T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/655 Esas
KARAR NO : 2024/833
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ... -...
Av. ... - ...
DAVALI : ...
...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... -...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KAR.YAZ.TAR. : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " ... Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu dava dışı alkollü sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 04/04/2020 tarihinde dava dışı ... plakalı araca çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirket tarafından ZMMS kapsamında 47.909,07-TL tutarında tazminat ödendiğini, karayolları motorlu araçlar B.4.c maddesi uyarınca yapılan ödemelerin sigortalıdan rücuen tazmini amacıyla öncelikle rücu mektubu gönderildiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, akabinde müvekkili adına sulh yoluyla çözülebilmesi için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu sonucun anlaşamama olduğunu, sürücünün alkollü olması nedeniyle ...esas sayılı dosyasında bulunan itirazın iptaline, takibin 47.909,07-TL asıl alacak ve 4.705,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.614,88-TL üzerinden devamına, ...sayılı dosyasında sulh olunarak 404.180,53-TL ödeme yapıldığını alkol sebebiyle kusur nispetinde rücu hakları bulunduğundan ... esas sayılı dosyada bulunan itirazın iptalini, takibin 404.180,53-TL asıl alacak ve 2.092,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 406.273,41-TL üzerinden devamına, davalı yanın her icra dosyası için ayrı ayır %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, ..." talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "... Davanın haksız olarak açıldığı nedeniyle reddinin gerektiğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın müvekkiline rücu hakkının bulunmadığını, kazanın alkol sebebiyle meydana gelmediğini, bunun ... dosyasında alınan bilirkişi raporuyla da kanıtlandığını, kazanın alkol sebebiyle meydana gelmediğini ve hasarın teminat kapsamında olduğu hususunun kesin hüküm ile kesinleştiğini, davacı tarafın rücu talebinin yersiz ve fahiş olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün %75 kusuru oranında ödeme yaptığını ancak bunun tamamen yanlış olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın tümüyle reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER: ... esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlusunun davalımız ve ... ,takip konusunun malik ve sürücüsü olunan ... plakalı aracın 04/04/2020 tarihli kazası nedeni ile yapılan 404.180,53 TL asıl alacak,2.092,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 406.273,41 TL nin sürücünün alkollü olması sebebiyle rücuen tahsili olduğu, davalı,itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
... esas sayılı dosyasın tetkikinde takip alacaklısının davacımız, takip borçlusunun davalımız ve ... ,takip konusunun malik ve sürücüsü olunan ... plakalı aracın 04/04/2020 tarihli kazası nedeni ile ... plakalı aracın hasar görmesi nedeniyle yapılan 11.950,00-TL asıl alacak, 2.719,69-TL işlemiş faiz, ...'ın maluliyeti için yapılan 35.959,07-TL asıl alacak 1.986,12-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 52.614,88-TL sürücünün alkollü olması sebebiyle rücuen tahsili olduğu, davalı,itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Davacıdan davalıya ait ... plakalı araca ait ... numaralı poliçe suretinin hasar dosya suretinin ödeme belge suretlerinin getirtildiği görülmüştür.
... sayılı dosya sureti getirtilmiş davacısının ..., davalıların ... ve .... Ltd. Şti dava konusunun tazminat ihbar olunanın ... olduğu mahkemenin 09/11/2023 tarihli kararı ile ''...Somut olayda; 04.04.2020 günü saat 00.30 sıralarında davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... merkez istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken olay mahalli ....Cadde Kavşağına geldiğinde kavşağa giriş yapmak üzere sola doğru manevra yaptığı sırada aracının sol arka köşe ve yan kısmına kendisiyle aynı istikamette gerisinden gelen davalı şirkete ait, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısmı ile çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, kendisiyle aynı istikamette önünde seyir halinde olan davacı idaresindeki araçla arasında güvenli ve yeterli takip mesafesi bırakmadığı, davacının kavşağa giriş yapmak üzere sola manevra yapması karşısında araca dikkatsizce sol arka ve yan kısmından dikkatsizce çarpması nedeniyle olayda asli kusurlu olduğu, davalı ...'nin TBK 49. Maddesi gereği, davalı şirketin KTK 85/I. Maddesi gereği oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Bedensel bütünlüğünün zedelenmesi nedeni ile zarara uğrayan kimse Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Tüm dosya kapsamı, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hukuka aykırılığın meydana geliş şekli, davacının duyduğu elem ve üzüntünün derecesi, tazminat miktarının, manevi tazminat talep edenin zenginleşmesine sebebiyet vermeyeceği gibi, tazminat ödeyecek kişinin de fakirleşmesine sebebiyet vermeyecek ve manevi tazminat istenilmesini cazip hale getirmeyecek nitelikte olması gerektiği hususları dikkate alınarak... Davanın KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 04/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," karar verildiği, dosya içerisinde mevcut 13/06/2023 tarihli ... raporunda "...Tüm dosya kapsamı, mahkemeniz dosyası ve ekli gönderilen belgeler, dava ve cevap dilekçeleri, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı ve ekinde yer alan kroki, kaza sonrası araçlarda meydana gelen hasarları gösteren fotoğraflar, bilirkişi heyet raporu, Kurumumuz ...Dairesi'nin 28.04.2021 tarihli raporu, taraf itirazları incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; çarpma noktasının konumu, araçların hasar aldıkları noktalar, taraf beyanları, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı sürücünün olay mahalli kavşağa yaklaştığı sırada kavşağa giriş yapmak üzere sola manevra yapmadan önce yeterli mesafeden yolun soluna yanaşması gerekirken bu hususa riayet etmediği, kazada kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise olay mahalli kavşağa mahal şartları üzerinde bir hızla yaklaştığı, kavşağa giriş yapmak üzere sağ şeritten sola doğru manevra yapan davacı sürücü idaresindeki araç ile arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmadığı, davacı sürücü idaresindeki araca karşı karşı hızınında etkisi ile zamanında etkin tedbir alamadığı ve bu araca arkadan çarptığı olayda kusurlu olduğu anlaşılmakla kusur durumları hakkında aşağıdaki kanaate varılmıştır; Mevcut verilere göre; A) Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken olay mahalli kavşağa giriş yapmak üzere sola manevra yapmadan önce; yeterli mesafeden yolun sol tarafına yanaşmadığı, gerisinden kendisiyle aynı istikamette gelen davalı sürücü idaresindeki aracın kullandığı aracın sol arka kısmına çarpması ile meydana gelen olayda kusurludur. B) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermediği, kendisiyle aynı istikamette önünde seyir halinde olan davacı sürücü idaresindeki araçla arasında güvenli ve yeterli takip mesafesi bırakmadığı, davacı sürücünün kavşağa giriş yapmak üzere sola manevra yapması karşısında bu araca dikkatsizce sol arka ve yan kısmından dikkatsizce çarptığı olayda kusurludur.... Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ...'ın %15 (Yüzde On Beş) oranında kusurlu olduğu, B) Davalı sürücü ...'nin %85 (Yüzde Seksen Beş) oranında kusurlu olduğu " denildiği,görülmüştür.
... Esas sayılı dosyasının tetkikinde müştekisinin ..., sanığının ... ,Suçun taksirle yaralanmaya sebebiyet.suç tarihinin 04/04/2020 olduğu,... alınan 28/04/2021 tarihli raporda "...Tüm dosya kapsamı iddianame, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, ifadeler ve diğer tüm veriler incelendiğinde; kazanın yukarıda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış, heyetimizce aşağıdaki şekilde rapor hazırlanmıştır. Mevcut verilere göre; Müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile sağ şeridi takiben seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşakta yeterli mesafeden sol şeride geçmeye özen göstermeyip, arkadan gelen otomobilin aracının sol arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile alt düzeyde tali kusurludur. Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile sağ şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, önünde seyreden araç ile arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakmamış, bu haliyle, ön ilerisinde seyreden otomobile tehlikeli biçimde yaklaşıp bu otomobilin sol arka kısmına önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli kusurludur." denildiği, mahkemece alınan tarihsiz 3 kişilik bilirkişi heyet raporunda "... ...'nin olay yeri kavşağa yüksek hızda ve sol şerit üzerinde giriş yaptığı, sola doğru dönüş yapmaya çalışan ... yönetiminde ki aracın dönüşünü tamamlamak üzere olduğu ve bu nedenle sol şerit üzerinde aracın sol arka çamurluk kısmının kaldığı çarpışmanın etkisiyle oluşan momentin aracı 180 derece döndürdüğü, ...'nin sola dönüş yapmakta olan aracı görebileceği konumda iken daha önce aracın hızını azaltmadığı, dönüş yapan aracı gördüğü anda fren tedbirine başvurmadığı, seyir hızının yüksek olduğu, fasılalı ışık konumu çok önceden görülebilecek kavşağı hız azaltmadan giriş yaptığı görüş ve kanaatine varılmıştır... Davalı sürücü ...'nin kazanın oluşmasında tek başına etkisinin oluştuğu, ... ise olayın gerçekleşmesinde etkisinin oluşmadığının belirtildiği..." görülmüştür.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 14/12/2022-... Başvuru,... sayılı dosyasının tetkikinde başvuranın ..., aleyhine başvurulanın ... olduğu, karar ile "... sigorta şirketi tarafından başvurucuya 09/06/2022 tarihinde 35.959,07-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmiştir, Başvurucu tarafın var ise bakiye alacağının hesaplanması için aktüer hesap bilirkişisi görevlendirmesi yönünde ara kararı oluşturulmuş, bilirkişi ücreti yatırılmayarak tarafların sulh oldukları yönünde beyanları dosyaya sunulmuştur. Başvuran vekilinin 31/05/2023 tarihli beyanı ve karşı yan sigorta şirketi vekili tarafından sunulan 27/06/2023 tarihli beyanı ile tarafların sulh oldukları anlaşılmıştır. Başvuran taraf taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş her iki tarafta lehlerine veya aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir... Başvuranın feragat dilekçesi doğrultusunda... Feragat nedeniyle başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.
... uyuşmazlık hakem heyetine ait 14.10.2020-... başvuru tarih ve sayılı 24/03/2021 ... tarihi ve sayılı uyuşmazlık hakem heyeti kararının tetkikinde başvuranın ... Ltd. Şti., aleyhine müracaat edilenin ... A.Ş. Olduğu, karar ile kazanın saf alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için adli tıp bilirkişisi ... atanmış, bilirkişi raporunda kazanın saf alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin söylenemeyeceğini belirttiği bulunmuştur. Bunun üzerine genel şartlar ve poliçe hükümleri konusunda hasarın nitelik ve nicelik yönünden açığa kavuşturulması için hasar bilirkişisi ... bilirkişi olarak atanmış bilirkişi tarafından 10/03/2023 tarihli rapor hazırlanmış piyasadan sağlanması olanaklı makul iskonto oranıyla toplam maliyetin 176.967,13-TL olduğu, dava dışı trafik ve ihtiyari mali mesuliyet trafik sigortaları kapsamında alınmış 102.286,47-TL tazminat tutarı düşüldüğünde kalan hasarın 74.680,66-TL olduğu, aracın onarım süresinin 20 gün olduğu günlük 575,00-TL'den 11.500,00-TL ikame araç bedelinin uygun olacağını, poliçe teminatları kapsamında aracın kullanılamamasından kaynaklı ek kazanç kaybı teminatı bulunmadığı belirtiminde bulunulduğu görülmüştür... Davacı ...... Ltd. Şti. Tarafından davalı ... kuruluşu ... A.Ş. Hakkında yapılan istemin kısmen kabulüne ve kabul edilen 86.180,66-TL tazminat tutarının 20/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... kuruluşundan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 100,00-TL'nin reddine karar verildiği, karara baki itiraz üzerine ... itiraz hakem heyetinin 14/10/2020-...başvuru tarihi ve sayılı, 24/03/2021-... itiraza konu karar tarih ve sayılı dosyasında itiraz edenin ..., aleyhine itiraz edilenin .... LTd. Şti., konusunun uyuşmazlık hakem heyetinin 24/01/2021 tarih K-2021/36397 sayılı kararı olduğu, itiraz hakem heyetinin kararı ile somut uyuşmazlıkta başvurana ait ... plakalı aracın ... A.Ş. Nezdinde kasko sigorta poliçesi ile 19/11/2019-2020 tarihleri arasında sigortalandığı, başvuru sahibi dava dışı sigorta şirketleri tarafından ödenen hasar bedelinin bakiyesini, ikame araç bedelini ve munzam zararın tazmin edilmesini talep etmekte, sigorta şirketi ise kasko sigortası genel şartları uyarınca alkollü araç kullanmanın teminat dışı olduğunun, tek bir bilirkişiden alınan raporun yetersiz olduğunu... savunmaktadır... Hakem yargılaması sırasında alınan adli tıp uzmanı tarafından hazırlanan raporda yapılan inceleme neticesinde kazanın meydana gelmesinde tek başına münhasıran alkolün etkisinin olduğunun tıbben söylenemeyeceğine kanaat getirtiği belirtilmiştir... Kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları, asli kusura karşı yan araçta bulunduğu tespiti ve uzman raporunda ki kanaat birlikte değerlendirildiğinde, 04/04/2020 tarihinde meydana gelen kazanın münhasıran alkol tesiri ile vuku bulmasından bahsedilemeyeceği açıktır, zira asli sorumluluk karşı araç sürücüsüne akdedilmiştir, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarında ihlal edilen genel şart hükmü ile illiyet bağı oluşması ve rizikonun münhasıran alkol tesiri altında gerçekleşmesi halinde sigorta teminat kapsamı dışına çıkarılması gerektiği yönündedir, bu açıklamalar ve değerlendirmeler dışında dosyadan el çekilmesini gerektirecek herhangi bir sebep ve etki tespit edilemediğinden itirazların reddine karar verilmiştir." denilerek itirazın temyiz yolu açık olmak üzere red edildiği, uyuşmazlık hakem heyeti safhasında alınan 09/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda 2.04 promil alkol düzeyinin dikkat konsantrasyon ile refleks aktivite hızı ve doğru karar verebilme yeteneğini olumsuz olarak etkileyeceğinden sürüş güvenliğini de olumsuz olarak etkilediği tıbben bilinen bir husus olduğunu, kişiye %25 oranında kusur atfedildiği, ancak tam kusurlu olmadığı dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde tedbirsizlik, dikkatsizlik veya tek başına münhasıran alkolün etkisinin olup olmadığı, ayrımının tıbben yapılamayacağı, kazanın meydana gelmesinde tek başına münhasıran alkolün etkisinin tıbben söylenemeyeceği... "belirtildiği görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış aralarında Nörolog bilirkişide bulunan 3 kişilik heyetten alınan raporda "....