T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/660 Esas
KARAR NO : 2025/308
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
...
2- ... - ...
...
3- ... - ...
...
4- ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ...
... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Pay Tespiti- Alacak (Şirket Ortaklığından Kaynaklı )
DAVA TARİHİ : 05/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
KAR.YAZ.TAR. : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Pay Tespiti - Alacak (Şirket Ortaklığından Kaynaklı ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacılar vekilinin dilekçesi ile " ... Miras bırakan müteveffa
...’nin davalı şirketin 363 ortaklık numarası ile kurucu hissedarlarından olduğunu,
miras bırakan ...’nin 17.03.1990 tarihinde vefat ettiğini, ...’nin mirasçısı
olarak geriye oğulları ve eşi olmak üzere 4 kişi kaldığını, bunların ......, ......, ... ... ve ... ... olduğunu,
Müteveffa ...’ nin davalı şirketin kuruluş aşamasında ortak olarak hisse senedi
aldığını ve vefat ettiği 17.03.1990 tarihine kadar tüm genel kurullara ilgili evrakları gönderdiğini,
davalı şirketteki hissesini vefat tarihine kadar sürekli büyüttüğünü, kendisine düşen tüm kâr paylarını
şirket hissesi alarak değerlendirdiğinin mirasçılar tarafından bilindiğini, ancak gelinen süreçte
halihazırda mirasçıların, miras bırakanın davalı şirketteki hak sahipliği ve bugüne kadar süre gelen
kâr payları ile ilgili herhangi bir bilgiye net olarak sahip olmadıklarını, davacıların hak sahipliğinin tespiti ve herhangi bir hak kaybının olmaması açısından verilen
bilgilere istinaden davalı şirkette dijital ve fiziksel bilgi, belge ve dokümanlarında gerekli
incelemenin yapılması gerektiğini, özellikle TTK gereği şirketin kuruluşundan beri tutulması
zorunlu olan pay defterinden gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini, miras bırakana ait davalı şirkette gerek kendisine ait gerekse mirasçılara
intikal eden tüm hisselerin tespitine ve taraflarına teslimine, miras bırakana ait yine karşı taraf
şirketin bu hisselere dayalı olarak bu hisse senetlerinden doğan haklarla ilgili bugüne kadar
yapılmış olan bedelsiz ve bedelli sermaye artışlarından gelen bedelsiz ve bedelli paylarının, bedelsiz
ve bedelli hisse senetlerinin tespiti ve teslimine, miras bırakana ait tüm hisse senetlerinden doğan
kâr paylarının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, fazlaya
ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik miras bırakana ait davalı şirkette gerek
kendisine ait gerekse mirasçılara intikal eden tüm hisselerin tespitine ve taraflarına teslimine, miras
bırakana ait davalı şirketteki hisselere dayalı olarak bu hisse senetlerinden doğan haklarla ilgili
bugüne kadar yapılmış olan bedelsiz ve bedelli sermaye artışlarından gelen bedelsiz ve bedelli
paylarının, bedelsiz ve bedelli hisse senetlerinin tespiti ve teslimine, miras bırakana ait tüm hisse
senetlerinden doğan kâr paylarının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına
ödenmesini, yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını..." talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "...Şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğunu
ve ....'da işlem gördüğü için şirketin pay defteri bulunmadığını, dolayısıyla ortakların
hisse durumunun taraflarınca takip edilemediğini, hisse senetlerini şirkete kim ibraz eder ise,
ortaklık haklarından ibraz edenin yararlandığını ancak, şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde,
...' ye ait hisse senetlerinin halen teslim alınmadığının görüldüğünü, teslim
alınmayan toplam 157,08 TL nominal değerli 15.708 pay hisse senedinin şirkette muhafaza
edildiğini,
Kâr Payı hakkında: Hisse senetlerinin hamiline olması sebebiyle, kâr payı ödemelerinin
Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası mevzuatı hükümleri gereği kâr payı kuponlarının ibrazı
halinde yapılabildiğini, şirkette muhafaza edilen hisse senetlerine ait 270,53.-TL birikmiş kâr payı
bulunduğunu, bu kâr payının ödenebilmesi için, önce hisse senetlerinin teslim alınması sonra ise
teslim alınan hisse senetleri üzerindeki Kâr Payı Kuponlarının kesilerek şirkete verilmesi
gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile
vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ..." talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
Davacılar tarafından veraset ilam suretinin,davalı tarafça hisse ve kar payı tutarını gösterir hesap çizelge suretinin ibraz edildiği görülmüştür.
Davalı şirketin sicil kaydının ... CD ortamında getirtildiği görülmüştür.
Dosya, davalı şirketin kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 06/05/2024 tarihli rapor ve ek raporda "...A) Davacılar ... ...” nin; Davalı Şirket sermayesindeki payının Ağustos 2021 itibariyle 157,08 TL nominal değerinde hisse senedi olarak, Davalı Şirketten kâr payı alacağının ise 31.12.2022 tarihi itibariyle (Davalı Şirket tarafından Mart 2024'de iletilen Kar Payı Tablosuna göre 270,53 TL, ek bilgi talebi üzerine Nisan 2024'de iletilen bilgilere göre ise) 271,67 TL olarak davalı Şirket tarafından beyan edildiği, B) Davalı Şirket'in Davacılar ... ...'nin kâr payı alacağını o tarihte yürürlükte olan mevzuat uyarınca Devlete devretmesi gerekirken devretmediği (10 Nisan 2019 tarihinden sonra da Devlete devretmesine gerek olmadığı); 23 Eylül 1997 tarihinde gerçekleştirilen % 200 bedelli sermaye artırımı sırasında, o tarihte vefat etmiş olan ...'nin, Şirket nezdindeki kâr payı alacağından karşılanmak suretiyle, rüçhan hakkı (ön alım hakkı) kullanmasının sağlanmış olduğu, böylece Davacılar ...'nin Şirket sermayesindeki hisse adedinin 24 Eylül 1997 tarihi itibariyle 684'e çıktığı; söz konusu bedelli sermaye artırımında uygulanan “Şirket ortağının bedelli olarak artırılan sermayeden rüçhan/ön alım hakkı kullanılmasına imkân verilmesi, bu surette oluşan sermaye borcunun Şirket nezdindeki kâr payı alacağından karşılanması” şeklindeki uygulamanın diğer bedelli sermaye artırımlarında uygulanabilir olduğu halde uygulanmadığı tespit edilmiştir. “Kar payı alacağına mahsuben ortağın sermaye artırımında rüçhan/ön alım hakkı kullanmasına imkan verilmesi” şeklinde uygulama ortağın sermayedeki ortaklık oranını muhafaza etmesine imkân veren, dolayısıyla ortağın hakkını koruyan bir uygulama olarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu yöntemin Davalı Şirketin 1993 ve sonraki yıllarda yapılan bedelli sermaye artırımlarında uygulandığı kabulü ile yapılan hesaplama sonucunda, Davacılar ... ...'nin Şirket sermayesindeki payı 5 Ağustos 2021 tarihi itibariyle 1.569,78 TL, kâr payı alacağı ise 2.912,06 TL olarak belirlendiği, C) Davacıların “...kâr paylarının temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesi talepleri” ile ilgili olarak, dava dosyasında dava tarihine kadar Şirketten kâr payı alacağının talep edilerek Şirketin bu talebi yerine getirmediğine dair herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmadığı için, Davacıların kar payı alacağı ile ilgili temerrüt durumu oluşmadığı, dolayısıyla temerrüt faizinden söz edilemeyeceği," denildiği görülmüştür.
İtiraz üzerine yeni heyetten alınan 24/01/2025 tarihli raporda "...1.- Eğer Mahkemece davalı ...'in talebinin aynen kabulü halinde, Şirket kayıtlarında yer alan aldığı gibi, ... ...” nin 4 Ağustos 2021 tarihi itibariyle sermayedeki pay tutarının nominal/ itibari değerinin 157,08 TL olduğunun, pay adedinin 15.708 adet olduğunun, birikimli kâr payı alacağının ise 271.67 TL olduğunun kabulünün gerekeceği, 2.- Eğer Kök ve Ek Raporda açıklandığı gibi, bedelli sermaye artırımlarında ortağın sermaye borcunun temettü alacağından resen karşılanması yönteminin dava konusu olaya uygulanabileceğinin kabulü halinde, Bilirkişiliğimce de ortaklık haklarının korunması yönünden hakkaniyete daha uygun olduğu için iştirak edilen görüşe göre, Şirketin en son sermaye artışının tescil edildiği 04.08.2021 tarihi itibariyle ... ...” nin Şirket sermayesindeki payının nominal/ itibari değerinin 1.569,78 TL olacağının, pay adedinin 156.978 adet olacağının, sermaye içindeki pay oranının ise ( %0004,85 = (1.569,78 TL: 32.387.040,00 TL)= %40004,85 (yüz binde dört virgül seksen beş)) olacağının, kar payı alacağının da 2.912,06 TL olacağının kabulünün gerekeceği;" denildiği görülmüştür.
Davacılar vekilince ıslah dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacılar tarafından davacılar murisinin davalı şirketteki bedelli ve bedelsiz sermaye artışları ile oluşan payların tespiti ile kar payı alacaklarının tahsiline karar verilmesi,dava tarafça davacılar murisinin 157,08 TL nominal değerli 15.708 pay hisse senedi sahibi olduğu, şirkette muhafaza edilen hisse senetlerine ait 270,53.-TL birikmiş kâr payı bulunduğu, usulünce yapılan müracaat bulunmadığı için ödeme yapılamadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiş olup:
Davacılar ... ...'nin; davalı şirketin kurulduğu 1968 yılında Şirket sermayesi 2.700.000,00 TL iken 3.000,00 TL ödemek suretiyle 1 Adet A Tertibi hisse senedi satın aldığı, Şirket sermayesinin 2.700.000,00 TL'den 168.000.000,00 TL'ye çıkarıldığı, 1968 yılı sonrasında 28 Mayıs 1987 tarihine kadar yapılan sermaye artırımlarına katılmadığı hisse adedinin 1 olarak kaldığı, 1987 yılında yapılan ve Şirket sermayesinin 168 milyon TL'den 420 milyon TL artırılarak 588 milyon TL'ye çıkarıldığı sermaye artırımında 24.000,00 TL karşılığında 1 adet A4 Tertibi hisse senedi aldığı,1968 yılında 3.000,00 TL karşılığı almış olduğu 1 Adet A tertibi hisse senedi için 1 adet (1.500,00 TL nominal değerli) bedelsiz hisse senedi verildiği , 28 Mayıs 1987 tarihi itibariyle şirket sermayesindeki hisse adedinin 3 olduğu, davalı şirketin ... kaydına girmesinden sonra, 11 Temmuz 1990 tarihinde, Şirket sermayesini temsil eden farklı nominal değerdeki farklı tertip hisse senetleri ile temsil edilen o tarihteki 588 milyon TL sermayenin her biri 1.500,00 TL nominal değerinde 392.000 paya bölündüğü, bu çerçevede, ...'nin 28.500,00 nominal değerdeki 3 adet hisse senedinin (28.500,00 / 1.500,00) 19 adet 1. Tertip hisse senedine dönüştürüldüğü, davalı şirketin 23 Eylül 1997 tarihinde gerçekleştirilen % 200 bedelli sermaye artırımı sırasında, o tarihte vefat etmiş olan ...'nin, şirket nezdindeki kâr payı alacağından karşılanmak suretiyle, rüçhan hakkı (ön alım hakkı) kullanması sağlandığı ve böylece davacılar ...'nin Şirket sermayesindeki hisse adedinin 228'den 456 adet artırılarak (456 + 228 ) 684'e çıktığı, 1997 yılındaki sermaye artırımı sırasında yapılan ve ...'nin rüçhan hakkı kullanmasına imkân veren Şirkette kâr payı alacağına mahsuben rüçhan hakkı kullanımı şeklindeki işleme benzer bir işlemlerin , 1974 -2021 yılları arasında gerçekleştirilen şirket'in diğer bedelli sermaye artırımları sırasında iyiniyet kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilmediği ,davalı şirketin diğer bedelli sermaye artırımlarında, hakkaniyet gereği kâr payı alacak tutarının yeterli olduğu tarihlerde uygulandığı kabul edilerek yapılan hesaplamalar neticesinde davacılar mürisinin davalı şirket sermayesindeki payının nominal/ itibari değerinin 1.569,78 TL, pay adedinin 156.978 adet olacağı ve kar payı alacağının da 2.912,06 TL olacağı birbirini doğrulayan bilirkişi raporları, davalı kayıtları ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla ,ıslah talebi de dikkate alınarak , davalının daha önce temerrüde düşürüldüğünün ıspat edilememesi davacıların faiz talebi yönünden gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davacılar murisinin davalı şirketteki tüm hisselerinin bedelli ve bedelsiz sermaye artışı nedeniyle oluşan pay tespiti talebinin kabulüne, davacıların murisinin davalı şirkette 1.569,78 nominal/itibari değerlerli 156.978 pay sahibi olduğunun tespitine,
2-Davacıların kar payı alacağına yönelik taleplerinin kabulüne, 2.912,06-TL kar payı alacağının veraset ilamındaki hisseler oranında 728,00-TL nın davacı ..., 546,01'er-TL nın da davacılar ..., ..., ... 'e 05/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 33,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 302,85-TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 312,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85-TL peşin harç, 33,00-TL ıslah harcı, 269,85-TL başvurma harcı, 172,00-TL tebligat ücreti, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti, 16,75-TL diğer giderler olmak üzere toplam 11.261,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.