T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/593 Esas - 2025/192
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/593
KARAR NO : 2025/192
HAKİM : ....
KATİP ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan mal satımı neticesinde düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle taraflarınca .... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibinin başladığı 02/08/2024 tarihinde davacı şirkete toplamda 1.157.666,72TL borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine icra takibini başlatma zorunluluğu hasıl olduğundan asıl alacağın bir kısmı ile takip için yapılan masraflar ve alacağın ferilerinin davacı şirkete ödenmemiş olup bu nedenle icra takibine yapılan itirazın kalan bakiye ve alacağın ferilerin yönünden haksız olduğunu, .... dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın, davalı şirketçe çek ile ödenen kısım mahsuplaştıktan sonra kalan dosya kapak hesabı ve faizi yönünden dava tarihi itibariyle 372.572,63TL tutarı için itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe yasal süresi içinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı şirket ile alacaklı şirket arasında yapılan şifahi görüşmelerde cari borcun çek ile ödenmesinin yapılmasına ilişkin görüşmeler yapılmış olup alacaklı şirketin de kabulü ile bahse konu çeklerin alacaklı şirket tarafından 02/08/024 tarihinde teslim alındığını, davacı yanın davalı şirketin, başlatılan icra takibini öğrenmesini müteakip ödeme çeklerin teslim edildiğini iddia etmişse de, davalının bahse konu takibi öğrenme tarihinin 07/08/2024 olduğunu, davalı şirketin takibi öğrenmesiyle birlikte taraflarınca borca itiraz edildiğini ve neticeten takibin durdurulduğunu, davacının, davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini, davanın reddini talep ettiklerini, davacı şirket aleyhine açılmış itirazın iptali davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. ( .... sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmış ve taraflar tacir olmakla tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin e defter niteliğinde olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacının kayıtlarına göre icra takip tarihi olan 02/08/2024 itibariyle davalıdan 102.206,71TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıya 107.666,73TL borçlu olduğunun tespit edildiği mütala edilmiştir. Tutarlar arasındaki farklılığın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmayan 5.460,00TL tutarındaki fatura ve 0,02TL tutarındaki küsürat farkından kaynaklandığı açıklanmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 107.666,73TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle anılan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 107.666,73TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden ve ödeme emrinde gösterilen koşullarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın %20 si tutarında 21.533,34TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 7.354,71TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.362,60TL harcın mahsubu ile kalan 992,11TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 6.362,60TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-5.000,00TL bilirkişi ücreti, 240,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.240,00TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.514,30TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-AAÜT uyarınca belirlenen 42.384,94TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin, 1.040,30TL'sinin davalıdan, 2.559,70TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
9-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza