T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/644 Esas - 2024/221
TÜRK MİLLETİ ADINA YAGRILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/644 Esas
KARAR NO : 2024/221
HAKİM : ..
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/09/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
KAR.YAZ.TAR. : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... 25/06/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde ki ... plakalı araç ile .... İstikametine ... Bulvarı üzerinde seyrettiği sıra da .... karşısında ki ışıklı kavşağa geldiği esna da direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, kaza sonucunda yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araç içerisinde mevcut yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın kaza tarihin kapsayan ZMSS poliçesinin davalı tarafından yapıldığını, daha önce .... Esas sayılı dosyasında tazminat alacakları nedeni ile dava açtıklarını, talep miktarlarını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak artırdıklarını, daha sonra alınan ek rapor ile tazminat miktarının daha yüksek olduğu ortaya çıktığını, ek rapor doğrultusunda artırmış olduğumuz talebimizi bir kezde ıslah ederek 2. Kez artırdıklarını, ancak mahkemenin davanın belirsiz alacak olarak açılmadığı belirtilerek ilk artırımları ıslah olarak kabul edildiğini, dolayısıyla daha düşük artırım olan miktar üzerinden karar verildiğini, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, bu hak kaybının giderilmesi için sigorta şirketine müracaat edilmiş ancak herhangi bir dönüş sağlanamadığını, bu nedenle müvekkilinin hak kaybına uğramaması için güncel verilerde dikkate alınarak hesaplanacak bakiye tazminat alacağının tahsiline ilişkin işbu davayı açtıklarını, bakiye sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın ilk müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dileçesi ile "... Dosyaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 27/04/2016-2017 yılları arasında ZMSS ile teminat altına alındığını, kabul manasına gelmemek üzere iş bu davanın ikinci kez ıslah yasağı nedeniyle kabul edilmeyen tutar için açıldığı ve ek dava olduğu belirtilmesine rağmen belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına kesinlikle itiraz ettiklerini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihinin 25/06/2016 olup maluliyet raporunun ... kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın .... gönderilmesi gerektiğini, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret kabul görmeyecekse yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
... sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacısının davacımız, davalısının davalımız ,dava konusunun maddi tazminat olduğu, mahkemenin 25/06/2021 tarihli kararı ile "...Davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ve dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonette yolcu konumunda bulunan davacının, meydana gelen tek taraflı kazada yaralandığı ve vücut genel çalışma gücünü % 23 oranında kaybettiği, 9 ay süre ile iş göremez kaldığı ve 3 ay süre ile bakıcı ihtiyacı bulunduğu hususunun Adli Tıp raporu ile tespit edildiği, mahkememizce aldırılan ve dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan 10.003,43 TL, sigorta şirketince yapılan ödeme güncellenerek indirimin sağlanmasından sonra sürekli iş göremezlikten kaynaklanan bakiye 190.258,76 TL ve bakıcı gideri 4.941,00 TL zararının hesaplandığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesinde; tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun’da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya, 81.453,00 TL ödeme yapılmış olup, taraflar arasında 16/03/2017 tarihli ibraname düzenlenmiştir. Davacı taraf yapılan ödemeyi alarak ibraname imzalamış olsa da 05/05/2017 tarihinde ve iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davayı açarak ibraname ile ödenen rakamın yetersiz olduğuna dair iradesini ortaya koyduğu kanaatine varılmış; buna göre aktüer bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödeme güncellenerek hesaplanan tutardan mahsup edilmesi suretiyle hesaplanan tutar üzerinden davacının talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat talep etmiş, 01/02/2021 tarihli dilekçesi ile talebi toplam 140.830,44 TL'ye yükseltmiştir. Bilahare 28/05/2021 tarihli dilekçesi ile; 01/02/2021 tarihli dilekçe ile HMK'nun 107. maddesi uyarınca talep arttırımında bulunduklarını, bu kez taleplerini ıslah ettiklerini belirterek 205.203,19 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Ancak dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tazminat talep edilmiş olup, açıkça HMK.nın 107. maddesine dayanılarak açılan belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmediği, buna göre davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiği ve kısmi davada HMK'nun 176/2. maddesi gereğince tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinin düzenlenmesi nedeniyle davacı vekilinin ikinci ıslah dilekçesi ile arttırdığı miktar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Öte yandan davalı cevap dilekçesi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, Mahkememizce yapılan değerlendirmede davacı vekilinin müvekkilin araç sürücüsü ile arkadaş olduklarını ve kaza sırasında sürücüye yol arkadaşlığı yaptığına dair 01/03/20121 tarihli dilekçesi gözetildiğinde, davacının ücretsiz olarak bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşınmakta olduğu, dolayısıyla hatır taşıması koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla hükmedilen tazminattan % 20 oranında indirim yapılmış, takdiri indirim nedeni olduğu gözetilerek hatır taşıması indirimi nedeniyle davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davacı tarafından davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketi tarafından 22.03.2017 tarihinde davacı tarafa kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihi olan 22.03.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, kazaya neden olan sigortalı aracın kamyonet olması nedeni ile avans faizi işletilmesi gerektiği kanaatine varılarak.. Davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 112.664,35 TL'nin temerrüt tarihi 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verildiği, dosyada mevcut 11/09/2019 tarihli ... raporunda "... 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu,İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." denildiği, 04/01/2021 tarihli aktüer raporda "...Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 10.003,43 TL, Sigorta şirketi ödemesinin güncellenerek indiriminin sağlanmasından sonra sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye tazminat alacağının 125.886,01 TL, Bakıcı gideri alacağının ise 4.941,00 TL olduğu, Sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarihten 22.03.2017 (temerrüde düştüğü) itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği Kaza tarihinde (2016 yılı) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 310.000,00 TL olduğu," denildiği, 26/04/2021 tarihli ek raporda "...Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 10.003,43 TL, Sigorta şirketi ödemesinin güncellenerek indiriminin sağlanmasından sonra sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 190.258,76 TL, Bakıcı gideri tutarının ise 4.941,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan 19.01.2020 tarihli dilekçede iddia edilen bakiye poliçe limitine ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarihten 22.03.2017 (temerrüde düştüğü) itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği Kaza tarihinde (2016 yılı) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 310.000,00 TL olduğu," denildiği görülmüştür.
.... sayılı ilamının taraflarca istinafı üzerine ... Dairesinin 07/06/2023 tarih .... sayılı ilamı ile ".... Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna yönelik bir açıklaması bulunmadığından "fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla" açılan davanın kısmi dava mahiyetinde olması, davacının dava dilekçesini bir kez ıslah etmiş olmasına göre, HMK'nın 176/2 maddesi gereğince ikinci kez ıslah etme hakkı bulunmadığından ilk ıslah dilekçesi çerçevesinde davacının talepleri değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece bu şekilde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Hatır taşıması konusuna gelince, öğretide hatır taşıması konusunda bir kavram birliği olmadığı gözlemlenmekte, ancak "hatır için ücretsiz taşıma" ve "aracı hatır için ücretsiz kullandırma" tamlamalarının benimsendiği görülmektedir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse ... içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödemede indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim, tazminattan mutlaka belli bir oranda indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.(... Dairesinin 11/03/2022 tarih ve: ... sayılı ilamı) Yukarıda belirtildiği üzere, taşıma ücret karşılığında yapılır ve ücret içermeyen taşımalar hatır taşıması olarak adlandırılır. (.... 24.06.2021 tarih ve ... sayılı ilamı). Yerleşik ... İçtihatları uyarınca dolmuş taksi cinsi araç dışındaki özel araç taşımaları ücretsiz taşımaya, ücretsiz taşıma da, hatır taşımasına karine teşkil etmekte olup, aksini ispat iddia eden davacıya aittir. (... Dairesinin 24/06/2021 tarih ve ... sayılı ilamı). Somut olayda, hatır taşımasının gerçekleştiği anlaşılmakla bu yöndeki mahkeme kabulü yerindedir. Bakıcı ücreti konusunda da, davacı hastanede yatsa dahi, bakıcıya ihtiyacı belirlenen dönem için bakıcı giderine hükmedilmesi yerindedir. (....Dairesinin 27.11.2018 tarih ve ... sayılı ilamı) ... hesabına gelince, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde; "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyi niyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Somut olayda ise, davalı sigorta şirketi tarafından diğer zarar görenler tarafından dava açıldığı ya da bu kişilere haricen ödeme yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden ... hesabı yapılmasına gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir. Geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin istinaf sebeplerine ilişkin olarak, davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümleri gereğince belirlenmesi gerekir. 6098 Sayılı TBK'nın 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının bu kapsamda olması, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları 2918 sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı geçici iş göremezlik tazminatını davalı sigorta şirketinden talep edebilir. Genel Şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi giderlerinden olmayıp, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin her hangi bir düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri bu yasa kapsamı içerisinde bulunmadığından (..... 24.12.2019 tarihli, .... sayılı, 01.04.2013 tarihli ilamı vb) davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığına ilişkin istinaf sebebi doğru görülmemiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, açılan davanın kısmi dava mahiyetinde olması, davacının dava dilekçesini bir kez ıslah edebilmesine, HMK'nın 176/2 maddesi gereğince ikinci kez ıslah etme hakkı bulunmadığından ilk ıslah dilekçesi çerçevesinde değerlendirme yapılması yerinde ise de, davacının ikinci ıslahı kabul edilmediğine ve mahkemece davacının ilk ıslah dilekçesindeki talebi haklı bulunduğuna göre davanın tam kabulüne karar verildiğinin açıklanması ve buna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği açıklanarak yargılama giderlerinin taraflar arasında bölüştürülmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur. (... Dairesinin 28/06/2021 tarih ve .... sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle,... I-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353-1/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; ... Mahkemesi tarafından verilen 25/06/2021 tarih, ... sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, Buna göre; 1-Davanın kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 112.664,35 TL'nin temerrüt tarihi 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile talebini 64.372,75 TL sına yükselttiği görülmüştür.
GEREKÇE
Davacı tarafça .... Mahkemesi tarafından verilen 25/06/2021 tarih, .... sayılı ve ... Dairesinin 07/06/2023 tarih ... sayılı ilamları uyarınca belirlenen, davanın kısmi dava olarak kabulü ve ikinci Islah yasağı nedeniyle hüküm altına alınamayan daimi iş gücü kaybı tutarın davalıdan tahsili, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davacıya ZMSS sigortalı dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın 25/06/2016 tarihli tek taraflı kazası sonucunda yolcu konumunda bulunan davacının, vücut genel çalışma gücünden % 23 oranında kaybedecek, 9 ay süre ile iş göremez halde kalacak ,3 ay başkasının bakımına muhtaç olacak derecede yaralandığı, davalı sigortaca dava öncesinde yapılan ödemenin güncel değerinin düşülmesi halinde 26/04/2021 tarihli ek rapor uyarınca davacının geçici iş göremezlik zararının 10.003,43 TL, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan zararının 190.258,76 TL, bakım gideri zararının 4.941,00 TLı olduğu, ... sayılı dosyasının kısmi dava olarak açılması,kısmi davada bir kez ıslah yapılmasının mümkün olması nedeniyle .... Mahkemesi tarafından verilen 25/06/2021 tarih, .... sayılı ve kesinleşen .... Dairesinin 07/06/2023 tarih ... sayılı ilamları uyarınca davacının hatır taşıması indirimi yapılması halinde karşılanmayan zararının (190.258,76x80/100= 157.207,00 TL) 157.207,00 TL ı olduğu, hatır taşıması indirimi de yapılmak sureti ile daimi iş göremezlik zararının 100.708,80 TL sinin hüküm altına alındığı, davacının karşılanmayan davamıza konu bakiye daimi iş göremezlik zararının , 51.498,20-TL ı olduğu, ... Mahkemesinin 25/06/2021 tarih,... sayılı,... Dairesinin 07/06/2023 tarih ... sayılı ilamları, Adli tıp raporu, aktüer rapor ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla, TCK 85/1, 68. Maddeleri uyarınca kazada uzamış zaman aşımı davalının yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazı yönünden ,hatır taşıması nedeniyle yapılan indirim nedeniyle yargılama giderinden davacının sorumlu tutulamayacağı gözetilerek kısa kararda davacının daimi iş göremezlik zararının 51.498,20 TL olmasına rağmen 58.498,20 TL yazılmış olduğu anlaşılmakla HMK 304 m gereği maddi hata düzeltilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 51.498,20-TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 22/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.996,01-TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 221,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 490,85-TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 3.505,16-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85-TL başvurma harcı, 20,00-TL tebligat ücreti, 120,00-TL posta gideri, 1,75-TL diğer giderler toplamı 411,60-TL'i ile dava açılışında alınan 269,85-TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 221,00-TL ıslah harcı toplamından oluşan 902,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hatır taşıması indirimi uygulanması nedeniyle davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.