T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/345 Esas - 2025/361
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/345 Esas
KARAR NO : 2025/361
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile " Müvekkili idarenin davalı (ve dava dışı) şirketten ihale yolu ile hizmet alımı yaptığını, dava dışı ...'ın da bu hizmet alımı kapsamında müvekkili idarenin ...'nde güvenlik personeli olarak; ... firması bünyesinde de 01/01/2020-31/12/2021 tarihleri arasında (2 Yıl) olmak üzere toplamda 7 yıl 8 ay hizmet verdiğini ve iş akdinin 31/08/2023 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiğini, müvekkili tarafından 180.088,73 TL tazminat ödemesi yapıldığını, Davalı şirketin sorumluluğuna karşılık gelen 46.979,66 TL'nin tahsili için .... sayılan dosyasıyla icra takibinde bulunduklarını ancak borca itiraz edilmesi üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, .... Dairesi'nin 10/03/2016 tarih ve .... numaralı kararında asıl işverenin, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatının tamamı için son yüklenici firmaya, kıdem tazminatı da dahil diğer tüm işçilik alacakları için ise kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere işçinin çalışmış olduğu tüm yüklerinizi firmalara rücu edebileceğinin kabul edildiğini, alacağın likit olması nedeniyle 9020'sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerinin de bulunduğunu beyanla davalının için .... sayılan dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamı ile Alacağın likit olması nedeniyle 920'sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine " karar verilmesini istediği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin dilekçesi ile '' davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 73'üncü maddesinde zamanaşımı 2 yıl olduğundan davacı tarafından müvekkili şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak rücu edilmek istenen tazminata karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacının talep ettiği yasal faize ve faizin başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, Müvekkili şirket ile davacı kurum arasında belirli süreli olarak yapılmış olan sözleşmenin sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesi ile sona erdiğini, rücuya konu edilen işçilik alacağından davacı idarenin münferit olarak sorumlu olduğundan huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı idare arasında 01.11.2019 tarihli ... ihale kayıt numaralı ".... İçin 24 Ay Süresi Özel Güvenlik " adı altındaki sözleşme kapsamında ... bünyesinde çalıştırılmak üzere işçi istihdam edilmiş olup söz konusu ihale sözleşmesi, sözleşme kapsamında belirlenen sürenin dolması sebebiyle sona erdiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müteselsil borçlulukta borçluların her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğunu, Fakat dış ilişkideki bu durum gereğince borcun tamamını ifa etmek zorunda kalan müteselsil borçlunun, iç ilişkideki borca katılma payını aşan miktardaki ödemesi için diğer müteselsil borçlulara rücu etme hakkına sahip olduğunu, İşbu husus göz önüne alındığında işçilik alacakları dolayısıyla açılan dava kapsamında dava konusu ücretlere hak kazanan işçilere ödeme yapan davacı kurumun ödemiş olduğu tutarın azami % 50 oranında başvurması uygun düşerken davacı idare tarafından söz konusu ücretin tamamı bakımından müvekkil şirkete başvurulması hukuka ve adalet duygusuna aykırılık teşkil ettiğini,Kaldı ki dava dışı işinin müvekkili şirket bünyesinde çalışmış olduğu süre boyunca hak kazandığı bütün alacakların kendisine ödendiğini, ihale sözleşmesinin feshedilmesi sürecinde müvekkilinin herhangi bir ihmal veyahut kusuru bulunmadığını, söz konusu alacak yönünden müvekkiline rücu edilmesinin adaletli olmayıp haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dışı işçinin alacaklarından davacı ...'nin tek başına sorumlu olduğunu, Bu nedenle açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, dava dışı işçiye ait alacakların ödenmesine dair yüklenici sorumluluğuna gidilebilmesi için şekli mecburi dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle yalnızca müvekkiline rücu edilmesi ve yalnızca müvekkili aleyhine dava açılmasının usule uygun olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere dava dışı işçi tarafından herhangi bir dava açılmaksızın dava dışı işçi ...'ın kıdem tazminatı hesaplanarak ödeme yapıldığını, işbu ödemenin 46.979,66-TL kısmının müvekkili şirketten talep edildiğini, işçinin bu alacaklara hak kazanıp kazanmadığının dahi belli olmadığını,Dava dışı işçinin belirli süreli iş akdinin belirli süreli yapıldığını, akdin belirli süreli yapılması için objektif nedenlerin bulunduğunu, müvekkilinin kıdem tazminatı ödemekle mükellef olmadığını, müvekkilinin kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde iş akdini sonlandırmadığını, davacının ödemiş olduğu kıdem tazminatının rücuen tahsili istemli müvekkili aleyhine dava açmasının da hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmadığını,Davacı kurum tarafından müvekkil şirkete hak edişler ödenmediği gibi davacı kurumun müvekkil şirkete ödemesi gereken hak edişlerin içerisinden işçilerin alacaklarını ödediğini düşünmekteyiz. İşbu sebeple işçilere yapılan ödemelerin davacı kurum tarafından elde tutulan hak edişlerden mi yapıldığını öğrenebilmek adına davacı kurumdaki müvekkil şirkete ait muavin defter kayıtlarının celbini talep ettiklerini, ayrıca her durumda davalı işverenin davacı işçinin işe iadesini alt işverenle birlikte gerçekleştirmek zorunda bulunması nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyanla davanın öncelikle müvekkilinin pasif husumetinin bulunmaması nedeniyle usulden, bu yöndeki savunmalarının yerinde görülmemesi halinde esastan reddiyle icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini '' talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
.... esas sayılı dosyasının tetkikinde takip alacaklısının davacımız,takip borçlusunun davalımız,takip konusunun ... için ödenen 46.979,66- TL nin tahsili olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Ticaret sicil gazetesinin 06/05/2022 tarih 10572 sayılı gazetesinin 152. Sayfasında davalı şirketin eski ünvanının ... Hizmetleri A.Ş. iken ... A. Ş. Olarak değiştirildiği görülmüştür.
Dava dışı işçi ...'a ait emekliliğe esas ... hizmet döküm cetveli getirtilmiş, dava dışı işçinin 01/012016-31/12/2017 tarihleri arasında dava dışı ... ... Ltd.Şti. Bünyesinde, 01/01/2018-31/12/2019 tarihleri arasında dava dışı ...... Ltd.Şti. Bünyesinde, 01/01/2020-31/12/2021 tarihleri arasında davalı bünyesinde , 01/01/2022-31/08/2023 tarihleri arasında ... ...Ltd.Şti bünyesinde çalıştığı görülmüştür.
Davacı tarafça ibraz edilen ... ödeme dekontundan davacı tarafça dava dışı işçiye 06/09/2023 tarihinde 178.721,86 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşme suretlerinin ibraz edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 22.i maddesinin "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Maddesinde belirlenmiş olup yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür..." hükmünü içerdiği teknik şartnamenin 14/9.maddesinde "... istihdam ve tahsis edeceği özel güvenlik görevlisinin ücret ödemelerine ve kanuni bildirimlerine ilişkin olarak muhtasar beyannamesi barkodlu ... tahakkuk fişi bildirgesi, sigortalı hizmet listesi bildirgesi ve bunlara ait tahakkuk ve makbuzları ile aylık ... primlerini gösteren bordro örneklerinin birer kopyasının ... ya her ay ibraz edecektir... Hizmet personelinin maaşları, yol yemek, ödül, ceza, maaş artışı ve buna benzer tüm sosyal hakları ile iş kanunlarında yönetmelik ve tüzüklerde belirtilen her türlü sorumluluk vergi harcama işlemleri yüklenici tarafından sözleşme kapsamında yerine getirilecektir.. " düzenlemelerin bulunduğu görülmüştür.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan raporda"...Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacı yanca dava dışı ...'a yapılan kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle davalı ... AŞ (... Hizmetleri AŞ)'den rücuen talep edilebilecek tutarın 46.979,66 TL olup icra takibinde de 46.979,66 TL'nin icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz istendiği,..." belirtildiği görülmüştür.
.... sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali , davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davacı ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, dava dışı işçinin 01/012016-31/12/2017 tarihleri arasında dava dışı ... ... Ltd.Şti. bünyesinde, 01/01/2018-31/12/2019 tarihleri arasında dava dışı ...... Ltd.Şti. bünyesinde, 01/01/2020- 31/12/2021 tarihleri arasında davalı bünyesinde , 01/01/2022-31/08/2023 tarihleri arasında dava dışı ... ...Ltd.Şti bünyesinde çalışmasının bulunduğu ,dava dışı işçnin işten ayrılaması üzerine dava dışı işçiye davacı kurumca 06/09/2023 tarihinde 178.721,86 TL ödemede bulunulduğu, dava dışı işçinin davalı nezdindeki çalışma süreleri dikkate alındığında yapılan ödemenin 46.979,66-TL' sinden davalının sorumlu olduğu taraflar arasındaki sözleşme, .... sayılı ilamı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla , alacağın sözleşmeden kaynaklanması dava ve ödeme tarihi itibariyle BK 146 .m gereği 10 yıllık zaman aşımının gerçekleşmediği davalının yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazı yönünden ve taraflar arasındaki sözleşme gereği yapılan ödemenin %50 sinden sorumluluk uygulanmasının mümkün olmadığı, davalının sorumluluk oranının bilirkişice hesaplanmasıyla ortaya çıkacağı bu nedenle alacağın likit olmaması tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminat talepleri yönünden gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
Davacının davasının kabulüne, davalının .... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin 46.979,66-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,
Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.209,18 TL harçtan, dava açılışında alınan 567,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.641,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 380,00 TL tebligat ve müzekkere gideri ,3.500,00 TL bilirkişi ücreti 427,60 TL baş vuru harcı, 567,40 TL nispi harç olmak üzere toplam 4.875,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ....
¸ E-İmzalıdır
Hakim ....
¸ E-İmzalıdır