T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/521
KARAR NO : 2025/264
HAKEM :... ...
KATİP :... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diş hekimi olan davacı ile birlikte diş tedavi kliniği açıp işletmek üzere diş teknisyeni olan davalı ...'la 09/11/2023 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, davacının, ...'a teminat amaçlı olarak 2040 Euro ve 8330 Euro bedelli iki adet teminat bonosunu vadesiz bir şekilde düzenleyip teslim ettiğini, 27/11/2023 tarihinden sonra diş tedavisi olan müşteriler tarafından davalı ...'ın hesabına tedavi ücretlerinin gönderildiğini, buna rağmen davalı tarafından ... dosya numarası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, davacı ile davalı arasında diş tedavi kliniğini işletmek üzere ortaklık kurulduğunu ve bunun için davalı tarafın müvekkilinden teminat olarak iki adet bono düzenleyerek kendisine verilmesini sağladığını, davacının tedavi ettiği hastalardan alınan ücretlerden mahsup edilmesi karşılığında davaya konu kambiyo senetleri verildiğini, davacının bu haliyle edimlerini yerine getirdiğini, davanın kabulünü, ... numaralı dosyasının icra takibinin durdurulmasını, takibin durdurulması halinde öncelikle teminatsız aksi kanaatte olunması halinde İİK.nun 72/3 hükmü gereğince alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına konu kambiyo senetlerinin bedelsiz kalması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını, dava hakkında esasa girmeden ret kararı verilmesi gerektiğini, takibe konu senedin iddia edilenin aksine teminat senedi olmadığını, hiçbir şekilde teminat ibaresi yazmamakla birlikte, teminat olunan sözleşme de belirtilmediğini, senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunun bir başka deyişle karşılıklı edimleri, içeren bir sözleşmenin teminatı için verildiği konusunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının, borçlu olmadığını belirtmekle birlikte bunu ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunmadığını, davalı borcu olduğunu mesajlarda ikrar ettiğini, davacının alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın ve tedbir talebinin reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yahut teminat bedelinin en az %50 oranında belirlenerek yeniden düzenlenmesini, itiraz nedeniyle davacı/borçlunun, davalıya %40 icra inkar tazminatı ödemesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava Kambiyo Senetlerine özgü icra takibi aleyhine açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı takibe konu senetlerin teminat amacıyla davalıya verilmiş olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Davacı tarafın sunmuş olduğu belgeler üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 9/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının serbest meslek erbabı olduğu, tutması gereken defterin 213 sayılı kanunun 210. Maddesine göre serbest meslek kazanç defteri olduğu davacının 2023 ve 2024 yılı resmi kayıtlarında serbest meslek defteri şeklinde olduğu anılan defterin tek taraflı kayıt sistemine göre tutulduğu, ödemelerin ve tahsilatların deftere işlenmediği, bu nedenle davacının davalıya verdiği senetlerle ilgili kayda rastlanmadığı mütalaa edilmiştir. Davacı tarafın bilirkişi raporuna yönelik itirazları kabul edilmemiş davacı taraf 11/02/2025 tarihli duruşmada davalıya yemin teklif ettiğini beyan etmiştir. Bunun üzerine davacıya yemin metnini hazırlaması için süre verilmiş davacı tarafın hazırlamış olduğu yemin metni davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı 22/04/2025 tarihli duruşmada hazır bulunmuş ve davalının davalıya HMK hükümlerince yemin metni okunarak usulüne uygun yemin yaptırılmıştır. Davalı yeminli beyanında; "Ben davaya konu senetlerin bedelini tahsil etmedim, ortaklık yaparken sözleşmemizde de vardır senetlerde kendi imzası bulunmaktadır, bana tedavi ücretleri gönderilmedi davacı hastaları da yarım bıraktı ve bunların tedavisini de dışarıdan kendim yaptırdım, ilk başta ortaklık yaparken davacı kendisine ortak aramaktaydı birlikte depocunun yanına gittik bizi bırakıp gitmesin diye teminat amacıyla senet aldık davaya konu senetler bu şekilde imzalanmıştır, beyanımın doğruluğu üzerine yemin ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalının yeminli beyanı gözetildiğinde davaya konu senetlerin teminat amaçlı olarak imzalanmış olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 776. Maddesinde bononun zorunlu unsurları düzenlenmiş ve anılan maddenin b alt bendinde bononun "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davaya konu bonoların davacının işi yarım bırakmaması için teminat amacıyla düzenlenmiş oldukları, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermediği anlaşılmıştır. Açılanan nedenle davaya konu senetlerin kıymetli evrak niteliği taşımadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın davaya konu senedi takibe koymakta kötü niyetli olduğu sonucuna ulaşılamadığından davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının davacıya ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
2-Koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 25.667,0-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.416,76TL harcın mahsubu ile kalan 19.250,24TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 6.416,76TL peşin harç, 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 485,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.329,36TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT uyarınca belirlenen 60.118,95TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza