detaylı incelenmesi sonucunda raporların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyeleri zımnen ibra edilmiş olduğundan sorumluluk davası açılamayacağını, ortaklığın YK üyeleri aleyhine sorumluluk (tazminat) davası açabilmesi için, yöneticilerin kusurlu davranışı sonucu fiili bir zararının oluşması gerektiğini, müvekkillerinden Mustafa Eren Dalgıç yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı şirket vekilinin, söz konusu kayıtların sadece müvekkilleri tarafından tutulduğu hususunun gerçekle bağdaşmadığını, müvekkillerinin şirketten usulsüz para aldıkları, aldıkları bu paraları şirkete iade etmedikleri ve bu surette şirketin zararına zenginleştiklerine ilişkin iddiaların doğru olmadığı, müvekkillerinin kusurlu davranışları ile şirketi zarara uğratmadıklarını savunmuş davanın reddine, takipte talep edilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere en yüksek faiziyle kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, limited şirket ortağı ve yöneticisi olan davalıların ortaklar cari hesabında biriken borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verdiği karar ... sayılı kararı ile "6102 sayılı TTK'nun 561. maddesi "Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir." hükmünü içerdiği, anılan hükümde yer alan yetki kuralının seçimlik yetki kuralı niteliğinde olduğu, HMK'nun 14/2. Maddesinin somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığı, mahkemece şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan işbu itirazın iptali davasında HMK'nun 14/2. maddesinin uygulanamayacağı, TTK'nun 561. maddesi uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin seçimlik yetkili mahkeme olduğu, kesin yetkinin söz konusu olmadığı davada mahkemenin yetkili olup olmadığının re'sen gözetilemeyeceği, davalıların cevap dilekçelerinde mahkemenin yetkisine yönelik itirazlarının bulunmadığı, davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanıp, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği" gereğine değinilerek kaldırılmıştır.
...aleyhine borçluların ortak cari hesabında biriken borcu ve bu borca sebebiyet veren müdürlerin tazmin sorumluluğundan kaynaklanan borç miktarı açıklaması ile 14.306.436,91TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlulara örnek 7 ödeme emrinin gönderildiği, borçluları icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlular tarafından İcra Dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de; davalıların ikametgah adreslerinin ... olduğu ve kaldırma kararında da belirtildiği şekilde TTK'nun 561. Maddesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı , İİK'nun 50. Maddesi gereğince " Para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." HMK 6. mad. hükmü gereğince " genel yetkili mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü gereğince....yetkili olduğu anlaşıldığından davalıların ( borçluların ) icra dairesinin yetkisine dair itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarından davacı şirketin 24/01/2011 tarihinde 5 ortaklı limited şirket olarak kurulduğu, kurucu ortaklardan .... devir ederek ortaklıktan ayrıldığı, takip ve dava tarihi itibarıyla ...ın şirketin hissedarı olduğu , 24/08/2019 tarihi itibarıyla yapılan fiili kasa sayımında kasada toplam 5.760,00Tl nin bulunduğuna ve kaydı kasa ile fiili sayımı yapılan kasa arasındaki 1.708.331,29TL farkın ortaklar cari hesabında bulunduğunun tespit edildiğine dair tutanak tutulduğu , davacı şirketin Kasım 2022 tarihi itibarıyla tasfiye kararı aldığı ve Tasfiye Memuru olarak ... seçildiği anlaşılmıştır.
.... soruşturma nolu dosyası getirtilmiştir.
Mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incele sonucu talimatla alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; tasfiye memuru olan .... tarafından şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının fiziki olarak , 01/07/2020 - 31/10/2023 tarihleri arasındaki ticari defter ve kayıtlarının elektronik ortamda (CD) olarak sunulduğu, 01/07/2018-30/06/2020 tarihleri arasındaki ticari defte ve kayıtlarının sunulmadığı , sunulan belgelere göre 01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar kısmında 12.145.175,06 TL alacak göründüğü , takip eden 30.09.2021 tarihinde ise ortaklardan alacaklar kısmına 2.161.261,85 TL eklenmiş olduğu, 01.07.2022 - 31.07.2022 tarihleri arasına ilişkin yevmiye defterinde ise ortaklardan alacaklar kısmında 14.306.436,91 TL alacak göründüğü, davalı ... adına ise herhangi bir kayda rastlanmadığı, söz konusu kayıtlara ilişkin herhangi bir dayanak belge, alacağın kaynağını gösteren bir evrak veya ortakların borçlandırıldığına ilişkin imzalı bir belgeye rastlanmadığı , Şirket yönetimi değiştikten sonra muhasebeciyi de değiştiren yönetime gelen kişiler, neden kaynaklandığı belli olmayan, ortaklardan alacak olarak adlandırdıkları kayıtlar ile dava konusu icra takibini başlattığının tespit edildiği, kasa hesabının ortaklar cari hesabı gibi kullanıldığı, 100 kasa hesabı ile 131 ortaklar alacak hesabının torba hesap gibi kullanıldığı, ödemelerin ve tahsilatların bu hesaplar üzerinden yapıldığı, sadece tek bir orkat için tek bir yıl faiz hesabı yapıldığı, şirketten benzer şekilde para kullanan ... için faiz hesaplaması yapılmadığı, ortaklardan alacak hesabında yer alan 14.306.436,91TL nin belgelerle desteklenmediği sürece reel bir alacak olarak değerlendirilemeyeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan ve bilirkişiler ... tarafından düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporunda özetle; önceki bilirkişi rapor ve ek raporunda 131.01 ... hesabında nihai olarak 14.306.436,91 TL alacak olduğu, bu tutarın ana alacağı oluşturan 12.109.354,60 TL'sinin kaynağını doğrulayan bir belge bulunamadığı, sonrasındaki 35.820,46 TL'lik hatalı bir şekilde bu hesaba aktarıldığı ve 2.161.261,85 TL tutarında adatlandırma hesaplanarak bakiyeye ilave edildiğinin ifade edildiği, muhasebe kayıtlarında yer alan borcun 2019 ve önceki dönemlere ait olduğu, davacının Yeminli Mali Müşavir tarafından hazırlanan " Özel Amaçlı Denetim Raporuna " dayanarak takip başlattığı, denetim raporu incelendiğinde raporda alacaklar ile ilgili her hangi bir açık tespitin yer almadığı, YMM raporunun görüşüldüğü genel kurulda şirketin 2019 ve öncesi döneme ait faaliyetleri oybirliği ile ibra edilmdiği, sonraki 2019-2020 özel hesap dönemine ilişkin faaliyetler ise oybirliği ile ibra edildiği, somut olayda "bilanço onayı" ve "ibra" ile ilgili birtakım belirsizlikler bulunduğu, bilançoya ilişkin karar ile ibra kararı arasındaki ilişki ilgili genel kurul tutanaklarından anlaşılamadığı, gündemin 6., 7. ve 8. maddelerine bakıldığında mali tablo ve raporların okunup müzakere edildiği bilgisinin yer aldığı, 9. maddesinde ise geçmiş faaliyetlerin ibra edilmediği kararının alındığı, gündemin 10., 11. ve 12. maddeleriyle mali tablo ve raporların okunup müzakere edildiği belirtildiği, 13. maddesiyle ise müdürlerin iş ve işlemleri ile müdürler kurulunun ibra edildiğinin anlaşıldığı, genel sorunun bilançonun ve/veya müdürler kurulunun birlikte onaylanıp ibra edilip edilmediği olduğu, bu husus mahkemenin takdirinde olmakla birlikte, gündemde hem bilançoya hem de ibraya yönelik madde varsa, bilançoya ilişkin karar ile ibra kararı arasında "İbra kararı alan genel kurulun kural olarak bilançoyu da onaylamış olması gerekir" şeklinde ilişki kurulması yönünde doktrinde görüş bulunduğu, davalı şirket ortaklarının müdür sıfatıyla yönetimde oldukları dönemde, diğer müdürlerle birlikte, muhasebe belge ve kayıt düzeni kapsamında özen borcunu gerektiği gibi yerine getirmediğinin değerlendirildiği, davalı ortakların alacakların da yer aldığı bilançoyu ilgili genel kurulda onaylayarak ve bu kararlara müteakiben itirazda bulunmayarak alacağın mevcudiyetini kabul etmiş bulunduğu, bu çerçevede, davaya konu uyuşmazlık kapsamında, şirketin 131.01 Ortaklardan Alacaklar hesabında yer alan 14.306.436,91 TL tutarındaki bakiyenin genel kurul tarafından onaylanan bilançoda mevcut kayıt ve belgeler temelinde kabul edilmiş bir alacak olarak yer aldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosyada mevcut özel denetim raporu incelenmiş; raporda şirketin 2015-2016-2017-2018 ve 2019 yıllarına ait ticari kayıtlarının incelendiği, incelemenin kasa hesapları KDV beyannameleri, muhasebe dosyaları , sipariş avansı hesabı , özlük dosyaları, üzerinden yapıldığı , raporda ortaklardan alacaklar hesabına ilişkin bir incelemenin ve tespitin yapıladığı , muhasebe kayıtlarının düzenli olmadığı, idarece vergi incelemesi yapılması halinde kurum acısından sıkıntı teşkil edecek işlemler yapıldığı, belirlemenin yapılmadığı , kayıtlara esas belgelerde eksiklikler olduğu, .... ödemeleri konusunda eksiklikler bulunduğu ve bunun gibi belirlemeler yapılmış olup davalıların davacı şirkete borçlu olduğu konusunda yapılmış bir belirleme bulunmamaktadır.
Davalılar vekili tarafından dosyaya uzman görüşü ibraz edilmiş ve incelenmiştir.
23/08/2019 tarihinde ...davacı şirkete ortak olduğu tarihten sonra ilk Genel Kurul toplantısının 13.12.2019 tarihinde yapıldığı, bu Genel Kurulda şirketin 2012 ile 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak özel denetim raporu alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... özel hesap dönemlerine ilişkin faaliyet raporları , bilanco ve kar - zarar cetvellerinin okunduğu ve müzakere edildiği, 8. Maddesinde sunulan faaliyet raporları, bilanço ile kar ve zarar cetvelleri ve özel amaçlı yönetim raporu ışığında 2012-2013-2014-2015-2016-2017 özel hesap dönemlerine ilişkin faaliyetlerinin ortakların onayına sunulduğu ve oy birliğiyle icra edildiği gündemin 10, 11 ve 12. Maddesinde 01/07/2019-30/06/2020 özel hesap dönemine ilişkin hazırlanan faaliyet raporu, bilanço ve kar zarar defteri ile yeminli mali müşavir şirket tarafından hazırlanan raporun okunduğu ve müzakere edildiği, gündemin 13. Maddesinde 01/07/2019-30/06/2020 özel hesap dönemine ilişkin faaliyetlerin oy birliğiyle ibra edildiği, gündemin 14. Maddesinde şirketi 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ... seçilmelerine oy birliğiyle karar verildiği, gündemin 15/1. Maddesinde... ödenmeyen sermaye taahhüdü ile ilgili oy çokluğuyla karar verildiği, 15/2. Maddesinde şirket ortaklarının şirkete olan cari hesap borçları ile ilgili gerçek ve tüzel kişilerin borçlarına vade farkı tahakkuk ettirilmesine ve yasal yollara başvurulması hususunda müdürler kuruluna yetki verilmesine oy çokluğuyla karar verildiği anlaşılmış olup Genel Kurulda sorumluluk davası açılmasına ilişkin karar alınmamış, 15.2 gündem maddesinde şirket ortaklarının şirkete olan cari hesap borçlarına ilişkin olarak vade farkı tahakkuk ettirilmesi ve yasal yollara baş vurulmazı için müdürler kuruluna yetki verilmiştir.
Anlaşıldığı üzere genel kurulda şirket ortakları olana davacıların şirkete olan carı hesap borçlarının miktarı ile ilgili bir belirleme yapılmadığı gibi genel kurulda müzakere edilen özel denetim raporunda da bu hususta bir belirleme bulunmamaktadır. Bu nedenle bilirkişiler....tarafından düzenlenen bilirkişi rapor ve ek raporda bilirkişilerin şirketin 131.01 Ortaklardan Alacaklar hesabında yer alan 14.306.436,91 TL tutarındaki bakiyenin genel kurul tarafından onaylanan bilançoda mevcut kayıt ve belgeler temelinde kabul edilmiş bir alacak olarak yer aldığı görüş ve kanaatine katılınmamıştır.
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre 01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar kısmında şirketin davalı ....tan 12.145.175,06 TL alacaklı olduğunun göründüğü , takip eden 30.09.2021 tarihinde ise ortaklardan alacaklar kısmına 2.161.261,85 TL eklendiği, 01.07.2022 - 31.07.2022 tarihleri arasına ilişkin yevmiye defterinde ise ortaklardan alacaklar kısmında şirketin davalı ... 'tan 14.306.436,91 TL alacak göründüğü , bu miktarın takibe konu alacak miktarı olduğu, şirketin davalı ....alacaklı olduğuna dair bir kaydın bulunmadığı , 01.07.2021 açılışında kayıt edilen alacak miktarının dayanağı her hangi bir belge bulunmadığı , bu alacağın hangi yıllardan geldiğinin ve hangi yıllarda davalı .... şirkete ne kadar borçlandığına dair her hangi bir kaydında mevcut olmadığı , alacağın kaynağını gösterir her hangi bir belge ve kayıt bulunmadığı , her ne kadar o tarihlerde davalılar şirketin ortağı ve temsile yetkili yöneticisi iselerde; davanın, şirket yöneticilerinin şirkete olan borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, şirket yöneticilerinin zararının bu dosyada tartışılamayacağı gibi Genel kurulda şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açılmasına ilişkin bir karar da alınmadığı , BK 147/4 . Maddesi gereğince Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olup 01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar hesabına kayıt edilen davalı .... olan 12.145.175,06 TL alacağı da hangi tarihlerden geldiği , hangi tarihte hangi alacak miktarının oluştuğu tespit edilemediğinden alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının da tespitinin mümkün olmadığı , davacı tarafından davalı ... alacağının ispat edilemediği, davacı şirketin kendi defter ve kayıtlarına göre de davalı ....'tan alacaklı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40TL harçtan dava açılırken alınan 172.786,00TL'den mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 172.170,60TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 2.100,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 778.127,74TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar tarafına verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333 maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025
....