(kusur Yönünden) Dava dışı sürücü ...; sevk ve idaresindeki davacı ... poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracıyla seyrine devamı sırasında seyrine açık olan taşıt yolunun yerleşim alanı ve azami 50 km seyir hızıyla sınırlandırılmış, yaya geçidinin olduğu trafik ışıklarıyla kontrol edilen kavşak olması yanında gün durumunun' da gece oluşu nedeniyle kavşağa yaklaşırken seyir hızını 2918 sayılı KTK' NUN 52/a-b-51 yönetmeliğin 100/1017a-b maddelerine göre azaltarak daha dikkatli ve tedbirli olarak kavşağa yaklaşması gerekirken gerek dosya kapsamındaki dava dışı sürücünün yaralanmasına ilişkin ve hasara ilişkin tespitlerden' de anlaşılacağı gibi yüksek seyir hızıyla kavşağa girişi nedeniyle kaza tespit tutanağında ve dosya kapsamındaki Sigorta tahkim dosyasındaki kusura ilişkin değerlendirmede' de belirtildiği gibi Tali Kusurlu olup ATK raporundaki gibi Asli Kusurlu Olmasının söz konusu olamaması yanında, Nöroloji bilirkişinin' de belirttiği gibi kaza sırasında 2,0575 PROMİL alkollü olması nedeniyle aynı kanunun 48 ve yönetmeliğin 97 maddelerine' de riayetsizliğinim olup, kazanın oluş şekli ile yargıtay hukuk genel kurul kararlarıyla' da belirtildiği gibi kazada her iki sürücünün kusurlu olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde sürücünün almış olduğu alkolün MÜNHASIRAN kazaya etkisinin olmadığı .Dava dışı sürücü ...; sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka özel aracı ile olay mahalli kavşağa yaklaşırken bulunduğu sağ şeritten kavşaktan sola dönüş yapmak için sol şeride geçiş yapmadan önce; aracının sol yan dikiz aynasının yardımıyla sol yan arka gerisinden seyirle gelen alkollü sürücünün yönetimindeki aracın uzaklık ve hızı ile kendisi arasındaki mesafeyi yeterince kontrol ederek geçeceği sol şeridin yeteri kadar boş olduğunu görerek ve yolun müsait olması durumunda sol sinyalini yakarak kontrollü şerit değiştirme manevrasını yapması gerekirken seyir ve kendi aracı ile diğer alkollü sürücünün aracındaki çarpışma noktaları göz önüne alındığında; 2918 sayılı KTK' NUN 46/b-c ( geçeceği şeridin boşalmasını beklememek ve tehlikeli şerit değiştirmek ) yolun sağına ve soluna dönüş, yanaşış manevralarını düzenleyen aynı kanunun 67/a, 84/f-j yönetmeliğin 137 ve yine aynı kanunun 56/a şerit izleme ve değiştirme kuralına' da riayetsizliği nedeniyle bulunduğu sağ şeritten sola aniden kontrolsüz şerit değiştirerek alkollü sürücünün seyir yönünü kapatarak kendi aracının sol arka diğer aracın sağ kısmından çarpışmalarına bağlı meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda gerek kaza tespit tutanağı gerekse dosya kapsamındaki ... esasa ve 10.07.2023 tarihli uyuşmazlık hakem kararına göre' de % 75 asli kusurlu olduğu görülerek ceza mahkemesince ATK raporundaki gibi alt düzeyden Tali Kusurlu Olmasının söz konusu olamayacağı. Yukarıda izaha çalışılan tıbbi ve trafik kanun ve yönetmelik maddeleri açısından; Davalı ... şirketinin maliki ve işleteni olduğu davacı ... poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan 2018 modeli ... plakalı ... marka özel aracın kaza saatinde 2,0575 PROMİL yasal alkol sınırının üstünde alkollü dava dışı sürücüsü ...; dava konusu kazanın oluşumunda % 40 (YÜZDE-KIRK ) Oranında Kusurlu Olup kazanın oluşumunda almış olduğu bu alkol derecesinin kazaya MÜNHASIRAN Etkisinin Olmadığı.Dava dışı ... plakalı ... marka özel aracın sürücüsü ...; kendisinin yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda % 60 (YÜZDE-ALTMIŞ Oranında Kusurlu Olduğuna ilişkin düzenlenen bilirkişi kurulu raporudur.... (Alkol Yönünden) ...’nın 3 Şubat 1997 gün ve ... numaralı Karar metninin “4” numaralı paragrafında özetle; “alkol düzeyinin 0,50 Promil değerinin altındaki sürücülerde trafik güvenliği bakımından olumsuz etkilenmenin pratik anlamda kabul edilmediği, 0,50 – 1,00 Promil arasında bütün kişilerin bu bakımdan etkilendiği, bu etkilenmede bireysel derece farkları olmakla birlikte, hatta bazı sürücülerin daha yavaş ve dikkatli araç kullanarak bu etkilenmeyi büyük ölçüde telafi edebildikleri görülmekle birlikte, bu kişilerde bile, bir kaza anından önce gelen acil durumlarda aracı güvenli sevk edebilmek için gerekli dikkat düzeyinde, refleks aktivite hızında ve doğru karar verme yeteneğinde azalma oluştuğundan, bu kişilerde alkolün kazada kusurlu davranışa yol açmasının bekleneceği, konu alkol düzeyinin 1,00 Promilin üzerindeki sürücülerde araç sürmenin açıkça bozulacak derecede etkilendiği”, bilgisine yer verilmiştir. Yukarıda altı çizili ve koyu yazılı olan bölümde yer alan bilgi, dava konusu olayın oluşumu ile doğrudan ilişkilendirilmiştir. Alkol alan bir kişinin dikkat ve konsantrasyonu zayıflar. Bir kaza anından önce acil durumlarda aracı güvenli sevk edebilmek için gerekli dikkat düzeyinde, refleks aktivite hızında ve doğru karar verme yeteneğinde azalma oluşur..... plaka sayılı araç sürücüs ...' nin kaza saatinde 2.0575 promil alkollü olduğu hesaplanmıştır.Bu alkol oranı yasal sınırın oldukça üzerindedir ve bir kaza anından önce gelen acil durumlarda aracı güvenli sevk edebilmek için gerekli dikkat düzeyinde, refleks aktivite hızında ve doğru karar verme yeteneğinde azalma oluştuğundan güvenli sürüş yeteneğini olumsuz etkileyeceği kanaatine varılmıştır.Bununla birlikte, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğini kabul etmek için, yalnızca sürücünün güvenli sürüş yeteneğini bozacak derecede alkollü olması yeterli değildir, aynı zamanda alkollü sürücünün kazanın meydana gelmesinde tek başına (%100) kusurlu olması da gerekir. Şöyle ki;T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu husustaki ..., T.11.05.2011 tarihli kararında; “…Nörolog, hukukçu ve trafik uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda davalının salt alkolün etkisi altında kalması dolayısıyla kazanın ortaya çıktığı belirtilmiş ise de bu tespit olayın oluşumu ile bağdaşmamaktadır. Alkollü olmayan bir sürücü de kavşakta geçiş önceliğine uymama nedeniyle kazaya sebep olabilir. … Kaza sırasında davalının 1.93 oranında alkollü olduğu bilirkişi raporu ile saptanmış ise de, kaza tek başına davacı araç sürücüsünün alkollü olmasının etkisiyle meydana gelmemiştir. Olayda bu etmen yanında sigortalı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymaması ve diğer araç sürücüsünün kavşağa aracın hızını azaltmadan girmesi şeklindeki davranışlar da rol oynamıştır….Kaza sırasında davalı taraf sürücüsünün 193 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, … sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kamasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve kazanın meydana gelmesinde başka etmenlerin bulunmaması gerekir.” şeklinde belirtildiği, Sürücünün alkolün etkisiyle münhasıran kaza yapması için Yargıtay Kararında da belirtildiği üzere kazanın tek başına sürücünün alkollü olmasının etkisiyle oluşması ve sürücünün de bunda tamamen kusurlu olması gerekmektedir.Bununla birlikte, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğini kabul etmek için, yalnızca sürücünün güvenli sürüş yeteneğini bozacak derecede alkollü olması yeterli değildir, aynı zamanda alkollü sürücünün kazanın meydana gelmesinde tek başına (%100) kusurlu olması da gerekir. ...Sürücünün alkolün etkisiyle münhasıran kaza yapması için Yargıtay Kararında da belirtildiği üzere kazanın tek başına sürücünün alkollü olmasının etkisiyle oluşması ve sürücünün de bunda tamamen kusurlu olması gerekmektedir. Sürücü ... Sayın kusur bilirkişi tarafından davaya konu olan kazada tam kusurlu olarak değerlendirilmemiştir. Davaya konu olan kazada diğer sürücüye kusur atfedilmektedir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, sürücü ...' nin, almış olduğu alkolün, kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır...(hasar yönünden).. ... plakalı ... marka, özel aracın ... yönetiminde iken 04.4.2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu bu araçta meydana gelen ağır hasar sonucu aracın tamiratının ekonomik olmadığı ve bu nedenle... (tam Ziya) kabul edilmesinin uygun olacağı, Aracın Hurda (sovtaj) bedelinin 67.200,00 TL olması, hurdanın araç malikinde kalması suretiyle; hasar tazminat tutarının 47.800.00 TL olduğu Bu heyet raporu ile belirlenmiş olan tarafların kusur oranlarına göre:. Dava dışı ... A.Ş. ile ZMM Sigortalı, ... plakalı özel otomobilin olay anındaki sürücüsü Davadışı ...'ın kazanın oluşumundaki %60 kusur oranına göre hissesine düşen tazminat tutarının: 47.800.00 x 0,60 = 28.680.00 TL, Davacı ...Ş. ile ZMM sigortalı Davalı Şirketin maliki olduğu ... plakalı ... marka aracın olay anındaki dava dışı sürücüsü ...'nin % 40 kusur oranına göre hissesine düşen tazminat tutarının: 47.800.00 x 0,40 = 19.120.00 TL olacağı, Davacı tarafından Davalı Şirkete yazılmış 28.6.022 tarihli yazı ile, ... plakalı araç maliki ve olay anındaki sürücüsü ...'a 47.909,00 TL hasar tazminatı ödemiş olduğunu belirttiği, Bu ödemeye ilişkin dosyada herhangi bir EFT/Havale dekontu görülmediği, ..." belirtildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Davacı ... tarafından davacıya ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması nedeni ile rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilerek 3. Kişilere ödenen bedellerin davacı şirketin sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takiplerine yönelik itirazların iptali, davalı sigortalı şirket tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davalı şirkete ait ... plakalı aracın davacı ... nezdinde 19/11/2019 başlangıç tarihli ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalı aracın 04/04/2020 tarihinde dava dışı ... plakalı araca çarptığı, kaza nedeni ile davacı ... şirketinden ... plakalı araç için 21/07/2020 tarihinde 11.950,00-TL, ... plakalı araçta bulunan ...'ın maluliyeti için 20/06/2022 tarihinde 35.959,07-TL ödeme yapıldığı, dava dışı ...'ın yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle müracaatı üzerine sigorta tahkim komisyonunun ... sayılı dosyasının safahati sırasında davacı ... ile dava dışı ... arasındaki sulh nedeni ile davacı tarafça bakiye 404.180,53-TL'nin 30/05/2023 tarihinde ödendiği, 04/04/2020 tarihinde meydana gelen kazada, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün mahkememizce alınan ve itibar edilen bilirkişi raporu doğrultusunda geçeceği şeridin boşalmasını beklemeden tehlike oluşturarak aniden kontrolsüz şerit değiştirerek kazanın oluşmasına %60 oranında ağır kusuruyla sebebiyet verdiği, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken aracın seyir hızını azaltmaması, tedbir ve dikkatsizliği nedeniyle kazanın oluşumunda %40 oranında kusurlu olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği, bu bağlamda hasarın sigorta teminatı içerisinde kaldığı, davacı ... şirketinin 3. Kişilere yaptığı ödemeleri rücuen talep etmesinin mümkün olmadığı, mahkememizce alınan aralarında nörolog bilirkişininde bulunduğu 3 lü bilirkişi heyet raporu, bu raporu doğrulayan ... uyuşmazlık hakem heyeti safhasında alınan bilirkişi raporu, kusura yönelik mahkememizce ve Asliye Ceza ve Asliye Hukuk Mahkemelerince alınan kusur raporları ve tüm dosya içeriğiyle anlaşılmış olmakla, ... İtiraz Hakem Heyetinin 14/10/2020-... başvuru tarihi ve sayılı, 24/03/2021-... kararının taraf ve dava sebebinin aynı, dava konusunun davamız konusu farklı olması nedeniyle kesin hüküm sayılmasının mümkün olmadığıda gözetilerek davacının davasının reddi ile aşağıda ki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan, dava açılışında alınan 5.542,23-TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 5.114,63-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca her iki icra dosyası için hesaplanan toplam 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.