T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/570 Esas - 2025/373
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/570 Esas
KARAR NO : 2025/373 Karar
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI :....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, delme patlatma işi yapan iş makinelerine sahiptir. İnşaat, yol yapım ve enerji santrallerinin yapımı için işveren firmaların delme-patlatma işlerini yaptığını, müvekkili ile davalı arasında 2020 yılından itibaren süre gelen ticari ilişkinin bulunduğunu, davalının müvekkiline dönem dönem ödemeler yaptığını ancak cari hesap kayıtlarında 273.235,94-TL bakiye alacağı kaldığını, müvekkilinin kesilen faturaların tamamı ödediğini ödenen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu, kalan alacağın tahsili için yapılan ihtarlara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını bu nedenle müvekkili tarafından .... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, dava konusu alacağın, fatura alacağı olduğunu miktarı belli olduğunu, borcun muaccel olması sebebiyle .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusunun Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava konusunun itirazın iptali olduğu ve kısmi açılamayacağını, müvekkil ile davacı arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin olmadığını, haksız açılan davanın reddi ile itirazın kabulü ile takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden delme, patlatma yapım işi bedeline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
....esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi ...'ın raporunda özetle; Davalı şirketin defter kayıtları inlenmiş olup, davalı şirkete 132.553,60-TL borçlu olduğu tespit edildiği, yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Bilirkişi ...'ın raporunda özetle; Davacı ... Şirketi'nin davalı ... A.Ş'den 243.195,95-TL alacağın olduğu tespit edildiği, yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Davacı vekilinin 05/03/2025 tarihli ıslah dilekçesini özetle; Davayı ıslah ederek itirazın iptaline ve takibin 243.195,95-TL üzerinde devamına ve haksız olarak itiraz edilen asıl alacak ve işlemiş faizler dahil olmak üzere takibin tümü üzerinden %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına davalıdan tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Eldeki dava .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmi iptaline ilişkin olduğu, kısmi olarak 50.000,00-TL üzerinden açıldığı, ıslah edildiği ancak ıslah tarihi dikkate alındığında 1 yıllık itirazın iptali davası açmaktaki hakdüşürücü sürenin geçtiği, 1 yıllık dava açma süresinin re'sen dikkate alınacağı anlaşılmakla ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde;Fatura alacağına ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, kısmi davanın yasal süresinde açıldığı, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraf ticari defterlerinin incelenmesinde her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtların bir fatura dışında birbirini doğruladığı, fatura tanzim tarihi itibariyle e faturanın ba formuna davalı tarafça girilmesi gerektiği, e faturanın davalıya gönderildiği ve itiraz edilmediği, ticari ilişkinin de devam ettiği alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla 50.000-TL yönünden davanın kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1 yıllık dava açma süresinin re'sen dikkate alınacağı anlaşılmakla ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 50.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,
Kabul edilen miktarın %20'si olan 10.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 3.300,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.569,85 TL harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 154,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.478,54 TL'sinin davacıdan; 641,46 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı, 125,00 TL tebligat ücreti, 5.700,00 TL bilirkişi ücreti, 15,00 TL diğer giderler toplamı 6.109,85 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.256,16 TL'si ile iade sonrası kalan 3.415,50 TL harç toplamından oluşan 4.671,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.911,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır