T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/787 Esas
KARAR NO : 2025/685 Karar
....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
YAZIM TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket tarafından davalıya ait olan .... plakalı uzun yol otobüsü için toplamda 216.646,63-TL değerinde yakıt satıldığını, davalı borçlu ödeme günü gelmesine ve defaatle aranmasına rağmen borucunu ödemediğini, bunun üzerine .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı malları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Dava konusu fatura içeriğinde belirtilen malın tesliminin müvekkiline yapılmadığını, görevsiz mahkemede açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden, mahkemenin aksi kanaate olması halinde esastan reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyetli tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın,.... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin akaryakıt alımına ilişkin fatura alacağına ilişkin olduğu , davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarının belirlenmesi ile icra takibine itirazın haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
.... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize 30.11.2023 tarihinde tevzi edilerek Mahkememizin... Esasına kaydedilmiştir.
...., mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... „nin .... esas dosya numarası ile 29.08.2022 tarih 124.162,08 TL ve 30.07.2022 tarih 90.335,40 TL olmak üzere yasal faiz 2.149,15 TL toplamda 216.646,63 TL olarak davalı ...‟ yı icraya verdiği, davalının 04.10.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, Davacının sunduğu dosya kapsamında bulunan veresiye borç senedi şeklinde düzenlenen açık faturalara ait belgeler düzenlendiği görülmüş, bu belgeler ile fatura karşılaştırmaları yapılmıştır. Dava konusu faturalarda yer alan motorin litre toplamının 8.788,26 litre olduğu, veresiye fişleri Temmuz ve Ağustos dönemleri litre toplamının 7.818,62 litre olduğu aradaki farkın -969,64 litre olduğu tespit edilmiştir. Davacının sunduğu dosya kapsamındaki veresiye fişi borç senedi belgelerinin fatura ile uyuşmadığı (eksik veresiye fişi olduğu) hususu tespit edilmiştir. Fişlerde yer alan ismin .... olduğu, imzaların bir kısım belgede olduğu ve tüm belgelerin imzalı olmadığı, imzaların ise ilgili kişiye ait olup olmadığı bilinmemektedir. İlgili fişlerin bir kısmı davalı resmi mahsup dosyasında bulunmaktadır. .... müzekkere cevabına göre; Davalı BA beyanname bildirim zorunluluğu bulunmadığı ve 5 adet faturanın KDV hariç 426.021.39 TL olarak BA kayıtlarına düştüğü görülmüştür. Bankadan alınan verilere göre 1 yılık kredi kartı ile yapılan ödemelere ait listede 149.000,00 TL ödeme yapıldığı; Serpil doğan kredi kartı ile ödeme toplamı 25.000,00 TL, Ayser Üün Kabadayı kredi kartı ödeme toplamı: 124.000,00 TL olduğu, Dosya kapsamında ise .... ve ... „ya ait kredi kartı ile yapılan ödemelere ait listede toplam 189.500,00 TL ödeme yapıldığı görülse de, Ancak açık hesapta davalı ... adına, davacı ...ne kredi kartı ile yapılan ödemelerde 3. şahsın tüzel bir kişilik adına ödeme yapabilmesi için (.... tarafından yapılan ödemeler) bir dekont tutanak yada makbuz ile adına yapılan ödemenin imza altına alınması gereklidir. Aksi halde şirketin bir tüzel kişiliği olduğu 3. Şahıs olarak ödeme yapıldığında dekont makbuz yada tutanak düzenlenerek kayıtlardan düşülmesi gerektiği hususu ile, dosya kapsamında buna dair bir belgeye rastlanılmamıştır. Buna ilave, dava konusu faturalar 07/2022 ve 08/2022 dönemlerini kapsamakta, davalının sunduğu Kredi kartı ile yapılan ödemelerin ise Nisan Mayıs Haziran ve Temmuz (bir adet ödeme) aylarında yapıldığı ve ilgili dönemleri kapsamadığı, Davacı ... muavin hesap bakiyesinin 502.705,25 TL olduğu, icra konusu fatura bedelleri üzerinden inceleme yapıldığında resmi defter kayıtlarına göre; 30.07.2022 tarih 0064 numaralı fatura KDV dahil 90.335,40 TLnumaralı 29.08.2022 tarih 0072 numaralı fatura KDV dahil 124.162,08 TL numaralı Toplam 214.497,48 TL KDV dahil düzenlenen faturalara ait ödemelerin yapılmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... resmi defter kaydında, 2022 yılında davacını düzenlemiş olduğu 5 adet fatura toplamı 502.705,07 TL olan faturaların işletme defteri kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Tarafın tutmakla zorunlu olduğu ticari defteri işletme defteri olduğunda, ilgili yılın gelir-giderler KDV dahil toplam rakamlarına göre kayıtlara alındığından fatura ödemelerine ilişkin kayıt bulunmamaktadır (bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ödeme kaydı girmektedir.) Davalı resmi defter kayıtlarına göre; 30.07.2022 tarih 0064 numaralı fatura KDV dahil 90.335,40 TL 29.08.2022 tarih 0072 numaralı fatura KDV dahil 124.162,08 TL olmak üzere Toplam 214.497,48 TL KDV dahil faturaların kayda alındığı, faturaların kabul edildiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davacının düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin davalının faturaya itiraz ya da red işlemine ait bir belgeye rastlanmamıştır, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (...karar sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; ....esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, taraflar arasında akaryakıt alımına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe konu faturaların 07/2022 ve 08/2022 dönemlerine ilişkin olduğu, davalının sunmuş olduğu kredi kartı ödemelerin önceki dönemleri ilişkin olduğu, davalı tarafça faturalara ilişkin ödemede bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda takibin 124.162,08-TL asıl alacak, 90.335,40-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, davalının temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faize yönelik istemin reddine, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 124.162,08-TL asıl alacak, 90.335,40-TL asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Kabul edilen miktarın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 4492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.652,32 TL harçtan, dava açılışında alınan 3.226,74 TL peşin harcın düşümü ile kalan 11.425,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 164,00 TL tebligat ücreti, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 50,75 TL diğer giderler toplamı 3.795,45 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.757,80 TL'si ile dava açılışında alınan 3.226,74 TL peşin harç toplamından oluşan 6.984,54 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 34.319,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.149,15- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır