T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/351 Esas - 2025/641
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/351
KARAR NO : 2025/641
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olup davalı firmanın 30.11.2022 — 31.05.2023 tarihleri arasında davacı şirketten 532.780,48TL harcama yaptığını, bahse konu borcun 360.000,00.-TL'lik kısmının davalı şirketten tahsil edildiğini, ödenmeyen kısım için ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı şirket tarafından ödenmeyen 172.782,48TL alım satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile bakiye kalan faturaya dayalı cari hesap borcunun tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu şirkete 05.04.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun yaptığı 08.04.2024 tarihli itiraz üzerine ise icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun, haksız itirazın iptali ve takibin devamı için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Kayseri şubesi bulunmamasına rağmen karşı tarafın dava dilekçesini Kayseri şubesine yönelttiğini, ilgili şubenin terkin edildiğini, açılan davanın bir dava şartı olan husumet yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, her ne kadar faturaya yasal süresi olan 8 gün içerisinde itiraz edilmediği iddia edilse de bu iddianın hukuk ve mahkemeniz önünde bir değer taşımasının mümkün olmadığını, bu itirazın faturanın varlığından haberdar olunması durumunda ileri sürülebileceğini, davalı şirketin de faturadan icra takibi tarihi itibariyle haberdar olduğu için itirazlarını ileri süremediğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davacı tarafından ihlal edildiğini, faturada belirtilen kalemlerin teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mallar olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın kendisinden beklenen yükümlülüklerini ifa etmediğini, davacı tarafın üzerinde davalı şirketin imza sirküleri bulunan yahut herhangi bir şekilde mevzuat kapsamında belirlenen şekli şartları taşıyan sevk irsaliyesini sunması gerektiğini, dava dilekçesinin ekinde belirtilen faturanın e-arşiv faturası olduğunu, üzerinde sadece tarih bulunduğunu, davanın usulden reddini, eğer mahkeme aksi kanaatteyse davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:...md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (.... karar sayılı emsal ilamı)
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak düzenlenmiş 04/03/2025 tarihli kök rapor ile 17/07/2025 tarihli ek raporda özetle; Davacı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılıp kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlerinin ise e defter olduğu, yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin e defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı tespit edilmiştir. Davacı şirket kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 yılında başladığı, davacı şirket tarafından 2022-2023 yılında toplam 532.338,60TL fatura düzenlendiği, davacı şirketçe dava edilen faturaların e fatura olduğu ve davalı şirkete teslim/tebliğ edildiği, davacı şirketin davalıdan toplam 360.000,00TL tutarında tahsilat yaptığı ve davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 172.338,60TL tutarında alacaklı olduğu; davalı şirketin kayıtlarına göre davacı şirketin düzenlemiş olduğu toplam 532.780,48TL tutarlı faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin yapmış olduğu 360.000,00TL tutarlı ödeme düşüldüğünde icra takip tarihi itibariyle davalının 172.780,48TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve toplanan diğer deliller ile; tarafların tacir oldukları ve usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtların 6100 sayılı HMK.nun 222 vd.maddeleri uyarınca delil niteliği taşıdıkları, ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi uyarınca davalının davacıya 172.780,48TL borçlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle anılan tutar üzerinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıması nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 172.780,48-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 11.802,63TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.086,79TL harcın mahsubu ile kalan 9.715,84TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.086,79TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7.500,00TL bilirkişi ücreti, 185,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.685,00TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 7.684,90TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-AAÜT uyarınca belirlenen 2,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
9-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
....