T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/407 Esas
KARAR NO : 2025/724
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (T. C Kimlik No:...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... (T.C Kimlik No:...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/03/2020
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı müvekkilinin ... Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davalının ise .... Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve temsilcisi olduğunu, her iki firma arasında yapılan ortak girişim ve adi ortaklık kapsamında 2010-2016 yılları arasında muhtelif iş ve ticari faaliyetlerde bulunulduğunu, 31/12/2016 tarihi itibariyle taraflar arasında yapılan bir protokol ile anlaşma zamanları içerisinde elde edilen gelir-gider dökümü konusunda mutabakata vardıklarını, yapılan mutabakata rağmen davalının protokolde miktarı ve vadesi belirlenmiş alacaklarını ödemediklerini bu nedenle kendilerinin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ancak davalı tarafın borcu olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ederek icranın durdurulmasına neden olduğunu bu nedenle borca itirazın iptaliyle icra takibinin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve icra takibine dayanak tek delil olan protokol incelendiğinde uyuşmazlığın dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ve ... Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında olduğu öncelikle her iki tarafında ticari şirket olması ve uyuşmazlık sebebinin de ticari iş ve işlemlerden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, TTK'na göre öncelikle arabuluculuk başvuru şartının olması gerektiğini, esas bakımından ise; sadece protokoldeki hesaplamaya bakıldığında öz olarak böyle bir borç olmadığı gibi maddi hesap hataları da içerdiğinin görüleceğini, .... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi müvekkilinin protokole konu işlerle ilgili gerçek alacak-borç durumuna ilişkin ticari defter ve kayıtları ve resmi belgeleri dikkate alarak bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığında .... Tic. Ltd. Şti. nin ... Müh. Ltd. Şti. ye herhangi bir borcu olmadığı gibi (dolayısı ile müvekkilininde) bilakis 449.294,52-TL alacaklı olduğu resmi kayıtlar ile hesap edileceğini savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, taraflar arasında düzenlenen 31/12/2016 tarihli "protokol" başlıklı adi ortaklık tasfiye sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizin .... sayılı takip dosyasında 460.442,50 TL asıl alacak tutarına itirazın iptaline, takibin 460.442,50 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verdiği 04/05/2023 tarihli karar .... Dairesinin 02/05/2025 tarih ....sayılı kararı ile " İfası bir süreye bağlanmamış borçların ifa zamanını düzenleyen TBK.'nun 90. maddesinde, "ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." hükmü getirildiği, taraflar arasında imzalanan 31/12/2016 tarihli protokolün içeriği itibariyle adi ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesi hükümlerini içerdiği, bu sebeple bir tasfiye sözleşmesi olduğu, davalının yetkilisi olduğu şirketin, davacıya ait şirkete olan 460.442,50.-TL borcun, davalının davacıya ödemeyi üstlendiği, ancak borcun ifa zamanı için açıkça bir süre veya tarih belirlenmediği, anılan belgenin borç ikrarını içerdiği dosya kapsamından sabit olduğundan TBK.'nun 90.maddesi nazara alınarak, davacı yanın takip öncesi faiz talebi hakkında hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiği " gereğine değinilerek kaldırılmıştır.
Taraf vekilleri delillerini bildirmişler, takip dosyası getirtilmiştir.
.... sayılı takip dosyasında davacı tarafça 01/01/2017 31/12/2016 tarihli sözleşmelere dayalı olarak 460.442,50 TL asıl alacak,113.874,37TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 574.316,87 TL alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın borca ve ferilerine itirazı sonucu takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; 406.442,50TYL asıl alacağa borcun muaccel hale geldiği 31/12/2016 tarihinden takip tarihi olan 01/10/2019 tarihine kadar işlemiş olan faiz miktarının 113.987,90TL olduğu, davacı tarafından takip talebinde 113.874,37TL talep edildiği hesaplanan faiz tutarından daha az talepte bulunulduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafından delil olarak sunulan ve icra takibine dayanak yapılan 31/12/2016 tarihli PROTOKOL başlıklı belgenin incelenmesinde, ... Müh. Ltd. Şti. Yetkilisi (...) ile .... Tic. Ltd. Şti. (...) arasında .... Tic. Ltd. Şti.'nin 2010 - 2016 Yılları arası gelir gider Kar - Zarar Dağılımın yapılması konusunda tarafları mutabakata vardıkları, elde edilen gelir ve gider kalemleri, taraflara ortaklık hesabından ödenen tutarlar, ortaklığa borç olarak verilen tutarların hesaplanması sonucu; tarafların ...'ın toplam alacak tutarının 460.442,50.-TL olduğu hususunda mutabakata vardıkları, .... Tic. Ltd. Şti.'nin alacakları ...'nün şahsında bulunduğundan ...'a ödenecek tutarın ... tarafından ödeneceği hususunda mutabakata vardıklarının yazılı olduğu, belge altında borçlu ..., Alacaklı ..., ... ve şahit ... adına atılmış imzaların bulunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davacı tarafın takibe dayanak yaptığı 31/12/2016 tarihli "protokol" başlıklı belge içeriğine göre; davalı ...'nün yetkilisi olduğu .... Tic. Ltd. Şti.'nin ... Müh. Ltd. Şirketine olan 460.442,50.-TL borcunu davacı ...'a ödemeyi üstlenmiş olduğu söz konusu 31/12/2016 tarihli protokol başlıklı belgenin davalının yetkilisi olduğu şirket tarafından borç ikrarını içerdiği gibi davalı tarafından da borcunu üstlenilmesini içerdiğinden davacı tarafın protokol tarihi itibarıyla davalı taraftan 460.442,50.-TL alacaklı olduğu, protokolde borcun ifa zamanı ifa zamanı belirlenmediğinden TBK 'nun 90 maddesi gereğincede ana paraya sözleşme tarihinden takip tarihine kadar 113.987,90TL faiz işlediği, davacı tarafından takip talebinde 113.874,37TL faiz talep edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı tarafından .... ( Eski .... ) sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına,
Asıl alacak olan 460.442,50TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2- Kabul edilen 574.316,87TL üzerinden İİK 'nun 67/2. ve 4 . Maddesi hükmü gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 39.231,58TL harçtan dava açılırken peşin yatırılan 6.969,32TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 32.262,26TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 6.969,32TL peşin harç, 54,40TL başvurma harcı, 25 e tebliğat ücreti 219,50TL , 1 kep ücreti 1,75TL, 3 Posta 311,25TL, 1 Normal tebliğat 19,00TL, bilirkişi ücreti 4.500,00TL olmak üzere toplam 12.075,22TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca taktir edilen 90.147,53TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Başkan ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Üye ...
E-İmzalıdır
Katip ...
E-İmzalıdır