T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/679 Esas - 2025/351
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/679 Esas
KARAR NO : 2025/351 Karar
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN : 1- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA İHBAR OLUNAN : 2- ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
YAZIM TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı ... A.Ş. vekili 09.10.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı olan ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait bulunan ve ticari amaçlı olarak kiraya verme işinde kullanılan araçlardan biri olan ve müvekkil şirket tarafından 01.07.2023 tarihinden itibaren bir yıl süreyle 25.07.2023 tarihinde düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, bu ... plakalı araç, 12.10.2023 tarihinde saat 11:00 sıralarında dava dışı ...' ın sevk ve idaresinde iken, davalı ...'ya ait olup diğer davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı otobüsün trafik yoğunluğu nedeniyle duraklama halinde bulunan sigortalı araca arkadan çarpıp, çarpmanın etkisiyle ileri savrulan sigortalı araç yine trafik yoğunluğu nedeniyle duraklama halinde bulunan bir başka araca arkadan çarparak durabilmiş olduğunu ve meydana gelen bu zincirleme trafik kazası sonucunda sigortalı araç hasara uğramış olduğu ve kaza sonrası polis memurlarının düzenlemiş olduğu tutanakta sigortalı araca arkadan çarpan davalı ...'ın asli kusurlu olduğu, sigortalı aracın sürücüsünün ve diğer aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirlenmiş bulunduğu açıklanıp, müvekkil şirket tarafından sigortalı araç için ödenen toplam 237.167,11 TL’lik (233.117,11 TL + 4.050,00 TL) hasar tazminatının 120.000,00 TL’si davalı ...'nun sigortacısından tahsil edildiğini, bakiye kalan 117.167,11 TL’nin 16.01.2024 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte rücuen tahsili için
davalılara karşı 03.09.2024 tarihinde .... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalıların söz konusu takibe itiraz etmeleri üzerine davalılar ile zorunlu arabuluculuk görüşmesi yapılıp, anlaşma sağlanamadığı için haklı davanın kabulü ile .... sayılı dosyasındaki itirazların iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılardan ... ... vekili davaya cevaplarının yer aldığı 07.11.2024 tarihli dilekçelerinde özetle; müvekkil kuruluşa tebliğ olunan ilamsız ödeme emrini, takip konusunu ve borcu kabul etmediklerini, müvekkil kuruluşa ödeme emri ekinde yeterli belge tebliğ edilmeyip, bu sebeple her türlü itiraz ve defilerinin mahfuz olduğunu, talebin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, müvekkilin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde, davalı sürücünün trafik polislerince tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağına göre kusurlu olduğunu iddia etmiş olsa da; davacı tarafın müterafik kusuru olup olmadığı hususunda gerekli incelemeler yapılıp bilirkişi marifetiyle detaylı kusur tespitinin yapılması gerektiğini, dava konusu kazaya karışan araç her ne kadar kuruluşlarına ait ise de, araç sürücüsü ... müvekkil kuruluş ... ...’nün değil, dava dışı ... A.Ş.’nin çalışanı olduğunu, ... A.Ş., ... ... ile imzaladığı
protokolle hizmet alım sözleşmesi yapmış ve bu sözleşme gereğince ... otobüslerinde kuruluşlarından bağımsız olarak kendi işçilerini çalıştırmaya başladıklarını, davalının tüm zararları ... A.Ş. nin sorumlu olduğunu, bu sebeple de, görev, yetki, husumet, dava ehliyetinin yokluğu ve kesin hüküm, hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki menfaat, derdestlik yönünden itirazları bulunduğunu, bu sebeplerle öncelikle davanın ... A.Ş., ... A.Ş.'ye ayrı ayrı ihbarına, haksız itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin ... plakalı aracın kasko sigortalısı davacı sigortanın ödemiş olduğu hasar bedelinin halifiyet kuralları gereği rucüen ilişkin olduğu anlaşıldı.
.... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... A.Ş. tarafından 01.07.2023-01.07.2024 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigorta edilmiş olan ... plakalı aracın 12.10.2023 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ortaya çıkan hasardan dolayı belirlenen toplam hasar bedeli 218.354,50 TL olarak hesaplanmış olup; Bu hasarda, davalı ... ’ne ait ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...’ ın tamamen %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu bulunduğu, Davacı yanın dosyaya kazandırdığı belgelerin incelenmesi sonucunda ise, bahse konu olan ... plaka sayılı aracın hasardan arındırılması işin, tamir işlemini gerçekleştiren firmalara toplam 209.497,50 TL ödeme yapmış olduğu, Davacının talep ettiği hasar bedeli miktarı ise, faturalara göre yapmış ödemeler sebebiyle belirlenen miktar olmayıp, kaza sonrası düzenlenmiş olan ekspertiz raporunda belirlenen hasar bedeli hesaplamasına yönelik değerlendirmedeki rakamlar olduğu anlaşılmakta olup, ayrıca davacı yan, davalının sigortalısından bu hasarla ilgili olarak kendilerine 120.000,00 TL ödeme yapıldığını belirtmekte iseler de bununla ilgili de dosyada yeterli bir bilgi bulunmadığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
.... ’nun 22.03.1944 Tarih .... sayılı kararında ise "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Somut olayda; dava dışı sigortalının tacir olduğu dava konusu uyuşmazlık haksız fiile dayalı olup davacının işleteni olduğu araç ticari amaçla kullanılmakta ise de davalı araç sürücüsünün gerçek kişi olmasına, trafik kayıt maliki olan davalı ... , .... bağlı olarak faaliyet gösterdiğinden bir mahalli idare olup, davalı tacir olmadığı gibi aracın da ticari araç olmamasına her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmamasına, mutlak ticari davalardan olmamasına, sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık bulunmamasına göre davaya bakma görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış olup, görev ile ilgili hususlar kamu düzenine ilişkin olduğundan ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yoktuğu nedeniyle HMK. 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına ,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine
Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır