T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/146 Esas - 2025/646
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/146 Esas
KARAR NO : 2025/646
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KA.YAZ. TARİHİ : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile "Müvekkili şirketin, davalı şirketlere .... sunduğunu, ancak bu hizmetin karşılığı kesilen fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, taraflarınca ödenmeyen fatura alacaklarına ilişkin 13/11/2023 tarihinde ..... Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketlerin ise haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiğini ve açılan takibin durduğunu, davalı şirketlere söz konusu hizmetten dolayı 31/10/2020-30/11/2021 tarihleri arasında mal hizmet bedeli olarak 11.526,00 TL tutarında 14 adet fatura kesildiğini, davalı şirketlere, hizmet sözleşmesinden kaynaklı kesilen fatura bedelleri ve geçmiş gün faizleri toplamı olan 16.057,27 TL tutarında takip başlatıldığını, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında sözleşmesel ilişki sonucunda fatura tanzim edildiğini, bu alacağa ilişkin faturaya davalı/borçlu tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, taraflar arasındaki işin miktarı ve bedeli belirlenebilir olduğundan alacağın likit olduğunu, davalı aleyhine İcra İflas Kanunun 67. maddesi uyarınca %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak davalının .... E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların haksız itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalılar vekilinin cevap dilekçesi ile'' Huzurda görülmekte olan davaya dayanak olarak gösterilen faturaların görüldüğü üzere .... Adi ortaklığına düzenlendiğini, borcu ve faturaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı davasını açarken husumeti yönelttiği adi ortaklık olduğundan ve adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından ....Adi ortaklığına izafeten demek suretiyle davasını yöneltmesi gerekmekte iken adi ortaklıktan bahsetmeden müvekkiline ve diğer davalıya ayrı husumet yönelttiğini, diğer yandan davacı icra takibi başlatırken 3 borçlu göstermiş bunlardan biri adi ortaklık diğerleri müvekkili ve diğer davalıdır. adi ortaklığa husumet yöneltilemezken icra takibinde adi ortaklığa 3.borçlu olarak aleyhine icra takibi başlatmış olup, davada ise müvekkil şirketlere husumet yöneltmiş olması takip talebi ile uyuşmadığını, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğundan icra takibine, takip talebinde borçlu gösterilen kişilerle, talep edilen alacaklara ve sunulan delillere sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğunu,yerleşik .... içtihatlarına göre davacının icra takibi ile husumet yönelttiği borçlular, talep ettiği alacaklarla ve takip talebi ile sunmuş olduğu deliller ile sınırlı olduğunu, işbu nedenle davacının takip talebi ile huzurda açmış olduğu davadaki taraflar uyuşmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, ayrıca davacının takip talebi ile birlikte sunmuş olduğu delillere bağlı olduğunu ve ek bir delil sunulmasına muvafakatlarının bulunmadığını beyan ettiklerini, müvekkilleri .... kurmuş olduğu iş ortaklığı .... Yapımı İşinin ihalesini alarak işin yapımını üstlendiğini, ancak müvekkillerinin .... edimini yüklendiği bütün işleri fiili olarak ..... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili söz konusu şantiyenin fiili işlerinin yürütülmesi için Medsan'la anlaşmış olduğundan davacının davaya konu hizmeti verip vermediği, verdi ise şartlarının ne olduğu konusunda bilgi ve belge sahibi olmadığını, ödeme belgelerinin .....'den celbi ile davanın .... ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı, alacaklı olduğunu iddia ettiği faturanın tahsili amacıyla dava konusu icra takibini açarken ve yine eldeki davayı açarken kanunda öngörülen sürelere aykırı davrandığını, işbu nedenle davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde ve diğer mevzuatlarda belirtilen hak düşürücü süreler içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, söz konusu faturalara dayalı işin gerçekleşip gerçekleştirilmediğine ilişkin davacının dosyaya fatura haricinde başkaca bir bilgi ve belge sunmadığını, bundan sonra sunacağı belgelere de muvafakatları olmadığını, faturanın da tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli delil olarak kabul edilemeyeceğini, fatura içeriğinde bahsi geçen hizmetlerin verildiğine dair dosyaya somut bir delil sunmadığından davacının davasını ispatlayamadığını, özelikle belirtmek gerekir ki davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının bir alacağı olduğu varsayılsa dahi likit bir alacaktan bahsedilmesi olanaksız olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit bir alacak için başlatılan icra takibine haksız biçimde itiraz edilmiş olması gerektiğini, yukarıda sayılan nedenlerle davacının alacak iddiasını ve diğer iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin yaptığı itirazın yerinde olduğu ve talep edilen alacağın likit olmadığı sabit olduğundan davanın aleyhe sonuçlanması halinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağını, dava konusu icra takibinin takip talebi incelendiğinde alacak ve faiz iddiasını kabul etmemekle beraber, istenen faiz için herhangi bir açıklama yapılmadığını, hangi tarihler arasını kapsadığı açıklanmadığını, alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek şartı ile takip talebiyle ve/veya dava dilekçesiyle sunulan evraklar incelendiğinde müvekkilin temerrüde düşmesi için herhangi bir ihtarın bulunmadığını, işbu nedenle takibe yapılan itirazla birlikte faize de itiraz edildiğini, alacak iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği faiz tutarı tamamen haksız olduğunu, davacının müvekkilini zarara uğratmak ve haksız kazanç elde etme gayesiyle dava konusu icra takibini başlatmış olduğu anlaşıldığından, takip alacağının %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının haksız kazanç elde etme gayesi ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olduğunu, haksız başlatılan icra takibine, davacının dava dilekçesine ve delil olarak sunduğu tüm bilgi, belgelere itiraz ettiklerini, işbu nedenle haksız itirazın iptali davasının reddini''talep ettiği görülmüştür.
İhbar olunan vekilinin cevap dilekçesi ile'' Müvekkil şirketin dava konusu icra dosyasının tarafı olmadığı gibi, takip dayanağı faturalarda adı geçmemekle, takip dayanağı faturalarında borçlusu olmadığını, takibin nede takip dayanağının tarafı olmayan müvekkili şirkete davanın ihbar edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket yönünden; davanın ihbarı kararınından rücu edilmesini veyahut pasif husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile re'sen araştırılacak nedenler dairesinde öncelikle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan, zaman aşımı ve arabuluculuk dava şartı noksanlığından olmak üzere usulden, aksi kanaatte müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığı nazara alınarak esastan davanın reddine ve dayanak takibin iptaline, kötü niyetli takibe karşı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini'' talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
.... E. Sayılı icra dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız,takip borçlularının davalılarımız, takip konusunun 13 fatura alacağı 10.035,20 TL ve işlemiş faizleri ile birlikte 16.057,27 TL nin tahsili olduğu, davalı adi ortakların itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Davacı tarafça davalılarla imzalanan 05/08/2021, 13/10/2020 tarihli, 05/11/2021 tarihli, 03/11/2021 tarihli ... ile hizmet alan iş yeri arasındaki iş güvenliği uzmanlığı sözleşmelerinin, dava dışı .... ile imzalanan 02/10/2020 başlangıç tarihli 02/10/2021 bitiş tarihli iş sağlığı ve güvenliği sözleşme suretlerinin ve....ile davacı tarafından düzenlenen .... iş ortaklığına ait faturaların ödenmediğine ilişkin tutanak suretinin davacı ile ....arasında düzenlenen 08/10/2020 başlangıç tarihli 22/05/2021 bitiş tarihli, İSG profesyoneli hizmet sözleşmesinin, ... adi ortaklığı ile imzalanan 12/10/2020 başlangıç tarihli 27/05/2021 bitiş tarihli.... profesyoneli hizmet sözleşme suretlerinin ibraz edildiği görülmüştür.
İcra takibinin davalılar adına yapılması davalılarca takibe ayrı ayrı itiraz edilmesi, dosyamıza davalılarca ayrı ayrı cevap verilmesi nedeniyle davalının yerinde görülmeyen pasif husumet itirazının mahkememizin 15/05/2025 tarihli oturumunda reddedildiği görülmüştür.
Tarafların .... formlarının getirtildiği görülmüştür.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişinin raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak düzenlendiğinin HMK 220 maddesi uyarınca lehine delil niteliği taşıdığı... 11.526,00-TL tutarında 14 adet fatura düzenlenip faturaların 120 alıcılar hesabına kayıt yapıldığı fatura tutarlarının tahsilatlarının yapıldığı, davalı ortaklıktan herhangi bir borç ve alacak tutarının 2020-2021 yılı defterlerinde olmadığı''... Belirtildiği görülmüştür.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme ile davalı adi ortaklığa ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak istenmiş bilirkişinin mahalinde incelemesi için gitmesi üzerinde adi ortaklığın defterlerinin masat tarafından alındığının bildirilmesi üzerine rapor düzenlenemediğinin belirtildiği 09/07/2024 havale tarihli raporda anlaşılmış ... yazılan müzekkereye verilen cevapta defterlerin inceleme icin Maliyede bulunduğunun bildirildiği, Maliyeye yazılan müzekkereye verilen 11/10/2024 tarihli verilen cevapta defterlerin kurumlarında bulunmadığının bildirildiği alınan 04/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda defterlerin vergi denetim başkanlığında bulunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı defterlerindeki alacağın tahsilatla kapatılması nedeniyle davacı vekiline yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış , davacı tarafça yemin deliline dayanılması üzerine davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin temsilcileri adına usulüne uygun meşruatlı yemin davetiyesi tebliğine rağmen yemin için belirlenen yer gün ve saatte hazır bulunmadıkları görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlere... hizmeti verilerek fatura düzenlendiği, düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediği belirtilerek başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalılarca davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup,
Taraflar arasında... hizmeti sözleşmesinin bulunduğu, davacının 14 fatura ile davalıya hizmet sunduğu fatura bedeli toplam 10.035,20-TL alacağının bulunduğu, davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde incelemesi neticesi alınan rapor, davalılara teklif edilen yemin ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olmakla davacının davalıları icra takip tarihinden önce temerrüte düşürdüğünün ispat edilememesi faiz talepleri yönünden gözetilerek davacının davasının kısmen kabulü ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
Davalıların .... esas sayılı dosyasındaki itirazlarının kısmen iptaline, takibin 10.035,20-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, bakiye talebinin reddine,
Tarafları şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
Alınması gereken 685,50-TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın düşülmesi ile eksik yatırıldığı anlaşılan 257,90-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 2.374,62-TL'nin davalılardan, 1.425,38-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu, 817,00-TL tebligat ücreti ve 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.817,00-TLnin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.760,34-TL yargılama giderinin ve 427,60-TL peşin harç,427,60-TL başvurma harcı, olmak üzere toplam 2.615,54-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına
Davacı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden 10.035,20-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya, red edilen miktar üzerinden 6.022,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı reddedilen miktar itibari ile HMK341 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
....