T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/403
KARAR NO : 2025/378
HAKİM :... ...
KATİP :... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA : Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacının da dahil olduğu dört ortak tarafından kurulduğunu, davacının hali hazırda 240 adet pay karşılığı %24 ortaklığının bulunduğunu şirket ortaklığının kuruluşundan bu yana davacının şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan yeterli bilgi alamadığı, diğer ortaklarca adil kar dağılımı yapılmadığını, şirket bilançoları ve ticari defterlerin davacıya gösterilmediği yahut eksik gösterildiğini, şirket faaliyetleri neticesinde elde edilen gelirlerin şirket adına kayıtlı banka hesabı üzerinden tahsil edilmesi ve faturalandırılması gerekirken, diğer şirket ortakları tarafından bireysel banka hesapları aracılığıyla ve elden ödemeler alınarak kayıt dışı kazanç elde edildiğini, gerçek olmayan mal ve hizmet alımına dair faturalar düzenlendiğini, diğer ortakların kendi seans ücretlerini tamamen keyfi olarak belirleme yoluna giderek şirket ana sözleşmesine aykırı bir şekilde genel kurul kararı da bulunmaksızın haksız maaş bekar payı paylaşımı yaptıklarını, bu konuda ihtarname düzenlenerek davalı şirkete bildirildiğini belirterek davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına ve çıkmaya bağlı ayrılma akçesi olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsili ile TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca davacının %24 ortaklık payı oranına tekamül eden şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirket ortağı davacı tarafından, ayrılış akçesinin tespiti ile ortaklıktan ayrılmak amacıyla dava açıldığını, davalı şirketin 02/08/2023 tarihinde merkezi halen ... adresinde Davacı ..., Dava dışı ..., ... ve ... tarafından dört ortaklı olarak kurulduğunu, kuruluş sürecinin akabinde ... ortaklıktan ayrılarak payına düşen 240 paya düşen karşılığının 120 payını dava dışı ...'a kalan 120 payını ise dava dışı ...'ya devrettiğini böylelikle dava dışı ... 'un hisse payı 400, ... 'nın 360, davacının ise mevcut payının aynen kalarak (240 pay) ortaklıklarına devam ettiklerine, bu süreçte şirket ortaklarının tamamının şirkette aylık ve dönemsel olarak hazırlanan programlar neticesinde, sorumlulukları çerçevesinde hizmet verdiğini, davacının Nisan 2024 ortalarında davalı şirkette ki hizmet ve idari sorumluluklarını yerine getirmemeye başladığını, nitekim 24/04/2024, 29/04/2024, 01/05/2024 ve 23.05.2024 tarihli şirket genel kurul toplantılarına mazeretsiz bir şekilde katılmadığını, kendisine tevdi edilen aylık ders programlarına uymadığı gibi kuruma gelmediklerini ve görevlerini yerine getirmediklerini, davacının bu davranışları kurumu zor durumda bırakmış kurumun itibar ve gelir kaybetmesine yol açtığını, bu durumu gidermek amacıyla da davacının sorumluluğunda bulunan eğitim ve görevler başka personellere dağıtılmak zorunda kaldığını, davalı şirket 02/08/2023 tarihinde kurulduğu ve kurucu ortak olan dava dışı ...'in özel sebeplerle ortaklıktan ayrılma durumunda kaldığını, davalı şirket 2023 yılı itibariyle kar etmediğini, halen de günden güne ağırlaşan ekonomik koşullar sebebiyle akıbetinin nasıl evrileceğinin belirsiz olduğunu, hali hazırda dönemsel olarak 7 personel çalıştığını ve aidat ile birlikte 50.000TL kira karşılanmaya çalışıldığını, öğrenci sayısı ve gelirin de iddia edildiği gibi gerçeği yansıtmadığını, davacının ortaklıktan çıkma talebinin kabulünü, ayrılma akçesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Davaya konu şirketin ticari defterleri üzerinden inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
6102 sayılı TTK.nın 638.maddesinde haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma düzenlenmiştir. TTK.nın 638/2.maddesinde; ''Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir'' düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme uyarınca limited şirket ortağının haklı nedene dayalı olarak ortaklıktan çıkma davası açabilmesi mümkündür. Haklı nedene dayanılarak ortaklıktan çıkma davasını düzenleyen TTK.nın 638.maddesinde haklı nedenin tanımına yer verilmiş değildir. Yargıtay kararları ve öğretide haklı nedenin tespitinde kollektif ortaklığın haklı neden ve feshini düzenleyen TTK.nın 245.maddesinden kıyas yolu ile faydalanılması gerektiği kabul edilmiştir. Ancak haklı nedenler anılan maddede sayılanlar ile sınırlı değildir. Genel olarak; ortakların davranışları şirketin faaliyetini önleyecek, şirketi zarara uğratacak yahut karşılıklı güven ilişkisinin sarsılmasına neden olup artık ortakların bir arada olamayacakları veya ortaklık faaliyetinin devamının çekilmez hale gelmesi durumunda haklı nedenin varlığının kabul edilmesi gerekir. Limited şirket ortaklıklarında kişisel nedenlerin dahi haklı sebep olarak kabul edildiği görülmektedir.
Mahkememizce uzman bilirkişilerden alınan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin kuruluş tarihinin 02/08/2023 tarihi olduğu, davacı ...'ın şirketteki hissesinin 240 adet paya karşılık 120.000,00TL olduğu ve 03/10/2023 tarihli ... Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, davalı şirketin 2023 yılında 163.974,09TL tutarında zarar ettiği, davacının ayrılma payının 5.493,92TL olarak hesaplandığı ancak bu hesaplamada kaydi değerlerin nazara alındığı mütala edilmiştir.
Alınan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan belgeler ve mesajlaşma tutanakları ile ortaklar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, davacının şirket ortaklığının sağlıklı bir şekilde yürütmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve bu kapsamda TTK.nın 638.maddesi uyarınca ortaklıktan çıkma için haklı nedenin gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davacının ortaklıktan çıkma isteminin kabulü gerekmiştir. Her ne kadar davacı ayrılma akçesi talep etmiş ise de mahkememizce yapılan mali inceleme sonucunda şirketin pasifinin aktifinin üzerinde bulunduğu, başka bir deyişle şirketin borca batık durumda olduğu tespit edilmiştir. Açıklanan nedenle davacının isteyebileceği ayrılma akçesi bulunmadan kabul edilmiş ve anılan talebin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının, davalı ... Ltd.Şti.ortaklığından çıkmasına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
2-Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin yatırılan 427,60TL harç düşürüldükten sonra eksik alındığı anlaşılan bakiye 187,80TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-10.000,00TL bilirkişi ücreti, 260,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.260,00TL yargılama giderinin 5.130,00TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza