T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/164 Esas
KARAR NO : 2025/190
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
...
DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KAR.YAZ.TAR. : 19/03/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili ...... Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla .... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine, takip borçlusu tarafından 06/03/2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiği, davalının itirazını öğrendikten hemen sonra, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun m. 73/A hükmü gereği 05/05/2023 tarihinde .... dosya numaralı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması ve aynı zamanda müvekkilin mağduriyetinin devam etmesi hasebiyle, davalı tarafından yapılan işbu haksız itirazın iptalinin talep edilmesinin gerektiği, müvekkil şirketin, yatırım amacı ile sürekli olarak davalı taraftan altın satın aldığı, yani müvekkil şirketin davalıdan birden fazla kez altın satın aldığı, müvekkil şirketin, satın almış olduğu altınların bedellerini, davalıya ait olan ... *.... * IBAN adresine gönderdiği, önemle belirtmekte fayda ki; normal şartlarda müvekkil şirketin ilk etapta altınları teslim aldığı, daha sonrasında ise banka kanalı ile altınlara ilişkin ödemeyi gerçekleştirdiği, keza ödemeyi yapmadan önce altını teslim almış ise; bu durumu açıklama kısmında; "altınımı elden teslim aldım" şeklindeki beyanı ile belirttiği, yıllardır ilerleyen alış-veriş ilişki neticesinde; davalı tarafın müvekkil şirket nezdinde güven oluşturduğu, bu sebep ile yargılamaya konu borcun oluşmasına sebebiyet veren durumun meydana geldiği esnada müvekkil şirketin davalıya güvendiği, iyiniyetli olarak yaklaştığı, müvekkil şirketin, yine aynı şekilde davalı taraftan yüklü miktarda altın satın almak istediği, davalının ise bu sefer; altınların teslimini önceden gerçekleştiremeyeceğini ve taraflar arasındaki ilişkiye binaen önce ödemeyi talep ettiği, bu talebini de; "müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilecek ödeme ile altın alacağını ve edimini ifa edeceğini " söyleyerek gerekçelendirdiği, bunun üzerine de müvekkil şirketin yıllardır süre gelen alışverişe binaen davalı tarafa güvendiği ve satın ve teslim alınacak olan altınların 99.950.-TL meblağlı ödemesini 16/02/2022 tarihinde davalıya ait ... *.... * Iban hesabına gönderdiği, 16/02/2022 tarihli dekont incelendiğinde; açıklama bölümünde herhangi bir ibarenin olmadığı görüleceği, yapılan havalede açıklama olmamasının sebebinin de yukarıda da izah edildiği üzere; müvekkilin "altınları" teslim almamış olması olduğu, davalının bu olay akabinde müvekkil şirkete altınları teslim etmediği, ayrıca altınları teslim etmediği gibi, müvekkilin altın almak amacıyla 16/02/2022 tarihinde yaptığı ödemeyi de geri iade etmediğinden bahisle, davanın kabulü ile birlikte .... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, Davalı taraf aleyhine İİK 67/2 hükmü uyarınca dava konusu tutarın en az %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili.... Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından itirazın iptali istemiyle ikame edilen ve mahkemeye tevzi olunan iş bu dosyanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yapılacak olan yargılama neticesinde davanın reddi gerektiğini, davalı müvekkili ...'ın perakende/toptan olmak üzere .... adresinde uzun zamandan beri kuyumculuk alanında faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının dilekçelerinde izah ettiği üzere; davalı müvekkilinden zaman zaman altın aldıklarının kendi ikrarları olduğunu, yapılan para transferlerinin müvekkilinden aldıkları altın karşılığı olan borcun ödemesi olduğunu, daha net bir ifadeye müvekkiline olan borcun ödemesi olduğunu, yapılan havale işleminden net olarak anlaşıldığını, bu nedenle; davanın reddi gerektiğini, itirazın iptali davalarında yetki kuralına ilişkin özel bir düzenleme mevcut olmadığından genel hükümlere göre hareket edildiğini, buna göre davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin, itirazın iptali davasında yetkili mahkeme olduğunu, müvekkilinin ikametgahının ...... ili olduğunu, yetkili mahkemenin.... Ticaret Mahkemeleri olduğunu, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; öncelikle yetkiye ilişkin itirazının kabulü ile dosyanın .... Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine ve dava konusu yapılan alacağın %20 aşağı olmamak kaydıyla müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, itirazın iptali davası niteliğindedir.
Mahkemece 11/12/2024 tarihinde taraflarca takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih olan 11/12/2024'ten itibaren üç ay içinde yenilenmediği anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK 'nın 150/5. maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İşlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay içerisinde taraflarca yenilenmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın dava açılışında alınmadığı anlaşıldığından davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Alınması gereken 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ,
5-Davalı vekili yargılama sırasında vekillikten çekildiğinden davalı yararına vekalet üçreti taktirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının HMK' nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.