T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/658 Esas - 2025/281
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/658 Esas
KARAR NO : 2025/281 Karar
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
YAZIM TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirket davalı şirkete faturada belirtilen ürünleri teslim ettiğini, müvekkili yaptığı işin karşılığı olarak 20/08/2023 tarihli ... nolu 16.090,80-TL fatura, 25/08/2023 tarihli ... nolu 19.160,39-TL fatura, 31/08/2023 tarihli ... nolu 36.339,60- TL fatura düzenlediğini ve e-irsaliye faturası düzenlediğini, davalı şirket müvekkilinin yapmış olduğu işin karşılığının bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirket söz konusu icra takibine süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçluya ait taşınır taşınmaz malların üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davaya konu icar takibine dayanak olarak gösterilen faturaların bedelinin davacıya ödendiğini, davacı yanın talep etmiş olduğu işlemiş faiz alacağı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddini, davacı yanın kötü niyetli olarak %20'den aşağı olmamak üzere tazminat mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; ..... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağının tahsiline ilişkin olduğu uyuşmazlığının davacının davalıdan alacağı olup olmadığı var ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
..... , mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
..... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davalının defter kayıtlarının dikkate alınması durumunda 31/12/2023 tarihi itibari ile davalının davacıya 101.590,89-TL borcu bulunduğu, iş bu raporun 3.4 bölümünde yer verilen muavin defter kayıtlarının dikkate alınması durumunda 24/05/2024 tarihli itibari ile davacının, davalıdan 71.590,79-TL alacaklı olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. ( ..... sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde;Fatura alacağına ilişkin başlatılan ..... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraf ticari defterlerinin incelenmesinde her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtların birbirini doğruladığı, defter ve kayıtların aksine kesin delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davacının davalıdan 16.090,80-TL asıl alacak, 19.160,39-TL asıl alacak, 36.339,60-TL asıl alacağının bulunduğu anlaşılarak davanın kısmen kabulüne, davalının mütemerrit olmadığı dikkate alınarak işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1)Davanın KISMEN KABULÜ ile; ..... esas sayılı takibine yapılan itirazın 16.090,80-TL asıl alacak, 19.160,39-TL asıl alacak, 36.339,60-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına fazlaya ilişkin talebin reddine,
Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.890,37 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.095,44 TL peşin harcın düşümü ile kalan 3.794,93 TL karar harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 758,50 TL'sinin davacıdan; 2.841,50 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4)Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 65,00 TL tebligat ücreti, 4.435,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 4.927,60 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.889,38 TL'si ile dava açılışında alınan 1.095,44 TL peşin harç toplamından oluşan 4.984,82 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 95,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 95,00 TL yargılama giderinden davanın ret oranı dikkate alınmak suretiyle 20,02 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 19.110,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır