T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/28 Esas
KARAR NO: 2024/510
HAKİM : ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11.01.2024
KARAR TARİHİ: 17.07.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18.07.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında oluşan ticari ilişki neticesinde müvekkili tarafından tanzim edilen 37.800,00-TL bedelli 08.08.2023 tarih ve .... numaralı faturanın 32.680,00-TL bakiye kısmının davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı tarafça süresi içerisinde yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, belirtilen nedenlerle haksız itirazın iptaline ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibin devamına alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Öncelikle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu aracında yoğun yağış nedeniyle selde su içerisinde kalması nedeniyle davacının atölyesine bırakıldığını, aracının eksik ve ayıplı ifa sebebiyle yeni şanzıman alınması zorunluluğunun doğduğunu, aracın sel sonrası onarımının yapılması için götürülen davacıya ait özel servisteki ihmal, aracın eksik ve ayıplı onarımı nedeniyle dava konusu tutar, müvekkil tarafından davacıya ödenmemiştir, fatura bedelinden indirim yapılması gerektiğini, müvekkilince aracın sel hasarı sonrası ayıplı ifası nedeniyle oluşan otomatik şanzıman arızasına istinaden davacının borçlusu olduğu .... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını söz konusu takibe yapılan itiraz üzerine .... büro dosya numaralı, .... arabuluculuk dosya numaralı başvuru yapılarak söz konusu süreç anlaşmama şeklinde sonuçlandığını belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava; Fatura alacağına ilişkin başlatılan ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
.... tarafından gönderilen yazı cevabında; ticari kazanç gelir türü ile gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak işletme esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğuna ilişkin bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca ...nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
T....nun 14. Maddesine göre ''bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.'' Yasanın 17. Maddesi hükmünce de; ''iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.'' Yine Yasanın 1463. Maddesinde de, önce 17. Maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. Hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19/02/1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25/01/1986 tarihli .... Kararı ile T.T.K.'nun 1463. Maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kunununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usul Kanunu'na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Davacının işletme usulüne göre defter tuttuğu, aksesuar toptan ticareti faaliyetine ilişkin olarak 2023 takvim yılında 750.737,31-TL alış (üst sınır: 890.000,00-TL), 391.229,26-TL hasılat elde ettiği (üst sınır:1.270.000,00-TL) tespit edilmiştir. 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... kararı ile tespit edilen hadleri aşmaması nedeniyle tacir olmadığı, esnaf kabul edileceği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki dava, Fatura alacağına ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olup davacının tacir sıfatını taşımadığından davanın mutlak yada nispi ticari dava olmadığı anlaşılmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6102 sayılı Kanunun 4.maddesi ile HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli oluğuna aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına ,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17.07.2024
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır