T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/556 - Karar No:2025/603
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO: 2025/556
KARAR NO: 2025/603
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2024
NUMARASI: 2024/431 E-2024/601 K
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:26/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davacı şirket ile davalı şirket arasında davalının uhdesinde bulunan 'Kuzey Marmara Otoyolu Projesi Kurtköy Akyazı Kesimi' işinin Sol tüp Km: 184+403-185+275 ve Sağ tüp Km: 184+398-185+250 arasındaki T2 Tüneli ve portalının alt yüklenici olarak müvekkil tarafından yapılması hususunda 02.05.2017 tarihli 'Alt Yüklenici Sözleşmesi' imzalandığını, Sözleşmenin 5. Maddesine göre sözleşme bedeli 96.737.438,39 TL+KDV olarak belirlenmiş ve 02.05.2017 de başlayan işin 28.12.2018 de sona ermesi kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden sözleşme bedeli olan 96.737.438,39 TL+KDV üzerinden 917.070,92 TL Damga Vergisini ödendiğini, Müvekkil şirket yüklendiği işi iş programına ve sözleşme şartlarına uygun olarak devam ettirirken ve işin yaklaşık %60-65'ini tamamlamış iken davalı şirket tarafından18.08.2018 tarihinde sözlü olarak iş sonlandırıldığını ve işi tamamlama imkanı müvekkil şirketin elinden alındığını, 20.09.2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlenmiş ve o ana kadar müvekkilin işi sözleşme hükümlerine ve sözleşme eki proje ve teknik şartnamelere uygun yaptığı da davalı şirket tarafından kabul edildiğini, haksız olarak sonlandırılan iş nedeniyle müvekkil ciddi maddi zararlara uğradığını Hem sözleşme damga vergisini 96.737.438,39 TL+KDV TL üzerinden ödediğini ve sözleşme bedelinin haksız olarak düşürülmesi nedeniyle bu kalemden zararı olduğunu, nakit teminatlar geç iade edildiği için hem enflasyon karşısında paranın değeri düşmüş hem de nakit sıkışıklığını aşmak için faiz ödemek zorunda kaldığını, başlangıçtaki sözleşme bedeline göre yatırım yapması nedeniyle işin erken bıraktırılması üzerine şantiye binasını söktüğünü ve sırf bu iş için aldığı iş makinelerini ve araçları tasfiye etmek zorunda kaldığı için döviz cinsinden satın aldığı araçları erken satması nedeniyle zarara uğradığını, keşif bedelinin düşürülmesi ve işin yarım bıraktırılması sebebiyle kazanç ve kar kaybına uğradığını beyan ederek bedel arttırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik - 10.000 TL zararların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin son doğduğu tarih olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, talep sonucunun açık olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ekonomik acze düşmesi ve işi tamamlayamadığını bildirmesi üzerine işi devraldıklarını, davacının 18.08.2018 tarihinde işi iş programının gerisinde kaldığını, damga vergisinden sözleşme gereği davacı sorumlu olduğunu, geçici kabul tarihinde teminatın iadesi şartları oluşmamasına rağmen teminatın iade edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :
Mahkemece"...Dava, taraflar arasında imzalanan Tünel Yapım İşleri Sözleşmesinin davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı davranarak erken sonlandırması nedeniyle davacının uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının alacağının zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir.
Taraflar arasında 02.05.2017 tarihinde 'Alt Yüklenici Sözleşmesi' imzalanmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde, sözleşme bedeli 96.737.438,39 TL+KDV olarak belirlenmiş, sözleşmenin 6. maddesinde ise, 02.05.2017 de işin başlaması 28.12.2018’de işin bitirileceği kararlaştırılmıştır.
Davacı vekili dilekçesinde dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin işin yaklaşık %60-65'ini tamamlamış iken davalı şirket tarafından 18.08.2018 tarihinde sözlü olarak iş sonlandırıldığını iddia etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde ise; davacının ekonomik acze düşmesi ve işi tamamlayamadığını bildirmesi üzerine işi devraldıklarını, geçici kabul tutanağının düzenlenerek 20.09.2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini kabul etmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin feshedildiği hususu iki tarafın kabulündedir. Fesih tarihi olarak davacı 18.08.2018 tarihini ileri sürmüş ise de, davalı tarafın 20.09.2018 tarihinde sözleşmenin geçici kabulüne yapılarak feshedildiğini kabul etmiş olması nedeniyle fesih tarihi olarak mahkememizce 20.09.2018 tarihi olarak kabul edilmiştir.
Bilindiği üzere; Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında; eser sözleşmenin feshi halinde mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/6. maddesi hükmünde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin feshin karşı tarafa bildirileceği tarihten başlayacağı, kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. (Yargıtay 15. HD. Başkanlığı'nın 2020/750 E., 2020/2390 K.; 2020/11 E, 2020/2552 K; 2020/1166 E, 2020/2875 K).
Somut uyuşmazlıkta davacının isteminin dayanağı olan tazminat talebi eser sözleşmesi kapsamında davalıdan istenildiğine göre; davacının tazminat talebi yönünden de TBK 147.m. gereğince 5 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmektedir.
Dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebi olup işbu dava ise; sözleşmenin fesih tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirilerek 26/06/2024 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle de, davalı vekilinin yasal süresinde sunduğu zamanaşımı def’i yerinde olup Mahkememiz’ce açıklanan gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan gerçek bir fesih bulunmamakla birlikte dönem dönem yapılan ödemelerin zamanaşımı süresini kestiğini, davalı ödemelerle ilgili müvekkilini oyaladığını, fesih iradesini ortaya koymadığını, davalının 18/08/2018 tarihinde sözlü olarak işi sonlandırdığını, müvekkiline bildirdiğini, keşif bedelini düşürdüğünü, ayrıca geçici kabulden sonra 30 gün içinde iade etmesi gereken nakit teminatları 15 ay sonra ödediğini ve bu nedenlerle müvekkilinin birçok zarara uğradığını, zamanaşımının zararın ortaya çıkmasıyla başlayacağını ve ödemelerin zamanaşımını keseceğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip