T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2024/791
KARAR NO: 2024/786
HAKİM:... ...
KATİP:... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/01/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasında yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; müvekkilin 3. şahıs olarak şarta bağlı davalıya verilmiş olan araç rehninin davalı tarafından "hakkın kötüye kullanılması" neticesinde; 27/05/2015 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip işlemlerine başlanıldığını, 29/05/2015 tarihinde söz konusu araç için yakalama talebinde bulunulduğunu, söz konusu araç 01/06/2015 tarihinde .... tarafından yakalanıp yediemin otoparkına çekilerek teslim edildiğini, müvekkili yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle birçok girişimde bulunduğunu ve sonuç alamaması neticesinde 16/03/2020 tarihinde .... esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda; 07/10/2020 tarihinde şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiğini, karar gereği söz konusu araç 27/10/2020 tarihinde (5 yıl 4 ay 26 gün-1976 gün sonra) müvekkil tarafından masrafları ödenerek teslim alındığını, ayrıca aradan geçen zaman içerisinde araç kullanılamayacak durumda olduğundan bakım masrafları da yapıldığını, 27/10/2020 tarihinde, 11.600-TL ... plaka sayılı aracın otopark ücreti ve çekici ücreti ödendiğini, 30/10/2020 tarihinde 5.900-TL ... plaka sayılı aracın genel bakım işlemlerinin yapılması için ödendiğini, 30/10/2020 tarihinde 3.500-TL ... plaka sayılı aracın bakımının yapılması için ödendiğini, 30/10/2020 tarihinde 400,00-TL ... plaka sayılı aracın çekici ile işyerine götürülmesi için ödendiğini, alacakların tahsili amacıyla .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat bu takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile; davalı borçlunun .... sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin, işleyecek ticari faizi ve takip talebindeki koşullar üzerinden devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalının verdiği cevap dileçesi ile; mevcut uyuşmazlığın, müvekkili lehine düzenlenen .... Noterliğinin 11.11.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesinden kaynaklandığını, rehinin müstenit olduğu sözleşmenin ise dava dışı ... Şirketi ile yine müvekkilin sahibi olduğu dava dışı ... Şirketi arasında akdedilen ve ticari nitelikteki bakım-onarım sözleşmesi olduğunu, davalı tarafından .... Esas sayılı dosya üzerinden 14/10/2020 tarihinde "....Noterliği tarafından düzenlenen 11/11/2014 tarih ... yevmiye numaralı ... plakalı araç rehin sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile sözleşmenin iptaline, müvekkilin söz konusu rehin sözleşmesinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ve ... plakalı araç üzerindeki rehin şerhinin kaldırılması" istemiyle dava ikame edildiğini, yerel mahkeme tarafından rehin hakkının kaldırılması koşulu gerçekleşmediğinden dolayı davanın reddine karar verildiğini ve istinaf aşamasında olduğunu, İcra Mahkemesi tarafından verilen kararların usul hükümlerine ilişkini olup; İcra Hukuk Mahkemesince borcun esasına ilişkin herhangi bir yargılama yapılmadığını beyan ederek davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME:
Dava, araç rehininin hakkın kötüye kullanılması yoluyla paraya çevrilmesi sonucu uğranıldığı iddia edilen zararın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; tarafların gerçek kişiler oldukları (tacir olmadıkları), uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK.nın 4.maddesinde sayılan hususlardan doğmadığı, bu kapsamda davanın mutlak veya ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Görev ile ilgili hususların kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yoktuğu nedeniyle HMK. 114/c ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,
2-6100 sayılı HMK.m.20.uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli .... Mahkemesine gönderilmesine, anılan süre içerisinde talepte bulunulmaz ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin bilinmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücreti hususlarının HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkeme tarafından karara bağlanmasına,
4-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde mahkememiz ile .... Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan merci tayini için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avasından kullanılmayan bakiye kısmın HMK'nun 333 . Maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza