T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/205 - Karar No:2025/341
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO: 2025/205
KARAR NO: 2025/341
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/11/2024
NUMARASI: 2023/301 E-2024/776 K
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/04/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalının, 24/06/2012 tarihli sözleşme ile müvekkilinin yükümlülüğündeki Van Ticaret Borsası hizmet binası inşaatı elektrik tesisatı yapım işini üstlendiğini, işi yetmiş beş gün içerisinde tamamlaması gerekirken eksik ve hatalı imalatları yarım bırakarak işyerini terk etmek suretiyle sözleşmeden eylemli olarak döndüğünü, davalı tarafından sözleşmeden eylemli olarak dönüldükten sonra 19/12/2012 tarihinde 164.30 TL alacaklı olunduğundan bahisle geçici kabule esas olmak üzere hak ediş raporu gönderildiğini, yollanan hakediş haksız olduğundan müvekkilince kabul edilmediğini, davadan önce Ankara 38. Noterliği'nin 04/11/2013 tarih ve 37349 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden eylemli olarak dönüldüğü hatırlatılmış, eksik ve hatalı işlerin tamamlanmaması halinde gecikme cezası da talep edilmesi suretiyle dava açılacağının bildirildiğini, davalının eksik ve kusurlu işlerden sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 26.2 maddesinde "yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her takvim günü için 1.000-TL gecikme cezası uygulanır" kuralına yer verildiğini belirterek, şimdilik 50.000,00-TL eksik ve kusurlu işlerden doğan tazminat ile cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkememizce talep sonucunun açıklanmasın için verilen süre nedeniyle sunulan 21/11/2023 tarihli dilekçe ile ise 30.000,00-TL eksik ve ayıplı işlerden doğan tazminat, 20.000,00-TL cezai şart talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece,"...Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile cezai şart istemine ilişkin olup davacı yüklenici, davalı taşerondur.
Davacı yüklenici özetle, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı taşeronun üstlenmiş olduğu işleri yarım bırakarak işi terk ettiğini ve sözleşmeden eylemli olarak döndüğünü iddia ederek eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile cezai şart alacağının doğduğunu belirtmiş, davalı ise cevap dilekçesi sunmayarak davacı iddialarını inkar etmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, kural olarak eksik ve ayıplı işlerin varlığını bu husustan lehine hak çıkaracak olan davacı yüklenici, giderildiğini ise davalı taşeron ispatlamalıdır (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 10/02/2014 tarih ve 2013-626/801 sayılı ilamı; Muammer Öztürk / Zeki Gözütok, Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Ankara 2018, s. 833), ancak öncesinde davalı taşeron, eseri davacı iş yükleniciye sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak, davacı yüklenici de iş bedelinin ödendiğini kanıtlamak yükü altındadır (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 17/02/2014 tarih ve 2013-2131/996 sayılı ilamı).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı yüklenici ile davalı taşeron arasında 24/06/2012 tarihinde "Van Ticaret Borsası Hizmet Binası İşine Ait Elektrik İşi Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesi gereğince birim fiyatlı olduğu, 9. maddesi gereğince 75 gün içerisinde tamamlanarak teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, 26.1. maddesinde "...yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde 5 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır." denildiği, 26.2. maddesinde "yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her takvim günü için 1.000-TL gecikme cezası uygulanır" şeklinde cezai şart hükmüne yer verildiği, dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı taşeron tarafından işin tamamlanmadığı ve sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği anlaşılmıştır. Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu sözleşme dönemi içerisinde davalıdan KDV dahil 305.371,89-TL tutarında hizmet alındığı kayıtlı olmakla beraber mahkememizce gerek dava dışı iş sahibinden uyuşmazlık konusu sözleşmeye dayanak asıl işe dair celp edilen hakediş ve ekleri gerekse taraflarca dosyaya kazandırılan aynı mahiyetteki kayıt ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dönemine ilişkin iş sahibinden celp edilen 5. no.lu hakedişin mahkememizce yapılan incelemesinde "Van Ticaret Borsası İnşaatı Mekanik ve Elektrik Yapım İşi"ne dair olduğu görülmüş, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere yapılan elektrik imalatlarının karşılığının KDV hariç 523.525,01-TL'ye denk geldiği, bu miktardan davacı yüklenici tarafından üçüncü kişilere yaptırıldığı anlaşılan KDV hariç 376.525,66-TL miktarlı iş bedeli düşüldüğünde davalı taşeron tarafından yapılan işler karşılığının KDV hariç 146.999,35-TL, KDV dahil ise 173.459,20-TL kadar olduğu anlaşılmış olup bu miktardan davacı yüklenici tarafından kanıtlanan toplam 280.758,15-TL tutarındaki ödeme düşüldüğünde davacı yüklenici tarafından davalı taşeronun yaptığı işler karşılığında fazla ödendiği anlaşılan 107.298,92-TL'nin iadesini davacının talep etmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak davacı tarafından eldeki davada eksik işlerin giderim bedeline yönelik olarak 30.000,00-TL talep edilmiş olup mahkememizce taleple bağlı kalınarak ve dava dilekçesinde faiz talep edilmediği de gözetilerek, 30.000,00-TL eksik işlerin giderim bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı yüklenicinin cezai şart talebine gelince, davacı taşeron tarafından davaya dayanak edilen taraflar arasındaki sözleşmenin 26.2 maddesinde düzenlenen cezai şart, hukuki mahiyeti itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğindedir. İfaya ekli cezanın istenebilmesi için kural olarak sözleşmenin ayakta olması ve ifanın ihtirazı kayıtsız kabul edilmemiş olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde de ifaya ekli cezanın isteneceğine dair bir hüküm bulunmamakta olup yukarıda da belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşme, eylemli olarak feshedilmiştir. Bunun yanında davacı tarafından kalan işlerin kendisi tarafından tamamlandığı bildirilmeden önce sözleşmenin 26.1 maddesi gereğince 5 gün süreli yazılı ihtar yapıldığı da iddia ve ispat olunmamıştır. Bu bağlamda davalı yüklenici tarafından sözleşmede öngörülen ifaya ekli cezanın koşulları oluşmadığından davacı tarafından talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, davacı yüklenicinin cezai şart talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısım yönünden mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ifaya ekli cezanın koşullarının oluşmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, geçici kabule göre değerlendirme yapılması gerektiğini, geçici kabul itibar tarihinden itibaren 81 gün gecikme olup, günlük 1.000,00 TL'den toplam 81.000,00 TL gecikme cezası alacağının bulunduğunu, sözleşme hükümleri ve taraf iradelerinin göz ardı edildiğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip...
e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır