T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/96 Esas - 2025/238
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/96 Esas
KARAR NO: 2025/238
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI : .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI :.....
VEKİLLERİ: Av. .....
Av. .....
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/09/2023
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
KAR.YAZ.TAR. : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekilinin dilekçesi ile " ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını , ödeme emrinin 04/09/2023 tarihinde müvekkilinin adresinde bulunmaması nedeni ile .....'na tebliğ edildiğini , icra takibinden haberdar olmayan müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyulunca icra takibinden haberinin olduğunu, takibe dayanak olarak banka dekontunun gösterildiğini, dekont incelendiğinde , gönderen kişinin ..., alıcının müvekkil ..., gönderilme sebebinin ise müvekkili ...’ in devreden, ... ‘nun devir alan olduğu bir devir sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme ile müvekkilinin devralana tüm hisselerinin kendisine ait olduğu ... Şirketi’ ni devretmeyi, devir alanda müvekkiline sözleşmede belirtilen ödemeleri yapmayı kabul ettiklerinin belirtildiğini ve müvekkilinin ödeme akabinde şirket hisselerini ... devrettiğini , bu nedenle müvekkilinin sözleşmede taraf olmadığını, belirterek müvekkilinin banka hesaplarına konulan blokelerin kaldırılmasını , takibin durdurulmasını, tedbir kararı verilmesine , borçlu olmadıklarının tespitine, ,icra takibinin iptaline, ve % 10'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ..." talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile "... arabuluculuk başvurusu yapılmadığını , davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını , taraflar arasında devir sözleşmesi gereğince ödeme sonrasında davacı tarafından kötü niyetli olarak hisse devrinin gerçekleştirildiğini , ödenen bedelinde iadesinin sağlanamadığını , devir sözleşmesi ile esaslı unsurları müvekkilinden gizlediğini ve iradesinin sakatlandığını , davacının gerçeğe yansıtmayan beyanlarla devir sözleşmesini ikame ederek müvekkilinden bedelini tahsil ettiği payı devretmemesinin usule yasaya ve hakkaniyet aykırı olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine talebin kabul görmemesi ve aksi kanaatte olunması durumunda davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER:
Taraf delilleri toplanılmış ..... sayılı ilamı ile "...Davalı her ne kadar davaya konu sözleşmeyi tanık olarak imzalamışsa da kendisinin de alıcı olduğunu, dava konusu parayı da sözleşme gereğince devredilecek şirketten pay almak üzere imzaladığını, ilk devir yapıldığı sırada ... şirketinin ... ile yaptığı kira sözleşmesinde hissedar değişikliği halinde kira sözleşmesinin feshedileceği yazılı olduğundan ... zaten şirkette hissedar olduğu için onun adına devir yapılmasında sakınca olmadığı için yapılan sözleşme gereği bütün hisselerin ...'na devredildiğini, kendisine düşen ödemeyi davacıya yaptığı halde davacı tarafından bütün hisselerin ...'na devredildiğini, ...'nun ise sonradan kendisine düşen hisse devrini yapmadığını, bu nedenle davacıya yapılan ödemenin davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu bildirmiş, dolayısıyla tanık olarak imzaladığı sözleşmede aslında alıcı olduğunu kabul etmiştir. İmzaladığı sözleşmede alıcının ... olduğunu ve tüm hisselerin devrinin ona yapılacağını bilerek imzalamıştır. Sözleşme gereğince davacının yükümlülüğü ise hisselerin devrini ...'na yapmaktır. Davacı yükümlülüğünü yerine getirerek hisselerin tamamını ...'na devretmiştir. Sözleşme gereğince borcu kalmamıştır. Davalı da devrin bu şekilde olacağını kabul etmiş, ancak daha sonra ...'nun kendisinin payını vermediğini de kabul etmiştir. Dolayısıyla davacının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu değildir. Davalı ödediği para nedeni ile sebepsiz zenginleşen diğer kişilere karşı dava açma hakkına sahiptir. Bu kapsamda icra takibine konu alacak nedeni ile ...'in sorumluluğunun bulunmadığı alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığı anlaşılmış olup...Davacının davasının kabulü ile ,..... takip sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, " karar verildiği görülmüştür.
Davalı istinafı üzerine ..... sayılı ilamının..... sayılı ilamı ile "...Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki hisse devrinden kaynaklanan uyuşmazlık da TTK'nun 4/1-a maddesine göre bu Kanunda mutlak ticari davalardan olduğundan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. HMK'nun 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Hal böyle olunca, davacının anonim şirket hisse devir sözleşmesine dayalı olarak açtığı işbu alacak davasında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nun 360. maddesinin atfı ile HMK'nun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın... Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ..... Mahkemesinin 16/07/2024 tarih ve ..... sayılı kararının KALDIRILMASINA,-HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın yetkili ..... Mahkemesine tevzi edilmek üzere ..... Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine," karar verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde dava öncesi veya dosyanın görevsizlikle mahkememize gönderilme aşamasında arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağının ibraz edilmediği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafça hisse devri nedeniyle davalıya borçlu olunmadığı belirtilerek başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi, davalı tarafça davanın reddi talep edilmiş olup:
Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20 maddesi ile yapılan değişiklikle eklenen ve 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesi ile değiştirilen 5/A maddesi gereği ticari davalardan,konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı haline getirilmesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasının 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenilen 18/A-2,son (...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...) hükmü gereği dava tarihi ve dava dilekçesi ve ekleri içeriği itibariyle davacının dava tarihinde yürürlükte olan menfi tespite yönelik ticari davalarda arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirmediği anlaşıldığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yasasının 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile ile değişik “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenilen 18/A-2,son cümlesi , HMK'nun 114/1-h, 2 maddesi delaletiyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Dava şartı yokluğundan davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın, dava açılışında alınan 2.049,30 TL peşin harçtan düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.433,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 238,00-TL posta masrafı ve 120,00-TL tebligat gideri ile toplam 358,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.