T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/689 Esas - 2025/350
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/689 Esas
KARAR NO : 2025/350 Karar
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
YAZIM TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının, ... ilçesinde faaliyet gösteren bir işletme olduğunu, şirketin ana faaliyet alanının Lazer Kesim ile metal ürünler imalatı ve satışı olduğunu, dilekçe ekinde sunulan sipariş talep formları, satılan ürünler için düzenlenen faturalar ve bu ürünlerin teslimini gösterir irsaliye evrakları incelendiğinde, davacının davalı firma ile arasındaki ticari ilişkide üzerine düşen özen yükümlülüğüne uygun olarak hareket ettiği ve her kalem siparişi istenilen standarda uygun olarak imal ederek davalı firmaya teslim ettiği görüleceğini, Davalı şirketçe 06.03.2024 tarihinde ... numaralı sipariş verildiğini, davacı şirketçe siparişlerin parça parça teslim edilerek tamamlandığını, ürünlerin teslim edildiğini ve 25.04.2024 tarihinde fatura kesildiğini, (Fatura No: ...)(İrsaliye No: .... numaralı sipariş verildiğini, davacı şirket tarafından siparişin tamamlandığını ve 30.04.2024 tarihinde teslim ettiğini, (Fatura No: ...) (İrsaliye No: ...), 06.02.2024 tarihinde ...numaralı sipariş verildiğini, davacı şirketçe siparişin tamamlandığını, 19.02.2024 tarihinde teslim edildiğini, (Fatura No: ... ve ...) (İrsaliye No:... ve ...) Davalı tarafın ödememe konusunda ki ısrarcı tutumunun neticesinde taraflarınca icra takibi açılma zorunluluğu doğduğunu fakat, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları ve ıslah talep hakları saklı kalmak kaydıyla; 246.000,00.-TL üzerinden, kötü niyetli davalının itirazının iptaline ve ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin devamına, davaya konu alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, borçlunun %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafın, davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından davaya konu faturaların kabul edilmediğini, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, davalı şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar teslimatın yapılmadığını, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süre geçmiş olsa bile tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davacının, davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini ve kötü niyetli, haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı var ise miktarı ilişkin olduğu anlaşıldı.
..., mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketçe, davalı tarafından verilen siparişlere istinaden ürün hizmeti ifası yapıldığı ve bunlara ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği gerekçesi ile dava açıldığı, Davacı şirketçe, ... esas sayılı icra dosyası ile, 22/08/2024 tarihinde 246.000,00.-TL asıl alacak ve 31.986,47.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.986,47.-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin... numaralı fatura 1.680,00 TL, ... numaralı fatura 55.320,00 TL, ... numaralı fatura 176.400,00 TL, ... numaralı fatura 12.600,00 TL bedelli 4 adet faturaya ilişkin olduğu,
¸
Davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ; Davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, Davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 4 adet toplam 246.000,00.-TL tutarında ki faturaların, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı şirketin davalıdan 1 adet toplam 200.000,00.-TL tutarında Cari Hesaba Mahsuben açıklamalı ödeme aldığı / tahsilat yaptığı ancak, davacı şirketin dava ve takip konusu yapmadığı faturalar da olduğu dolayısı ile, davalı şirketçe yapılan ödemede fatura açıklaması mevcut olmadığından, cari hesaba mahsuben yapılan ödemenin öncelikle eski borçlarından mahsup edilmesi gerektiği tespiti ile, davacı şirketin (22/08/2024) takip tarihi itibari 246.000,00.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, Diğer taraftan, cari borç /alacak yönünden ise, davacının toplamda 1.420.372,00.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, Davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise ; Davalı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin E – Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 4 adet toplam 246.000,00.-TL tutarında ki faturaların, davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı şirketin davacıya 1 adet toplam 200.000,00.-TL tutarında Cari Hesaba Mahsuben açıklamalı ödeme yaptığı, Davalı şirketçe davacıya yapılan ödemede fatura açıklaması olmadığı, davalı şirketin davacıdan, dava ve takip konusu harici faturalar/hizmet de aldığı tespiti ile, davalı şirketçe yapılan ödemenin öncelikle eski borçlarından mahsup edilmesi gerektiği tespiti ile, davalı şirketin (22/08/2024) takip tarihi itibari 246.000,00.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu, diğer taraftan, cari borç /alacak yönünden ise, davalı şirketin 1.420.372,00.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu, dolayısı ile, gerek faturalar, gerekse de ödeme/tahsilat yönünden her hangi bir uyuşmazlık olmadığı, taraf ticari defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu, tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı ve davacının BA-BS formaları, taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, takibe konu faturaların davalının BA formunda kayıtlı olduğu, takibin anılan tutar yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile; ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 1.680,00-TL, 55.320,00-TL, 176.400,00-TL ve 12.600,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı koşullarla devamına,
Asıl alacak 1.680,00-TL, 55.320,00-TL, 176.400,00-TL ve 12.600,00-TL 'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.804,26 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.811,14 TL peşin harcın düşümü ile kalan 13.993,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.811,14 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 70,00 TL tebligat ücreti, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 263,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 8.571,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 39.360,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
....