T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/429 Esas - 2025/684
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/429 Esas
KARAR NO : 2025/684 Karar
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/06/2024
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
YAZIM TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil ... Şirketi ...... ilinde 1983 yılından itibaren demir-çelik ticareti ve metal işleme çözümleriyle müşterilerine hizmet sunmakta olduğunu, Davalı ...... ilinde faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkil ile aralarında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, müvekkil ile davalı arasında muhtelif tarihlerde plazma ve lazer ile metal sac işlenmesine ilişkin muhtelif tarihlerde fatura düzenlendiğini, takibe konu faturalardan kaynaklı borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini, davaya konu ...... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri borçlu tarafa 22.02.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından işbu ödeme emrine haksız ve kötünyetli olarak itiraz ettiğini, davanın kabulüne, ......E. Sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, İcra İflas Kanunu’nun 67. Maddesi uyarınca, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan ...... E. Sayılı dosyalı ile icra takibine başlatıldığını, icra takibi haksı ve hukuka aykırı olduğunu, yasıl süresi içerisinde borca itiraz ederek takip durdurulduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın ...... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
...... müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
...... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi ...'ın 29/04/2025 tarihli raporunda özetle; Davalının 2023 dönemi ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda 31/12/2023 tarihi itibari ile davalının, davacıya 117.614,69-TL borcu bulunduğu, davalının 2024 dönemi ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda 25/06/2024 tarihi itibari ile davalının davacıya borcu bulunmadığı, 2023 döneminde davacı tarafından teslim edildiği kanaatine varılan ticari malların 2024 döneminde davalı tarafından davacıya iade edilip edilmediğine, ilişkin olarak nihai takdirin mahkemenize ait olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Bilirkişi ...'nun 16/07/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı taraf 2023 ve 2024 yıllarına ait yevmiye defterleri incelendiğinde 2023 yılı sonunda, dava tarihinde ve 2024 yılı sonunda davacı tarafın 117.614,64-TL alacaklı, olduğuna dair görüş ve kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. ( ...... sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; ...... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı ve davacının BA-BS formaları, taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, takibe konu faturaların davalının BA formunda kayıtlı olduğu, 2024 yılında faturanın iadesinin usulüne uygun olmadığı, takibin asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, davalının temerrüde düşmediği, T.T.K. 1530. maddesindeki düzenlemenin tedarik sözleşmeleri kapsamında değerlendirileceği anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden reddine karar verilmiş olup, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ...... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 117.614,64-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.034,26 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.151,58 TL peşin harcın düşümü ile kalan 5.882,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 239,28 TL'sinin davacıdan; 3.360,72 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 285,00 TL tebligat ücreti, 8.250,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 8.987,60 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.390,23 TL'si ile dava açılışında alınan 2.151,58 TL peşin harç toplamından oluşan 10.541,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.374,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır