T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/88 Esas - 2025/185
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/88 Esas
KARAR NO : 2025/185
BAŞKAN : ......
ÜYE : ......
ÜYE : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili ile davalı arasında ...... işleri ile uğraşan şirket olduğunu davalının yap işlet devret modeli ile ...... inşaatının alt yapı ve ince işlerinin yapılması yönünde yaptığı iş ilanına ilişkin olarak müvekkilinin en uygun teklifi sunması sonrasında müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/12/2017 tarihinde yaklaşık birim fiyatlı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin konusunun davalı şirketin sözleşmenin imzalandığı tarihten önce yaptırdığı kaba inşaatın tamamlanması ile birlikte teslim alınması ve bu inşaatın alt yapı ve ince işlerinin yapılması olduğunu, sözleşmenin ekinde açıkça belirtilen işlerin tamamının müvekkili şirket tarafından yapılması yönünde anlaşma sağlandığını, sözleşme değeri 12.080.000+KDV ile birlikte 14.225.000TL toplam değer üzerinden sözleşme yapıldığını, sözleşmenin v sözleşmelerine göre düzenlendiğini, müvekkilinin davalı şirketten avans talep ettiğini ve davalı şirketin müvekkiline teminat mektubu karşılığında avans verileceği beyanı üzerine teminat mektubu sunduğunu ve mektup tutarı kadar nakit avans kullandığını, müvekkilinin davalının tüm maddi engellemelerine rağmen işin tamamlandığını ve 6 adedi onaylanan 14 geçici hak ediş yapıldığını ancak davalı şirketin müvekkiline eksik ödeme ve keyfi ceza kesintisi yaptığını , müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının borçlarını ödemediğinden bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.900.000TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı defilerinin olduğunu davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı şirket tarafından müvekkili şirket lehine ibraname tanzim edilerek sözleşme konusu işlerden dolayı müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığının açıkça imza altına alındığını, davacının herhangi bir alacağı olmadığını, malzeme tedarik etme yükümlülüğünün müvekkili şirket sorumluluğunda olmasına rağmen müvekkili şirketin malzeme bedellerini davacının alacağından haksız şekilde mahsup ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen ...... numaralı 1.208.001,47TL avans teminat mektubunun yüklenicinin hak edişlerinden yapılan kesintiler ile tamamlanması sonrasında davacıya iade edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında tanzim edilen hak ediş belgelerinden kesin hak ediş belgesinin davacı tarafça imza altına alınmadığını, bunun nedeninin ise kesin hak ediş dip rakamının davacının borçlu olmasını doğuracak şekilde çıkması olduğunu, nakit teminatın iadesine ilişkin kümülatif koşulların somut olayda bir arada bulunmadığını davacı tarafın nakit teminat kesintilerinin iadesine ilişkin talebinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından kendisine ödeme yapılmayan bir ilave iş bedeli bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm stopaj kesintilerini ödediğinden bahisle davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası niteliğindedir.
Taraflar arasındaki ihtilaf imzalanan ince işler sözleşmesi gereğince davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, , teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilip çevrilmediği ve ibranamenin geçerli olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Her ne kadar davalı şirket vekili tarafından zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de takibe konu alacak taraflar arasında imzalanan 01/12/2017 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup geçici kabulün 30/09/2019 tarihinde yapılmış , kesin kabulün halen yapılmamıştır. 6098 sayılı TBK'nın 147/6. Maddesi gereğince yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında eser sözleşmesinden doğan davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. 5 yıllık zamanaşımı alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren başlamakta olup kesin kabul yapılmadığından ve dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığından zaman aşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında 01/12/2017 tarihinde " ...... " yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme anahtar teslim sabit birim fiyatlı sözleşme olup sözleşme bedeli 12.080.014,87TL 'dir. Bu sözleşmeye dayanılarak 14 adet ara hak ediş ile 01.06.2019 tarihinde davalı tarafından ...... nolu kesin hak ediş tutanağı düzenlenmiş, 15 hak ediş tutanağı davacı tarafından imzalanmamıştır.
Sözleşmeni 7.1. Maddesi gereğince davalı tarafından 1.208.001,47TL bedelli 2 yıl süreli kesin teminat mektubu ile 7.2 maddesi gereğince yine 1.208.001,47TL bedelli 1 yıl süreli avans teminat mektubu davalı tarafından davacıya verilmiş , 1.208.001,47TL bedelli kesin teminat mektubu19/11/2020 tarihinde nakde çevrilmiş, avans teminat mektubu nakde çevrilmemiştir.
Davacının kaşesini taşıyan ve imzalanan "ibranamedir" başlıklı belge ile davacı ile davalı arasında 01/12/2017 tarihinde imzalanan sözleşmeye istinaden davacının yapılmış olan işlerden dolayı oluşan hiç bir hak ve alacağının kalmadığı, bu nedenle işvereni koşulsuz ve gayrikabili rucü ibra ettiklerinin kabul ve beyan edildiği bildirilmiştir. Davacı vekili İbranamedeki imzanın ... 'e ait olduğunu kabul ettiklerini ancak ibranamede tarih olmadığını , kesin hak edişten önce düzenlendiğini ve ... 'in vekaletnamesinde İbraname düzenleme yetkisinin bulunmadığı bildirmiştir.
Davacı şirket yetkili ... tarafından .... Noterliğinin 27/02/2018 tarih...... yevmiye nolu düzenlenen vekaletname ile ... 'e yetkilendirildiği, vekaletnamede ... 'e "........ Hak edişleri talep edip almaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya ve bu hususta gerekli evrak ,fiş , makbuz , belgeleri imzalamaya , ihale makamının talep edeceği her türlü elgeyi hazırlamaya ........" yetki verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; Davacının kaşesini ve ... 'in imzasının taşıyan "ibranamedir" başlıklı belge ile davacının davalıdan taraflar arasında 01/12/2017 tarihinde " ...... " yapım sözleşmesi sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacağının bulunmaması nedeni ile davalının ibra edildiği, ibranameyi imzalayan ... 'e davacı şirket yetkilisi tarafından verilen 27/02/2018 tarihli vekaletnamede sulh ve ibra yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan toplam 29.908,26TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 29.292,86TL harcın kararın kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davalı davada kendisine vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Av.Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi gereğince taktir edilen 164.600,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Başkan ......
E-İmzalıdır
Üye ......
E-İmzalıdır
Üye ......
E-İmzalıdır
Katip ......
E-İmzalıdır