T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/742 Esas - 2026/390
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/742
KARAR NO : 2026/390
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kapsamında belirli tarihlerde mal satın alım işi yapıldığını, söz konusu malların davalı şirketçe teslim alındığını, teslim edilen mallara ilişkin müvekkili şirketçe fatura düzenlendiğini, faturaların davalı şirkete gönderildiğini ancak davalı şirketin kısmi ödeme yaptığını, müvekkilinin cari hesaptan bakiye olarak 29.460,94-TL alacağının kaldığını, davalının kalan ödemeyi yapmaması nedeniyle müvekkili adına .... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan haksız itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, hiç bir sebep ve delil gösterilmeksizin, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketin alacağının tahsilinde risk yaşamaması adına yargılama süresince davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı ve tüm banka hesaplarına öncelikle teminatsız mahkeme uygun görmediği takdirde teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasını, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, ....esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan takibe ve ferilerine ilişkin itirazın iptalini ve takibin devamına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalı aleyhine alacağın en az %20'si oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında her ne kadar birtakım ticari faaliyetler yürütülmüş olsa da müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir bakiye borcu kalmadığını olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği ve tarafların tacir olmaları gözetilerek tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 03/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun olarak tutuldukları tespit edilmiş ve içerik bakımından yapılan değerlendirmeye göre davacı tarafın dava tarihi itibariyle davalıdan 29.426,40 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise dava tarihi itibariyle davacıya 31.218,43 TL borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davalının ticari satım sözleşmesi kapsamında davacı tarafça düzenlenmiş faturaları defterlerine kaydetmiş olduğu, anılan faturalar uyarınca davacıya takip tutarının üzerinde 31.218,43 TL borçlu olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,
2-Asıl alacağın %20'si tutarındaki 5.892,18TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 2.012,47-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.397,07-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 8.500,00TL bilirkişi ücreti, 175,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 9.905,80TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-AAÜT uyarınca belirlenen 29.460,94TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına,
7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza
Full & Egal Universal Law Academy