T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/612
KARAR NO : 2025/14
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
2000 Evler Mah. 76079 Sk. No:2 İç Kapı No:16 Seyhan/ ADANA
VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVALI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVA : Tazminat (Ayıp İddiasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2021
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
GER. KAR.
YAZ. TARİH : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı 21.06.2021 tarihli araç satış sözleşmesine binaen davalıdan ... plaka sayılı aracı satın aldığını, aracın satış ilanında yazılı özellikleri taşımadığı anlaşılır anlaşılmaz bu konuda davalıya ihtar gönderilmiş ve durum bildirildiğini, herhangi bir dönüş olmaması sebebiyle dava açtıklarını, aracın satış ilanında aracın ... kamyonet olduğu ve "city van" paket olduğunun belirtildiğini, aracın panelvan araç olduğunu ve davacının bunu satıştan sonra öğrendiğini ve 02.07.2021 tarihinde yani satıştan 10 gün sonra bu ayıbı davalıya bildirdiğini, panelvan araçlar arka cam yerleri kapalı olan araçlardır fakat davalı bu aracın kapalı yerlerini açtırıp cam taktırarak piyasada city van olarak satılan araca dönüştürdüğünü ve sanki orijinalinden city van araçmış gibi davacıya sattığını, ilk bakışta bunu fark etmeyen davacının daha sonra bu ayıbı öğrendiğini ve panelvan araçlar ile city van araçlar arasında yüksek meblağlar olduğunu gördüğünü, davacı ile davalı arasında yapılan satış sözleşmesinde her ne kadar 173.000,00 TL belirtilmişse de davacı tarafından ekte sunulu dekontlardan anlaşılacağı üzere davalıya 158.500,00 TL ve 97.500,00 TL olmak üzere toplam 256.000,00 TL gönderildiğini, bu durumda 256.000,00 TL'ye alınan aracın gerçekte o kadar etmeyeceği açık olduğunu ve bilirkişi incelemesi ile de bu durum ortaya çıkacağını, bilirkişi incelemesi ile satın alınan bedel ve ayıp oranında indirimli bedel karşılaştırılıp aradaki farkın davacıya ödenmesi gerektiğini, bu sebeplerden dolayı davanın kabulüne karar verilmesini, ayıp oranında indirime gidilerek aradaki farkın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava; Tazminat talebine ilişkindir.
... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava 03/08/2021 tarihinde açılmış olup davacı vekili tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına dair tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür. Dava ... Mahkemesinin 24/10/2023 tarihli kararı ile gönderilmiştir. Dosyanın incelenmesinde davanın açılış tarihinin 03/08/2021 tarihi olduğu görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“3. Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.”
MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir .
Davaya konu araç kamyonet cinsi olup kullanım amacı ruhsatında ticari olarak belirtilmiştir bu nedenle dava ticari bir dava olup tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 03/08/2021 tarihinden önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Dosya görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildikten sonra mahkememizce 10/12/2024 tarihli duruşmada davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 16/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davanın ... açılmış olması sebebiyle arabuluculuk müessesine başvurulmamış olduğunu beyan etmiştir. 6325 sayılı yasanın 18/a maddesi arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması halinde davanın usulden reddine karar verileceği yönünde emredici bir düzenleme içermekte ve hakime takdir hakkı tanımamaktadır. ... Karar sayılı kararında ise dava görevsiz mahkemede açıldıktan sonra arabulucuya başvurulsa dahi davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ve buna ilişkin mahkeme kararı hukuka uygun bulunmuştur. Mahkememizce anılan yasal düzenlemeler gözetilerek arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, dava açılırken alınan 59,30TL ve ıslah ile alınan 3.490,00TL'den mahsubu ile bakiye 2.933,90TL’nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip ...
E İmza
Hakim ...
E İmza