T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/526 Esas - 2025/578
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/526 Esas
KARAR NO : 2025/578
...
DAVA : Tazminat ( Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat( Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 1453 yılında temelleri atılan ve o tarihten bugüne dek savunma sanayisinin bel kemiği ve gurur nişanesi; güvenlik güçlerimizin Ülke güvenliğini tesis etmesinde topu, tüfeği, mermisi ve İmalat-ı Harbiye ruhunun ebedi kalesi olan .... Şirketi tarafından üretilen ve akdedilen sözleşmelere binaen 2013-2019 yılları arasında ..." adıyla distribütörlüğünü yaptığı millî ve yerli silahımızın atış mekanizmasının ve temel parçalarının hukuka aykırı olarak kopyalanması ve know-how transferinin yapılması suretiyle... adlarıyla distribütör... silahlarımızın da hukuka aykırı olarak kopyalanması ve/veya know-how transferinin yapılmasına ilişkin projeler geliştirildiği; bu projelerin geliştirilmesinde ve ... pazarında .....adıyla Şirketimiz tarafından piyasaya sürülen silahlarımızla yüksek oranda benzerlik taşıyan ... adlı silahların projelendirilmesinde ve imalatında ...firmasının üst düzey yöneticisi davalı ...nın ve Şirketimiz bünyesinde 31.12.2021 tarihine kadar birçok kritik pozisyonda ve projelerde görevler üstlenen davalı... doğrudan dahli olduğu Şirketimizce yapılan araştırmalar ve incelemeler ile ... firmasına ve davalı ...de yönelttiğimiz davada elde edilen bilgiler neticesinde tespit edildiğinden, davalıların Şirketimize ait ticari ve askerî sır niteliğindeki bilgilerini temin edip kullanması şeklindeki suç niteliğini haiz haksız fiilleri nedeniyle Şirketimizi maddi ve manevi kayba uğrattıkları bir durumda Şirketimize karşı hukuki tazmin yükümlülüklerinin bulunduğu aşikar olup; davalıların Şirketimiz aleyhine işledikleri ve suç niteliğini de haiz haksız fiilleri dolayısıyla Şirketimiz nezdinde ortaya çıkan maddi ve manevi kayıpların tazmini istemi bakımından bu kapsamda, şirketimizin maddi zararlarının karşılığı tazminat olarak "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 USD'nin", aynen ve haksız fiil tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Şirketimize ödenmesine; şirketin uğradığı manevi kayıplarının karşılığı tazminat olarak "1.000.000,00 USD'nin, aynen ve haksız fiil tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği gibi milli ve yerli bir silah bahis konusu dahi olmadığını, ...' nin de bu silahları üretmiş olması başkalarının da üretmediği veya üretemeyeceği anlamına gelmez. İddia edildiği gibi hukuka aykırı olarak “... tabancalarını ürettiği saptaması baştan hatalı ve gerçek dışı olduğunu,... asla ...'ye ait bir silah üretmediğinin ortada olduğu, nitekim dosya içerisine alınmasını talep ettiğimiz mahkemeniz Değişik İş... Sayılı dosyada istinaf dilekçesine cevaplarımızda tüm bu hususlar ispatlandığını, ... nin mesnetsiz iddiaları teknik ve hukuki açıdan da mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın dayanak gösterdiği ana husus söz konusu silahların yerli ve milli silah olduğunu, bu durumun gerçek dışılığı madden ispat edilmiş olduğuna göre dosyanın esas iddiası ortadan kaldığını, davanın bu nedenle esastan reddi gerekli olduğunu, ayrıca davacının dava dilekçelerinin 3. Sayfa 4. Paragrafında beyan ettiği ... de bahsetmiş olduğu, ... silahlarının da hukuka aykırı olarak kopyalanması ve / veya know-how transferinin yapılmasına ilişkin projeler geliştirildiği iddiası ise tam olarak hayal ürünüdür. Böyle bir durum bahis konusu olmadığı gibi, davalıların çalıştığı firmanın iddia edilen konularla ilgili hiç bir çalışması da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; Haksiz rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava; 10/11/2023 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup mahkemenin 09/05/2025 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir. Davacı vekilinin 21/07/2025 tarihli dilekçesine ekli arabuluculuk anlaşamama tutanağından davacı tarafından 15/04/2025 tarihinde arabuluculuk başvurusu yaptığı ve 22/05/2025 tarihinde de arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“3. Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.”
MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir .
Davanın 10/11/2023 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibarıyla arabuluculuk başvurusunun bulunmadığı ve anlaşamamaya ilişkin son tutanağın düzenlenmediği, davacının davalılar yönünden zorunlu arabulucuya dava tarihinden sonra 15/04/2025 tarihinde başvurduğu ve son tutanağın 22/05/2025 tarihinde düzenlendiği anlaşılmış olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz acısından özel dava şartı olduğundan ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince davalı şigorta şirketi aleyhine açılan dava yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 harçtan dava açılışında alınan 512,325,00TL 'den mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 511.709,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine ,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
4-Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar tarafına verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ...Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/07/2025
...
E-İmzalıdır