T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/383 Esas - 2025/109
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/383
KARAR NO : 2025/109
...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya verilen hizmet karşılığında 88.019,74 TL ile 189.000,00 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini ancak davalının ödeme yapmadığı gibi faturalara itiraz etmediğini ancak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurduğunu belirterek ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine tedbiren ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı olmamakla birlikte zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davalının şirket tarafından davacıdan kiralanan forklift'in, bir süre bakımları davacı tarafından yapılmış olup, Eylül 2022 döneminden itibaren rutin bakımlarının davacı tarafından yapılmaması nedeniyle, forklift arızalandığını ve kullanılamaz halde olduğu için davacıya defalarca bilgi verildiği, iade alınması istendiğini, forklift iade alınmadığı gibi, forklifte herhangi bir bakıma da gelinmediğini, davacı tarafın bakım ve onarımlarını zamanında yaparak kullanımını sağlıyorken, sonrasında davacı tarafın bakım ve onarıma gelmemesi nedeniyle forkliftin arızalandığını ve kullanılamaz yani ayıplı hale geldiğini, bu durumun tamamen davacının hatası olduğunu, icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebin reddi gerektiğini, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının muavin defter kayıtlarına göre davalıya kesmiş olduğu 2 adet faturanın muhasebe kayıtlarına alındığı gözükmekle birlikte davalı tarafından kesilen iade faturasının davacı tarafça kayıtlara alınmadığı, tüm alıcılara ait tek bir hesabın kullanılması nedeniyle kapanış bakiyesinin olmadığı, davacının 2023 yılına ait yevmiye defterinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, servis raporunda belirtilen 4 tonluk komatsu 2013 model foreliftin davacı yevmiye defteri makine ve cihazlar hesabı kayıtlarında mevcut olduğu, davalının muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından kesilmiş bakım onarım içerikli faturanın davalı kayıtlarına alınmadığı, davacının kesmiş olduğu 2 adet faturadan yalnızca kiralama faturasının davalının kayıtlarına alınmış olduğu, kiralama faturasına ait ödemenin davalı tarafından gerçekleştirilmediği mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (...karar sayılı emsal ilamı)
Anılan yasal düzenlemeler ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının ticari defter ve kayıtlarına kaydetmiş olduğu 88.019,24TL'lik faturanın ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda; tacir olan davalı 6100 sayılı HMK.nın 222.maddesi uyarınca davacıya anılan tutarı ödemekle yükümlüdür. Toplanan deliller çerçevesinde davacının anılan fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 88.019,24TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmış ve anılan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, anılan faturaya konu hizmetlerin sunulmuş olduğunun da başkaca delillerle kanıtlanamadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kabul edilen alacağın faturaya dayalı olması ve belirgin nitelik taşıması nedeniyle davacının kabul edilen alacak bakımından icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 88.019,24TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 6.012,59TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.172,42TL harcın mahsubu ile kalan 2.840,17TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 3.172,42TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-4.000,00TL bilirkişi ücreti, 445,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.445,00TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.412,40TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin, 1.143,90TL'sinin davalıdan, 2.456,10TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
9-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2025
...