T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/719 Esas - 2025/574
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/719 Esas
KARAR NO : 2025/574 Karar
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2024
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
YAZIM TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... ile .... (Ortak Girişimi) arasında 04/07/2012 tarihinde "..." imzalandığını, anılan hizmet işi devam ederken, alt işveren işçilerinden ... sözleşmeleri, işvereni tarafından feshedildiğini, söz konusu işçiler tarafından müvekkili ... birtakım işçilik alacakları talepli üç adet seri dava açıldığını anılan davalar yüklenici şirketlere ihbar edildiğini, yapılan yargılamalar neticesinde davalarının kabulü ile ....10.237,55 TL kıdem tazminatı ile faizine, 5.013,79 TL ihbar tazminatı ve faizine, 3.706,68 TL fazla mesai ücreti ve faizine, 485,73 TL UBGT alacağı ve faizine, 4.724,51 TL yıllık izin ücreti ve faizine, 607,97 TL ücret alacağı ve faizine, 7.295,60 TL boşta geçen ücret alacağı ve faizine, 12.374,80 TL işe başlatmama tazminatı ve faizine; ... 6.110,09 TL kıdem tazminatı ve faizine, 2.044,61 TL ihbar tazminatı ve faizine, 3.706,68 TL fazla mesai ücreti ve faizine, 485,73 TL UBGT alacağı ve faizine, 834,44 TL yıllık izin ücreti alacağı ve faizine, 607,97 TL ücret alacağı ve faizine, 7.295,60 TL boşta geçen ücret alacağı ve faizine, 12.520 TL işe başlatmama tazminatı ve faizine; ... açısından (.....) 5.085,79 TL kıdem tazminatı ve faizine, 5.842,67 TL ihbar tazminatı ve faizine, 3.835,62 TL fazla mesai ücreti ve faizine, 476,78 TL UBGT alacağı ve faizine, 104,33 TL yıllık izin ücreti alacağı ve faizine, 880,55 TL ücret alacağı ve faizine, 7.547,60 TL boşta geçen ücret alacağı ve faizine, 12.520,00 TL işe başlatmama tazminatı ve faizine hükmedildiğini, anılan mahkeme kararları müvekkili ... tarafından istinaf yoluna götürüldüğünü ...... 2023/1506 K. sayılı ilamlarıyla reddedilerek kesinleştiğini, söz konusu ilamlar icra takibine konu edilerek ... sayılı icra dosyasına 93.981,14 TL, ... sayılı icra dosyasına 97.168,20 TL ödeme müvekkili ... tarafından 17.05.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi .....sayılı dosyada yer alan kapak hesabına göre borç miktarının 93.981,14 TL olduğunu bu miktarın 5.223,60 TL'sinin 07.12.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını, 2020/13660 sayılı dosyada yer alan kapak hesabına göre borç miktarının 97.168,20 TL olduğunu bu miktarın 5.326,03 TL'sinin 07.12.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını, ... sayılı dosyada yer alan kapak hesabına göre borç miktarının 120.045,63 TL olduğunu bu miktarın 6.051,12 TL'sinin 07.12.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını, miktarın toplamı 306.853,70-TL olan ve bu miktara ... ödeme yapılan 17.05.2023 tarihinden dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarih olan 20.03.2024 tarihine kadar değişen reeskont avans faiz oranları üzerinden işletilmiş 78.024,91 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 384.878,61 TL'nin tahsili için ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlulardan... Tebligat Kanunu m.35'e göre yapılan tebligat, 25.07.2024 tarihinde mernis adresindeki kapıya asıldığını, borçlu tarafından ödeme süresi geçmiş olmasına rağmen dosyaya herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, daha sonrasında anılan şirket hakkındaki icra takibi kesinleştiğini, davalı .... vekilince 16.07.2024 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davalı vekili, davaya cevaplarında özetle; müvekkil şirketin yasal ikamet adreslerinin ... olup,
müvekkil aleyhine açılacak davalara bakmaya ... Mahkemesinin yetkili olduğunu, yine
taraflar arasındaki rücu alacağının dayanağını oluşturan hizmet alım sözleşmesinin ifa yerinin de...
olup, dava dışı işçilerin tamamının ...'da istihdam edildiğini, bu nedenle öncelikle Mahkemenin
yetkisine itiraz ettiklerini, davacının asıl işveren sıfatı ile istihdam ettiği dava dışı işçilere ödenen
tazminat ve sair işçilik alacaklarının rücuen tahsilini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle
birlikte, davacının müvekkile rücu edebilmesi için yasada öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma
ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın dayanağının işçi alacağının
rücuen tahsili olup, müvekkili şirketin kendisine tazminat ödenen işçinin "ihale süresi ile sınırlı olarak"
işvereni durumunda olduğunu buna karşın davacı idarenin dava dışı işçinin "asıl işvereni durumunda
olduğu"nun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğunu, kesintisiz olarak devreden zincirleme hizmet
akitleri ve yasal düzenlemeler gereği, asıl işveren olan davacı idarenin istihdam ettiği işçilerin tüm
çalışma dönemlerine ilişkin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, 11 Eylül 2014 tarihinde “6552
Sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun”un yürürlüğe girdiğini, anılan yasanın 8. maddesi ile
getirilen düzenleme uyarınca işçiyi istihdam eden idare işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve
alacaklardan tek başına sorumlu tutulduğunu, kaldı ki; taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım
Sözleşmesi gereğince müvekkil şirkete çalışanların kıdem tazminatları vs. işçilik hak ve alacaklarına
karşılık olmak üzere idare tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığını, Sözleşme ve İhale Şartnamesi
ile idare tarafından ödenmemiş bir alacak kaleminden dolayı ve yine şartları da karşılıklı müzakere
edilmeden idare tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş bir tip sözleşme uyarınca müvekkillerin sorumlu
tutulmasının yasal dayanağı olmadığını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğunu,
davacının yapılan ödemenin tamamının rücuen tahsilini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle
birlikte; davacının rücu hakkı olduğu sonucuna varılacak dahi olsa, müvekkil şirketin sorumluluğu ancak
dava dışı işçiyi çalıştırmış olduğu dönem ile sınırlı olacak şekilde ve yine o tarihte işçinin almakta olduğu
ücret üzerinden hesaplanacak yalnızca kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olacağını, dava dışı işçinin
müvekkil bünyesindeki toplam çalışmasının ihale süresi ile ve yalnızca bu dönemle sınırlı olduğunu, bu
tarihler haricinde kalan çalışma dönemine ilişkin olarak yapılan ödemelerden müvekkilinin
sorumluluğunun bulunmadığını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı idarenin yapmış olduğu
ödeme nedeni ile rücu hakkı bulunduğu kabul edilecek dahi olsa bu miktarın davacı tarafça yapılan
ödemenin tamamı olmadığını, ... da pek çok içtihadında belirtildiği üzere taraflar arasında işçiye
karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunmakla birlikte, tarafların ödenen bu miktardan bir
birlerine karşı yarı yarıya sorumlu olduğunu, bu anlamda müvekkilinin sorumluluğunun en fazla ödenen
miktarın yarısı ile sınırlı olması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi
kapsamında hiçbir şekilde "işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminatlardan müvekkili şirketin sorumlu
olacağı veya müvekkili şirketin bu sorumluluğu tamamen üzerlerine aldığı" şeklinde bir ibare
bulunmadığını, davacının dava konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilecek olması halinde temerrüt tarihinin dava tarihi
olarak kabulü gerektiğini, zira işçi tarafından açılan davadan ve icra takibinden haberdar dahi olmayan
müvekkillerin böyle bir ödemenin varlığından da haberdar olmasının beklenemeyeceği gibi bu şekilde bir
yükümlülük altına sokulmasının da mümkün olmadığını belirterek; öncelikle yetkisizlik kararı
verilmesini, 6552 sayılı yasanın 8. maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca tazminat ödemelerinden
sorumluluğun münhasıran davacı idareye ait olduğundan davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte
olması halinde müvekkilinin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile birlikte yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü ile fazlaya
ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın,... esas sayılı icra takiben yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin davacının dava dışı işçiler ... ödemiş olduğu işçilik alacakları bedellerinin taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuen tahsiline ilişkin olduğu anlaşıldı.
... yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve gerekli belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
İ...yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve gerekli belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkereye cevap verilmiş ve gerekli belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
Bilirkişi raporunda özetle; Davalının dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacı idarenin taraflar arasındaki
sözleşme ve eki şartname uyarınca dava dışı işçilere yaptığı ödemeleri davalı yükleniciye rücu etmesinin
taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
Taraflar arasında akdedilen hizmet alımı sözleşmeleri ve taraf delilleri dosya arasına alınmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir(...).
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Dosya içerisinde davalılar ile akdedilen Hizmet Alım Sözleşmelerinde, yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş kanunu, ssk mevzuatı ve diğer kanunlarda belirlenen uygulamalar ve tüm hal ve alacaklardan sorumlu tarafın yüklenici olduğu, istihdam edilen personele ilişkin herhangi sorumluluğu davacı taraf yüklenilemeyeceği nedeniyle işçi alacaklarından alt yüklenicinin sorumluluğu bulunduğu dikkate alındığında, davacının, dava dışı işçilerin davalı bünyesinde çalışma süresine göre rücu talebinde bulunabileceği ve davacı işverenin dava dışı işçiyi çalıştıran davalı yükleniciden ödediği tazminat bedelinin ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu dikkate alınarak hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamında aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup alacak bedeli likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden İcra İnkar tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
-Davanın KABULÜ ile,... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
-İcra İnkar tazminatının reddine,
-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.291,06-TL harçtan, dava açılışında alınan 4.648,38-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 21.642,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.648,38-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı, 585,00-TL tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 10.660,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 61.580,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025
....