T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/59 Esas - 2024/820
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/59 Esas
KARAR NO : 2024/820 Karar
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı şirket ile ... (......) ...... arasında 11.01.2016-31.03.2016 tarih aralığını kapsayan"...... ihale kayıt numaralı hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında davacı şirketin hizmet alım işlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, "Taraflar arasında imzalanan ... ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davalı ... tarafından müvekkil şirketin hakedişlerinden kesilen,asgari ücret destek tutarlarının fazlaya ilişkin dava, hak, taleplerimiz ve ıslah haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin ( Bin Türk Lirası) avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini" dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürdüğünü, Davacın hakedişinden yapılan kesintinin haksız olduğunu iddia ederek, alacak talebinde bulunmakta ise de davalı ortaklığın gerçekleştirmiş olduğu kesintinin hukuka uygun olduğunu, 5510 sayılı kanunun Geçici 68. maddesinin 8. fıkrasında; şartların var olması halinde ödemenin ... tarafından karşılanacağı ve idarenin kesinti yapmasının belirtildiğini, idarenin bu şartları taşımasına rağmen kesinti yapmamasının hukuka aykırı olacağıın, öte yandan, kesintinin yapılmaması durumunun mükerrer ödeme ihtimalini doğuracağını ve kamu zarara uğrarken şirketlerin sebepsiz zenginleşeceğini, nitekim, ekte yer alan ...'nun yazısında, hakediş kesintisinin kamu tarafından fazla ve mükerrer ödeme yapılmaması amacıyla getirildiğinin belirtildiğini İddia etmek suretiyle "davacının hakedişinden yapılan asgari ücret destek tutarı kesintisinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davalı ortaklığın davacıya herhangi bir ödeme yapma sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekålet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın, Taraflar arasında imzalanan ... ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davacının hakedişinden kesilen asgari ücret destek tutarının iadesi istemine ilişkin kısmi dava olduğu uyuşmazlığın yapılan kesintinin mevzuata usule uygun olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; 5510 Sayılı Kanun'un Geçici 68., 71. ve 75. maddeleri uyarınca sağlanan asgari ücret destek tutarının davacı şirketin hak edişlerinden ilgili mevzuat uyarınca kesildiği ve kesintinin haklı olduğunun kabulü halinde, davacının davalı idareden herhangi bir alacağının bulunmadığı, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ve ...'ın özel sektör işverenlerinin, çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin sigortalının prime esas kazancı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar kadar indirimden yararlanabileceği konusundaki uyuşmazlıklarda verdiği hükmün kıyas yoluyla söz konusu uyuşmazlığa uygulanabileceğinin kabul edilmesi halinde ise, bir diğer ifadeyle davacının, yüklenici 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimleri davalı idareden almadığı, ...sağladığı bir indirim söz konusu olduğu, yapılan bu işlemin ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebi ne de idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep olduğu, sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkı olduğu, sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklenicinin, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bunun idareye geçirilmesi yerinde olmadığı, yüklenicinin sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olması halinde asgari ücret destek primine hak kazanacağının anlaşıldığı yönünde karar verilmesi halinde, davacı şirketin hak edişlerinden kesilen Asgari Ücret Desteği tutar toplamının (1.071,81 TL + 39.095,89 TL = 40.167,70 TL) olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Davacı vekilinin 24/08/2024 tarihli ıslah dilekçesini özetle; Islah talebimizin kabulü ile dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak belirtilmiş olan alacak miktarının 39.167,70-TL arttırarak 40.167,70-TL'ye yükseltilerek ıslahı yolu ile attırdıklarını kısım ile dava dilekçisinde talep etmiş olduğu miktarların birleştirilmesi neticesinde davalı yanca usul ve yasaya aykırı olarak müvekkil şirketin hak edişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarları olan 40.167,70-TL'nin avansı faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna eklenen Geçici 68. maddesinin 1.fıkrası " Bu kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran iş verenlerce; a) 2015 yılının aynı ayma ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirlen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/ dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazince karşılanır." sekizinci fıkrasında ise " 4734 sayılı Kanunun 2.maddesinin birinci fıkrasının (a), (b),(c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dökümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca ... tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişlerinden kesilir " şeklindedir.
... tarafından 5510 SK.nun geçici 68.maddesine göre, işverene sağlanan Asgari Ücret Desteği, fiyat farkı olmadığı gibi yüklenicinin İdareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep de değildir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. Sigorta primlerini ödemeyi üstelenen yüklenici, kendi sorumluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bu katkının ... tarafından kesilmesi yasal değildir. Dosya kapsamından davacı tarafın hak ettiği dava konusu Asgari Ücret tutarlarının 13.031,96- TL olduğu ve bu tutarların davalı tarafından davacı şirketlerin hak edişlerinden kesildiği, yapılan kesintinin haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, kalan kısmın asgari ücret kesintisi ile ilgisi olmadığı anlaşılmakla fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ; 13.031,96-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 890,21 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 670,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.097,60 TL harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 207,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.107,75 TL'sinin davacıdan; 1.012,25 tl'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4)Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 380,00 TL tebligat ücreti, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 26,75 TL diğer giderler toplamı 4.584,35 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.487,34 TL'si ile iade sonrası kalan 890,21 TL harç toplamından oluşan 2.377,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.031,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 27.135,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca kabul edilen ve reddedilen miktarlar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır