T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/781 Esas - 2025/691
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/781
KARAR NO : 2025/691
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KAR.
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......'in ......'da kurulu kardeş şirketi olduğunu, ...... alanında faaliyet gösteren orta ölçekli grup şirketlerinden oluştuğunu, ...'un ana müşterileri otomotiv, otomotiv yan sanayisi, telekomünikasyon, tüketici elektroniği ve inşaat endüstrisinde faaliyet gösteren firmalardan oluştuğunu, ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasındaki satış ilişkisine dayanan bir alım satım gerçekleşmiş olup, belirlenen vade günü geldiğinde borçlu tarafın borcunu ödemediğini, müvekkili firmanın uzun süre bekledikten sonra davalı aleyhinde ...... Esas sayılı dosya ile takip başlatığını, takibe davalının kötü niyetle itiraz etmiş olup müvekkilinin sattığı ürünlerin bedelini alabilmesini engellemek amacıyla takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın borçlarını ödememesi üzerine, davalı aleyhine ...... Esas sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, davanın kabulüne, ...... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, müvekkili şirketle aralarında bir ticari ilişki olduğunu ve bu ilişki kapsamında bir alım satım gerçekleşmesine istinaden müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, yalnızca davacı şirket tarafından düzenlenmiş olan faturaların alacağın varlığının ispatı için yeterli olamayacağı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Taraflar tacir olmakla davanın niteliği gözetilerek tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 15/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna özetle; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulmuş olduğu ve delil niteliği taşıdığı, tarafların defterlerinin incelendiğinde 30/06/2024 tarihine kadar mutabık oldukları, anılan tarihte yapılan karşılıklı mutabakatta davacı şirketin davalıdan 174.815,88-TL alacaklı olduğu, anılan tarihten sonra 30/09/2024 tarihine kadar ticari bir kayıt görülmediği, 30/09/2024 tarihinde davacının kesmiş olduğu, 18.880,12-TL tutarında vade farkı faturasına davalının itiraz etmeyip kayıtlarına aldığı, anılan kayıtlara göre davacının takip tarihi itibariyle 174.815,88-TL artı 18.880,12-TL olmak üzere davalıdan toplam 193.696,00-TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunarak benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. ( ...... sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki mutabakat ile davalı şirketin defterlerine kaydedip benimsediği faturalar doğrultusunda davalıya icra takip tarihi itibariyle toplam 193.696,00-TL tutarınca borçlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın fatura dayalı olup belirgin nitelik taşıması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalının ......esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,
2-Alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 13.231,37TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.339,37TL harcın mahsubu ile kalan 10.892,00TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 2.339,37TL peşin harç, 5.000,00TL bilirkişi ücreti, 125,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.891,97TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-AAÜT uyarınca belirlenen 30.991,36TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ...... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip ......
e-imza
Hakim ......
e-imza