T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/578 Esas - 2025/39
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/578 Esas
KARAR NO : 2025/39 Karar
HAKİM :......
KATİP :......
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/08/2024
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
YAZIM TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı işçi ... tarafından 2014 yılından ... ülkesinde yapmış olduğu çalışmasından kaynaklanan ihbar tazminatını alacağı tahsili istemiyle müvekkil şirketine dava açtığını, dava sonunda müvekkil şirket tarafından dava dışı işçiye 8.273,16 TL ödendiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında kurulmuş bir adi ortaklık söz konusu olduğunu, davalı şirketin de işçilik alacağından adi ortaklıktaki hissesi nispetinde sorumlu olduğunu, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla tam tespit talepli kısmi alacak davası olarak ikame ettiği işbu davada şimdilik 8.273,16-TL alacağın dava dışı işçiye ödendiği tarih olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazminine ve tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Taraflar arasında akdedilen konsorsiyum sözleşmesine göre taraflarlar yetki sözleşmesi ile meydana gelen uyuşmazlıklarda ...... Mahkemelerinin yetkili kıldığını, iş bu dava dosyasında ... hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının rücu talebi zamanaşımına uğradığını, davacı işçilik alacağı dosyasında dosyayı istinaf etmediğinden kusurlu olup rücu hakkı bulunmadığını, huzurdaki davanın usulden reddini, davacının açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, her halde haksız ve soyut davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının taraflar arasındaki adi ortaklık hükümleri uyarınca rücuen tahsiline ilişkin olduğu uyuşmazlığın rücu şartlarından oluşup oluşmadığı, hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
...... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
...... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderil ve mahkememiz dosya arasına alınmıştır.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir ( BK md. 520, TBK. 620 md.).
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1 inci maddesi; “Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmünü içermektedir.
Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen BK'nın 535 inci (TBK'nın 639 uncu) maddesinin birinci fıkrasında; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle ortaklığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.
Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir.
Ortaklar, ortaklık için avans verdiklerini ve masraf yaptıklarını iddia ediyorlarsa, bunların da TBK’nın 643 üncü maddesi uyarınca ortaklığın tasfiye hesabında dikkate alınması gerekir. Kuşkusuz, bu gider ve masrafların talep edilebilmesi için ispat edilmesi zorunludur. Ortaklık faaliyeti kapsamında yapılan giderlerin kural olarak yazılı delille ispatı gerekir. Ancak duruma göre, masraf yapılıp yapılmadığı veya yapılan masrafın ispatı bakımından bilirkişiye de başvurulabilir. Özellikle masraf yapıldığının kesin olduğu, yapılan masrafların bilirkişi incelemesiyle kolaylıkla tespit edilebileceği ve ortaya çıkarılabileceği durumlarda, yapılan masrafın ispatı bakımından bilirkişi incelemesi yapılması olanaklıdır (...... ).
Somut olayda; taraflar arasında ... ülkesinde ve ... ülkesi yasaları kapsamında 20/09/2011 tarihinde noterlikçe adi ortaklık sözleşmesinin düzenlendiği ve bu şekilde taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu dosya kapsamı ile sabittir.
...... Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre ortaklık adına yapılan masrafların diğer ortaktan tahsili isteminde bulunabilmek için, ortaklığın tasfiye edilmesine gerek yoktur. Bu talep, ancak taraflar arasındaki adi ortaklığın fiilen sona ermesi durumunda adi ortaklığın tasfiyesini de gerektirecektir.
MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi; "Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler" şeklindedir.
Taraflar arasındaki ihtilafın, her iki tarafı da Türkiye'de kurulu ve yerleşik şirketler arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı ve ihtilafın konusunun yabancılık unsuru içermeyen ...... Mahkemesi'nin kesinleşen 11,11,2021 tarihli ...... . sayılı kararına istinaden dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının adi ortaklıktaki hissesi oranında davalıdan rucuan tahsili istemine ilişkin olduğu göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın yetki ve tahkim ilk itirazının reddine karar verilmiş olup, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen bedelinin ortaklık oranı doğrultusunda rücu edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile; 8.273,16 TL 'nin ödeme tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına
3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4)Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 20,00 TL tebligat ücreti, 25,00 TL dosya gideri, olmak üzere toplam 900,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.273,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/01/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır